Kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY iltisakının değerlendirilmesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rağmen idarece ceza yargılaması delillerinin bağımsız incelenebileceği kararı.
Özet: KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, FETÖ/PDY ile iltisakı iddiasıyla göreve iade başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davada, temyiz incelemesi sonucunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının masumiyet karinesi gereği doğrudan aleyhe sonuç doğurmaması, idari yargı mercilerinin ceza yargılamasında elde edilen delilleri bağımsızca değerlendirerek ilgilinin FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakının olup olmadığını belirlemesine engel teşkil etmediği; davacının örgüt imamlarıyla farklı illerde düzenli görüşmeler yaptığı ve HTS kayıtlarıyla da desteklenen eylemleri nedeniyle kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun bulunduğu kanaatine varılmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/15899Karar No : 2025/11259 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...İstemin Özeti : 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:Terör örgütü üyeliği suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği, anılan hükmün kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı, sabit hatlı telefonlardan ve ankesörlü hatlardan ardışık aranma iddiasının gerçeği yansıtmadığı,masumiyet karinesinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunmadığı, Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı şekilde işlem tesis edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra işin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, bu durum idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesine engel teşkil etmemektedir. Bu itibarla davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanığın 2006-2007 yıllarında Kahramanmaraş FEM dershanesine gittiği süreçte örgütle tanıştığı, kendisiyle ... isimli bir kişinin ilgilendiği, daha sonra okulu bitirince kendisini aradığı, aradıkları zaman sanığın bahaneler ürettiğini belirttiği, arada bir görüştüğü, 3 sene Kemalpaşa'da kaldığını belirttiği, Kemalpaşada kaldığı dönemde ... kod bir fetöcünün kendisi ile görüştüğü, sabit numaradan görüştüklerini belirttiği, kendisi ile yer belirleyip orada görüştüklerini belirttiği, 3 sene içerisinde 5-10 kez örgüt imamları ile görüştüğü, daha sonra Tunceli'ye gittiği, burada ... kod isimli birinin kendisi ile ilgilendiği, buradada 5-10 kez görüştüklerini belirttiği, Aydın iline 2014 yılı Ağustos ayında tayininin çıktığı, burada kendisi ile ... kod isimli birinin ilgilendiği, kendisinin örgüte hizmet etme amacının olmadığını belirttiği, gittiği toplantılarda kitap okunup, sohbet edildiğini belirttiği, Darbeye teşebbüs gecesi evde olduğunu, Cemaatten fetö mensupları ile görüşürken herhangi bir yasa dışı eylem yapmadığını, Aydındaki örgüt imamını en fazla 5 dakika gördüğünü, bu kişinin Atça'da ... kod isimli kişi ile birlikte yanına geldiğini, himmet istediklerini ancak vermediğini, amaçlarının para olduğunu anlayınca 17/25 Aralıktan sonra irtibatını kestiğini belirttiği, sanığa ait ... numaralı hattın getirtilen HTS kayıtlarında, S. M.'ya ait ... numaralı hattan 24/10/2014 tarihinde saat 17.03'de arandığı ve 0 sn görüşme kaydının bulunduğu tespit edildiği, ... S. M.' ya ait ... numaralı hattan 24/10/2014 günü saat 17.03'de aranmadan önce 17.01'de ardışık olarak diğer asker şahıs H. Ö.'in 24/10/2014 günü saat 17.01'de 1 kez arandığı, ardışık arama kaydının bulunduğu anlaşıldığı; tüm bu sebeplerle ve sanığın lise döneminden itibaren örgütün yurt ve mahrem öğrenci evlerinde kaldığı, sohbetlerine katıldığı, özellikle mahrem imamlar tarafından kontrol edilerek, askeri okul sınavlarına girmesi konusunda yönlendirildiği, askeri okulu kazandıktan sonra da örgütün mahrem imamları ile örgütün gizli haberleşme metodu olan ankesörlü telefonla haberleştikleri; ..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ve davacı ikrarı ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.