696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçinin ücret, ikramiye, ilave tediye farkı alacakları ile toplu iş sözleşmesi, bilirkişi raporu, vekalet ücreti ve faize ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir işçinin KHK 696 ile sürekli kadroya geçişi sonrası ücret, ikramiye ve ilave tediye fark alacakları talebiyle açtığı davada, işveren kadroya geçişteki bireysel sözleşmedeki asgari ücretin %22 fazlası uygulamasının toplu iş sözleşmesi ile son bulduğunu savunurken, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davayı kısmen kabul etmiş; yüksek mahkemenin bilirkişi raporundaki hatalı ücret artışı hesaplaması nedeniyle bozma kararı sonrası, bölge adliye mahkemesi bozmaya uyarak yeniden karar vermiş ve bu karar taraflarca faiz, vekalet ücreti, arabuluculuk giderleri ve ücretin hesaplanmasına ilişkin itirazlarla temyiz edilmiş olup, temyiz incelemesinde bölge adliye mahkemesinin hukuk kurallarını uygulamada isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla kazanılmış hak oluşturan yönlerin yeniden incelenemeyeceği belirtilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/4934 E.  ,  2026/3990 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2341 E., 2026/174 K.
DAVA TARİHİ : 08.06.2021
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde hizmet alım ihalesiyle iş alan alt işveren şirketlerin işçisi olarak çalışmaktayken 01.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) ilgili hükümleri gereğince ... Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığında sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığını ve hâlen bu Kurum bünyesinde kadrolu işçi olarak çalıştığını, kadroya geçtikten sonra aynı işi yapmaya devam ettiğini, kadroya geçmeden önceki ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olduğunu, davalı İdare ile davacı arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede de ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olarak belirlendiğini, davalı işverenin 01.01.2019 tarihinden itibaren davacının ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarını eksik ödeyerek kazanılmış hak ilkesine de aykırı hareket ettiğini ileri sürerek ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def''inde bulunduklarını, müvekkili İdarede toplu iş sözleşmesi uygulandığını, ihale şartnamesi kapsamında davacının başlangıçta asgari ücretin %22 fazlası ücret aldığını, toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra davacının asgari ücret ile bağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 16.10.2024 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.10.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2025 tarihli kararı ile; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının 15.01.2021 tarihi ve sonraki dönem ücreti belirlenirken 22.10.2019 imza tarihli ve 15.07.2019-14.07.2021 yürürlük süreli 2. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre 14.01.2021 tarihindeki ücretine %3 oranında zam uygulanması gerekirken bilirkişi raporunda toplu iş sözleşmesi hükmü hatalı değerlendirilerek enflasyon farkının (%8,37) da zam oranına eklendiğinin anlaşıldığı, şu hâlde bilirkişi raporundaki hatalı hesaplamaya göre karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararı sonrası duruşmalı olarak inceleme yapılmasına rağmen vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı ile yapılan bireysel iş sözleşmesindeki asgari ücretin %22 fazlasına ilişkin ücret hükmünün yalnızca kadroya geçiş anındaki ücretin tespitine ilişkin olduğunu,
b. Duruşmalı işlerde hükmedilmesi gereken vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,
c. Arabuluculuk ücreti ödenmiş olmasına rağmen arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
d. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,
e. Hükmedilen faiz tür ve miktarlarının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin talep ettiği fark alacakların hesaplanması, faiz ve istinaf duruşma vekâlet ücreti ile arabuluculuk giderine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 2/4 hükmüne göre "Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine hükmolunur."
Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı sonrasında duruşmalı yapılan inceleme neticesinde hüküm verilmesine göre davalı lehine istinaf duruşma vekâlet ücreti takdir edilmemesi hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, "Bozma kararı sonrasında duruşma açıldığından karar tarihindeki AAÜT'nin 2/4 hükmü gereğince 42.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin hüküm fıkrasına (11) numaralı bent olarak eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.