Siirt ilindeki çoklu parsel kadastro davasında, tapu kayıtları ve zamanaşımı zilyetliği kaynaklı mülkiyet iddialarının temyiz yoluyla incelenmesi.
Özet: Bu hukuki metin, Siirtteki 139..., 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların mülkiyetine ilişkin kadastro tespitine yapılan itirazı ele almaktadır. Söz konusu taşınmazlar, davalılar adına 1971 tarihli tapu kayıtları veya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile tespit edilmişken, davacılar tapu kayıtlarının taşınmazlara uymadığını, veraset ilamlarının hileli olduğunu ve kendilerinin kadimden beri kullanma hakkı veya müteveffa murislerinden gelen mülkiyet hakları olduğunu ileri sürmüşlerdir. İlk derece mahkemesinin bazı iddiaları reddeden kararı, Yargıtay tarafından tapu kayıtlarının kapsamı ve davaların bütünlüğü açısından eksiklikler nedeniyle bozulmuştur. Dava, mahalli mahkemece tamamlanan eksiklikler sonrasında temyiz incelemesi için Yargıtayın 8. Hukuk Dairesine gelmiş olup, taşınmazların hukuki statüsünün tespiti ve mülkiyet hakkının kime ait olduğunun belirlenmesi amacı güdülmektedir.
8. Hukuk Dairesi         2025/6633 E.  ,  2026/206 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2012/6 E., 2022/63 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davacı ... ve arkadaşları vekili, duruşma talepli olmaksızın dahili davacı Hazine vekili, davacı ... İdaresi vekili, asli müdahil ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davanın duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.06.2025 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacı Hazine vekili Avukat ..., davacı ... ve arkadaşları vekili Avukat ... ve davalı ... vekili ... geldiler. Duruşmada hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosyanın incelenmesi sonucu tespit edilen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal Mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Siirt ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 39... ve 2 parsel sayılı 643.721 m² ve 451.707,34 m² yüzölçümündeki taşınmazlar 06.01.1971 tarihli 4 ila 12 sıra numaralı tapu kayıtları nedeniyle; 3, 4 ve 5 parsel sayılı 6.621,98 m², 4.154,60 m² ve 2.093,41 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları vekili 03.07.2012 tarihli asıl dava dilekçesinde; 1 39... ve 2 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının bu taşınmazlara uymadığını, kayıt miktarının taşınmazın yüzölçümünden çok daha az olup sınırlarının değişken olduğunu, davalıların murisleri ... ve ...'ın kök kayıt maliki gözüken ...oğlu ...'in mirasçıları olmadıklarını, veraset ilamlarının hile ile alındığını, 1 39... , 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar ise her ne kadar senetsizden tespit edilmiş ise de intikalin gerçek dışı veraset belgelerine dayandığını, dava konusu taşınmazları kadimden beridir Yokuşbağları köyü halkının kullandığını öne sürerek davalılar adına yapılan tespitin iptali ile bu parsellerin kullanım alanlarına göre davacılar adına tescilini talep etmiş, yargılamanın devamı sırasında 1 39... , 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak açılan davalar İlk Derece Mahkemesince tefrik edilmiş, 1 39... ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava 2013/290 Esas sırasına, 1 39... parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava ise 2013/289 Esas sırasına kaydedilmiştir.
