Danıştay, 701 sayılı KHK ile FETÖ iltisakı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebi reddi kararını temyizen onadı.
Özet: Kamu görevinden 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan ve OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetmesi üzerine açtığı dava idare mahkemeleri tarafından da reddedilen davacının temyiz istemi incelenmiştir; davacı, FETÖ ile irtibat ve iltisakının olmadığını, hakkında beraat kararı verildiğini, somut delil bulunmadığını ve temel haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş, yüksek mahkeme ise alt mahkeme kararının hukuka uygun olduğuna hükmederken, davacının kardeşinin örgütle bağlantısına dair tespitin doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olduğunu ve aleyhe değerlendirilemeyeceğini belirtmiş, ancak bu gerekçe eklenmek suretiyle temyiz başvurusunu reddederek alt mahkeme kararını onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/8600 E.  ,  2025/13957 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/8600
Karar No : 2025/13957
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ..
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ ile irtibat ve iltisaka dair kriterlerin şahsında mevcut olmadığı, somut hiçbir bilgi ve belgenin tarafına sunulmadığı, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, Devlete karşı sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, hakkında soruşturma yapılmadığı ve genel düzenleyici işlemle kamu görevinden çıkarıldığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, fişleme niteliğindeki kodlama verilerinin gerekçe olarak gösterilemeyeceği, somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlamanın bulunduğu, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, çelişmeli yargılama ilkesi, çalışma hakkı, hukuk devleti ilkesi gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında davacının kardeşi A. D.'ın örgüt ile bağlantısına dair bilgilere yer verilmiş ise de, doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespit davacının anılan örgütle irtibatı veya iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.