İşverenin gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasında, işçinin kanser nedeniyle vefatı, iş-hastalık illiyet bağı ve bilirkişi raporundaki usul hataları üzerine temyiz incelemesi.
Özet: İşverenin gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediği ve işçinin iş yerinde çalışırken maruz kaldığı koşullar nedeniyle dördüncü evre kansere yakalanarak vefat ettiği iddiasıyla, ölen işçinin mirasçıları tarafından işverene karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi davanın reddine karar vermiştir; davacılar vekili ise temyiz başvurusunda, mahkemenin savunmanın genişletilmesi, bilirkişi heyetinde hukukçu bulunmaması ve hastalığın işle illiyet bağına dair bilirkişi raporunun yetersizliği gibi usul eksiklikleri ve değerlendirme hataları olduğunu ileri sürmektedir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1515 E., 2025/811 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş MahkemesiSAYISI : 2022/20 E., 2023/271 K.Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilleri murisi ...'ün .. Meslek ve Teknik .. Üniversitesi Makina bölümü mezunu olduğundan İş Kur üzerinden mesleğine uygun iş başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin kendisini iş görüşmesine çağırdıklarını, kendisinin başarılı olması nedeniyle işe kabul edildiğini, ücret olarak eğitimde olduğu süreçte aylık 3.500 TL, eğitimin akabinde 5.000 TL üzerinden ödeme yapılacağının bildirildiğini, işe başlamadan önce davalı şirket tarafından sağlık durumuna ilişkin rapor alınması istendiğini, .. .. .. Hastanesinden sağlık raporunu ve diğer evrakları iş yeri hekimine ibraz ederek 19.07.2019 tarihinde saha operatörü olarak işe başladığını, deneyimsiz sayıldığından şefleri tarafından farklı işlerde çalıştırıldığını, yoğun ağır şartlarda çalışmak için çaba harcarken hastalandığını ve ağrılar içinde işini yapmaya zorlandığını, hastalığı ilerleyince hastanede yattığını ve kanser şüphesi ile İstanbul .. Hastalıkları Hastanesine sevk edildiğini, tetkiklerde 4. Evre kanser hastası olduğunun belirlenmesi sonucunda gerekli tedavilerinin yapıldığını, ancak 07/Kasım 2020 tarihinde .. şehir hastanesinde vefat ettiğini, davalının müteveffayı işe başlatırken olduğu gibi çalışma süresi içeresinde de gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, işverenin gözetleme borcu gereği çalıştırdığı işçileri iş yerinde meydana gelen tehlikelerden korumak, onların yaşamsal bedensel ve ruhsal gelişmelerini ve tüm önlemleri alması gerektiğini belirterek, ancak bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, murisin ölümünde davalı işverenin kusurlunun bulunduğunu belirterek, davacı eş ... ve müşterek çocuk ... için 500'er TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın ölüm tarihi olan 07.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ..'ün 16.07.2019- 07.11.2020 tarihleri arasında müvekkili firmada termik santral saha operatörü olarak görev yaptığını, ... işe başlarken sağlık kurulundan rapor istenildiğini, özel level hastanesince verilen raporda sağlam çalışır yazdığını, buna itibarla davacının sağlık durumunda bir sorun olmadığı kanaatine varılarak işe girişinin yapıldığını, firmada yapılan yıllık sağlık taramasında lezyon tespit edildiğini ve gerekli tedavilerinin yapılması için hastaneye sevk edildiğini ve tetkiklerinin yapıldığını, ardından kanser hastalığı nedeniyle işe gelemediğini, değişik hastanelerde kemoterapi aldığını ve 07.11.2020 tarihinde vefat ettiğini, kıdem tazminatının ailesine ödendiğini, ayrıca müteveffanın ölüm tazminatının da ödendiğini, müteveffanın saha operatörü olarak işe girdiğini, herhangi bir kanserojen madde ile veya kimyasal işlerle işi olmadığını, mirasçılara 1.000 TL sağlık ödemesi yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle;"..1-Davanın ve birleşen davanın reddine,.." karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-davacıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle: Mahkemece, kök bilirkişi raporu alındıktan sonra davalının bir kısım delil ve belgeleri sunmasına karar verilmesinin savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu, mahkeme kararının usul ilkelerine aykırı şekilde tesis edildiğini, bilirkişi heyetine hukuk bilirkişi eklenmesi talebinin kabul edilmemesi sonucunda; elektrik yüksek mühendisi, işyeri hekimi ve göğüs hastalıkları uzmanı hekiminin hukuki değerlendirme yapmasına yol açıldığını, bilirkişi raporunda yer alan "hastalığın yapılan işle illiyet bağı kurulamamıştır""işverenin kusuru ile ortaya çıkan ölüm olayı arasında işverene atfedilecek sorumluluk arasında illiyet bağı kurulamamıştır" ifadelerinden görüleceği üzere bilirkişilerin hukuk bilirkişisinin görev alanına girmeyen açıklamalar ve değerlendirmeler yapmış olduğunu, bu hususun hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi gerekçesinde, ... işe alınırken çekilen akciğer grafisinde değerler normalken davalı işverenden tomografi çektirmesinin beklenmeyeceğinin belirtilmesinin hatalı olduğunu, çalışan işe alınırken o işe uygun olup olmadığının belirlenmesi için her türlü sağlık kontrolünü istemek işverenin yükümlülüğünde olduğu hususunun gözetilmemesinin hatalı olduğunu, yapılan işin ve iş yerinin akciğerlere olumsuz etkisi olmasaydı işverenin akciğer grafisi çekilmesini istemez, dönemsel olarak çalışanlarına akciğer grafisi çektirmeyeceğini, akciğerlerde lezyon tespit edilmesine rağmen işçinin aynı işte çalıştırılmasının işverenin kusurunu gösterdiğini, bilirkişi müvekkilin hangi birimde çalıştığını, ne iş yaptığını tespit edemediğini belirttiğini, bu nedenle müteveffanın çalıştığı kısımda toz ölçüm kayıtlarının alınıp alınmadığı ve belirlendiğini, ancak mahkeme hakiminin müvekkilin tozsuz ortamda çalıştığını belirterek mesnetsiz gerekçe oluşturduğunu, toz maskelerinin verildiğine ilişkin tutanak imzalattırılmasından müvekkilin çalıştığı birimin toz toprak içerisinde olduğunun anlaşıldığını, işverenin, kötü sonucu önleyebilecek, azaltabilecek her türlü önlem ve tedbiri alması gerektiğini, davanın kabulüne; dolayısıyla da, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARAR1. Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,2. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.