Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisil davasında, istinaf sonrası temyiz incelemesinde ecrimisil talebi yönünden temyiz başvurusunun kesinlik sınırı nedeniyle reddi ve kamulaştırmasız el atma tazminatının esastan değerlendirilmesi.
Özet: Davacı tarafından açılan kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisil talepli davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davanın kabulü yönündeki kararlarına davalı idarenin temyizi üzerine, Yargıtay ecrimisil talebini parasal kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle reddederken, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değeri hesaplanırken imar planındaki durumu, emsal taşınmazlarla kıyaslaması ve bilirkişi değerlemesinin usulüne uygun yapıldığı tespit edilerek, davalı idarenin itirazlarının reddedilmesiyle davacının lehine verilen kararın esasen onandığı anlaşılmaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2025/5066 E.  ,  2026/517 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2417 Esas, 2024/2541 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/438 Esas, 2023/400 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Mahkemece hükmedilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçelerinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ........... ili, ... ilçesi, .......... Mahallesi.. 4 10... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol olarak fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımından ve husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz imar uygulamasında %35 zayiat fazlası kısım olması nedeniyle Antalya Belediyesince kamulaştırmaya alınmış olup taşınmaza yol yapmak suretiyle el atılmadığı gözetilerek davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz kadastral parsel olduğu halde imar parseli olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmazın mukayese tablosunun hatalı olduğunu, ecrimisil bedelinin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ...... ili, ... ilçesi, ......... Mahallesi 4 10... parsel sayılı taşınmazın 374 m² yüzölçümü ve arsa niteliği ile tapuda kayıtlı olduğu, ... Belediyesinin yazı içeriği ve eki onaylı İmar Planına ve ekli yazışmalara göre .............Mahallesi 4 10... parsel sayılı taşınmaz 1078,00 m² yüzölçümü ile tescilli iken 1993 yılında yapılan imar uygulaması ile 374,00 m²sinin kamulaştırılacak alanda, 458,00 m²sinin 107 28... parselde kaldığı ve 246,00 m² düzenleme ortaklı payı (%35) kesildiği, onaylı imar planında imar yolu olarak planlı sahada kaldığı, bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsal ......... ili, ... ilçesi, .............. Mahallesi 45 40... parsel sayılı taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği, emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli kabul edilerek dava tarihine güncellenen metrekare birim fiyatı üzerinden bu değerlilik katsayısı uygulanarak dava tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında, hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde, yargılama giderilerinden ve vekâlet ücretinden davalının sorumlu tutulmasında imar planında yol olarak ayrılması ve taşınmaza yol yapılmak suretiyle kamulaştırma olmaksızın fiilen el atıldığı kabul edilerek davalının tazminattan sorumlu tutulmasında; ecrimisil hesabında emsal olarak .......... ili, ... ilçesi, .........Mahallesi 10 10... parsel sayılı taşınmazın 1000 m² yüzölçümüne sahip kısmının yıllık 26.500,00 TL'ye otopark olarak kiraya verilen 30.10.2009 tarihli sözleşmesinin emsal alınarak dava konusu taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri tartışılmak suretiyle ecrimisil başlangıç tarihi itibarıyla metrekare ecrimisil bedelinin 33,54 TL olarak tespit edilerek talep edilebilecek ecrimisil tazminat bedelinin belirlenmesinde, her bir dönem sonundan itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak taşınmaza yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atılmış olması gözetildiğinde, 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı halde İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda nispi harç yerine maktu karar harcına hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı İdare Vekilinin Hükmedilen Ecrimisil Bedeline İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.