Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarındaki usul ve uygulama hatalarına ilişkin kanun yararına bozma.
Özet: Adalet Bakanlığı, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan iki ayrı mahkûmiyet kararı verilen hükümlü hakkındaki bu kararların kanun yararına bozulmasını talep etmiştir; zira ilk kararda kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın itiraz süresinin hatalı bildirilmesi nedeniyle usulüne uygun kesinleşmemesi ve davanın durdurulması gerekirken hüküm kurulması, ikinci kararda ise sanık hakkında TCK 191/6 maddesi uyarınca kamu davası açılmasının ertelenmesi koşullarının değerlendirilmeden doğrudan dava açılması suretiyle hukuka aykırı davranıldığı ileri sürülmüştür.
10. Ceza Dairesi         2025/1703 E.  ,  2026/6768 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHLERİ : 1. 12.11.2019
2. 01.06.2023
SAYILARI : 1. 2016/231 E., 2019/590 K.
2. 2022/333 E., 2023/419 K.
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
SUÇ TARİHLERİ : 1. 25.07.2015
2. 28.04.2022
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 12.11.2019 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 30.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 01.06.2023 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 08.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 2024/16811 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/34750 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/34750 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1- Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2019 tarihli ve 2016/231 esas, 2019/590 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/02/2020 tarihli ve 2016/522 esas, 2017/114 sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede,
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16/05/2016 tarihli ve 2016/927 esas, 2016/4447 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, söz konusu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek sûretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2023 tarihli ve 2022/333 esas, 2023/419 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Sanık hakkında evvelce 25/07/2015 yılında işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31/08/2015 tarihli ve 2015/6778 soruşturma, 2015/94 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın denetim süresi içerisinde tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2019 tarihli ve 2016/231 esas, 2019/590 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesin karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmeksizin 30/12/2019 tarihinde kesinleştiği,
Adı geçen sanığın bu kez inceleme konusu 28/04/2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 08/06/2022 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2023 tarihli ve 2022/333 esas, 2023/419 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği ve hükmün istinaf incelemesinden geçmeksizin 08/09/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de,
Somut olayda, önceki 25/07/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş olup sanığın denetim süresi içerisinde tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2019 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine hükmedildiği ve yukarıda belirtildiği üzere anılan kararın kanun yararına bozulması halinde ise kamu davasının durmasına karar verileceğinin anlaşılması karşısında,
Sanığın incelemeye konu 28/04/2022 tarihindeki eyleminden ötürü 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı gibi söz konusu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulü ile kesinleşmemesi nedeniyle ihlali mahiyetinde de olmadığı, bu halde sanığın gerçekleştirmiş olduğu 25/07/20 15... /04/2022 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/231 Esas ve 2019/590 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında 25.07.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2015 tarihli ve 2015/6778 Soruşturma, 2015/94 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye 22.09.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre usulsüz şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 21.09.2015 tarihinde Kütahya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği
2. Şüphelinin 06.01.2016 tarihinde yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2016 tarihli ve 2016/2636 Soruşturma, 2016/887 Esas, 2016/824 sayılı iddianamesi ile Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.11.2019 tarihli ve 2016/231 Esas, 2019/590 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/333 Esas ve 2023/419 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında 28.04.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/4771 Soruşturma, 2022/2184 Esas, 2022/1715 sayılı iddianamesi ile Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.06.2023 tarihli ve 2022/333 Esas, 2023/419 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
1. Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2016/231 Esas, 2019/590 Karar sayılı kararı yönünden;
"Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye tebliği usulsüz olduğu gibi, erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından;
Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271
sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte, başvuru şekli de belirtilmek suretiyle usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanun’a aykırıdır.
2. Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli ve 2022/333 Esas, 2023/419 Karar sayılı kararı yönünden:
5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği,
Somut olayda, sanık hakkında, 25.07.2015 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca 31.08.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararında yukarıda belirtildiği üzere usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmadığından kararın kesinleşmediği, Mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan işbu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, doğrudan açılan davanın dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, mahkemesince, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanun'a aykırıdır.
3. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada sonuç olarak;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında; 04.11.2023 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.05.2025 tarihli ve 2025/5339 Soruşturma, 2025/157 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların bulunduğu anlaşılmakla,
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, öncelikle her iki davanın birleştirilmesi, her iki dava birleştirildikten sonra, (dava zamanaşımı süresi de gözetilmek suretiyle) Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararları verilmesi,
Kanun'a aykırı olup, Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve 2016/231 Esas, 2019/590 Karar sayılı kararı ile Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli ve 2022/333 Esas, 2023/419 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.05.2026 tarihinde karar verildi.