3. Davacı ... ve arkadaşları vekili 04.07.2012 tarihli dava dilekçesinde; 1 39... , 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit edilmesinin usulsüz olduğunu, müvekkilleri ile bir kısım davalılar arasında Siirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/854 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3420 sayılı Kanun) 5. maddesi uyarınca taşınmazlara malik hanesi boş şekilde tutanak düzenlenmesinin gerektiğini, taşınmazların müvekkillerine atalarından intikal ettiğini, ellerinde altmıştan fazla tapu olduğunu, eski tapularda ismi geçen ...'ın müvekkillerinin murisi olduğunun Siirt Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/288 Esas sayılı dosyası ile tespit edildiğini öne sürerek, taşınmazların müvekkileri adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, asıl dava dosyası ile birleştirilerek yapılan yargılamanın devamı sırasında 1 39... , 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak açılan davalar İlk Derece Mahkemesince tefrik edilmiş, 1 39... ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava 2013/1498 Esas sırasına kaydedilmiş, 2013/1498 Esas sırasına kaydedilen dava dosyası daha sonra 2013/290 Esas sayılı dosya ile birleştirilmiş, 1 39... parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava ise 2013/1497 Esas sırasına kaydedilmiş, 2013/1497 Esas sırasına kaydedilen dava dosyası daha sonra 2013/289 Esas sayılı dosya ile birleştirilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2013/289 Esas, 2014/159 Karar sayılı kararı ile, davalıların dayanağı olan tapu kaydının dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmazı kapsadığı ve taşınmazın davalı tarafın zilyetliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.03.2016 tarihli ve 2016/2218 Esas, 2016/2471 Karar sayılı kararı ile özetle; "...davacılar vekilinin dava dilekçesinde 1 39... , 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak aynı nedenleri ileri sürmek suretiyle dava açtığı, Mahkemece davaların tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedildiği, davalılar tarafından yargılama sırasında dayanak gösterilen 06.01.1971 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydının aynı tarihli ve 4, 5, 7, 9, 10, 11... sıra numaralı tapu kayıtları ile birlikte 1 39... ve 2 parsel sayılı taşınmazlara revizyon görmüş olup bu parsellerle ilgili davaların tefrik edilerek Mahkemenin farklı esaslarına kaydedildiği ve yargılamalarının halen sürdüğü, tüm taşınmazlarla ilgili davalarda davalı tarafça aynı tapu kaydına dayanıldığı ve davacılar tarafından da aynı nedenlerin ileri sürüldüğü anlaşıldığına göre tapu kayıt uygulamasının tüm taşınmazlar birlikte değerlendirilerek yapılması ve uyuşmazlıkların birlikte çözülmesi gerektiği açıklanarak, Mahkemece bu dava dosyasının da davacı tarafından açılan diğer dava dosyaları ile birleştirilmesi, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuru ile keşif yapılarak 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesine göre davalı tarafın dayanağı olan tapu kayıtlarının kapsamının yöntemince belirlenmesi, tapu kapsamı dışında kalan yerler yönünden uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda bu taşınmaza ilişkin dava dosyasının asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
5. İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2013/290 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile, davalıların dayanağı olan tapu kaydının dava konusu 1 39... ve 5 parsel sayılı taşınmazları kapsadığı ve taşınmazların davalı tarafın zilyetliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.01.2019 tarihli ve 2016/6561 Esas, 2019/369 Karar sayılı kararı ile özetle; "..davacılar vekilinin dava dilekçesinde 1 39... , 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak aynı nedenleri ileri sürmek suretiyle dava açtığı, Mahkemece davaların tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedildiği, davalılar tarafından yargılama sırasında dayanak gösterilen 06.01.1971 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydının aynı tarihli ve 4, 5, 7, 9, 10, 11... sıra numaralı tapu kayıtları ile birlikte 1 39... ve 2 parsel sayılı taşınmazlara revizyon görmüş olup bu parsellerle ilgili davaların tefrik edilerek Mahkemenin farklı esaslarına kaydedildiği ve yargılamalarının halen sürdüğü, tüm taşınmazlarla ilgili davalarda davalı tarafça aynı tapu kaydına dayanıldığı ve davacılar tarafından da aynı nedenlerin ileri sürüldüğü anlaşıldığına göre tapu kayıt uygulamasının tüm taşınmazlar birlikte değerlendirilerek yapılması ve uyuşmazlıkların birlikte çözülmesi gerektiği açıklanarak, Mahkemece bu dava dosyasının da davacı tarafından açılan diğer dava dosyaları ile birleştirilmesi, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuru ile keşif yapılarak 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesine göre davalı tarafın dayanağı olan tapu kayıtlarının kapsamının yöntemince belirlenmesi, tapu kapsamı dışında kalan yerler yönünden uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda bu taşınmazlara ilişkin dava dosyasının asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
6. Davacı ... İdaresi vekili 04.07.2012 tarihli birleşen dava dilekçesinde; 1 39... parsel sayılı taşınmazın fiilen ve eski tarihli belgelerde orman olduğunu öne sürerek tespite itiraz etmiştir.
7. İlk Derece Mahkemesince ormanların mülkiyet hakkının Hazineye ait olduğu gerekçesi ile Hazine UYAP sistemine resen dahili davacı olarak kaydedilmiştir.
8. ... 28.01.2016 tarihli müdahale dilekçesinde; 1 39... parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan yaklaşık 18 dönüm yerin 11.05.1965 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydı uyarınca maliki olduğunu öne sürerek, adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tanık beyanları uyarınca, dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmazın orman sayılan alanlar içerisinde kaldığı, 1 39... , 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların ise orman sayılmayan alanlar içerisinde kaldığı, adlarına tespit yapılan davalılar ve murislerinin kullanımında olduğunun ve yine davalı tarafların tutundukları tapu kaydının kapsamında kaldığının belirlendiği, dosya arasına getirtilen nüfus kayıtlarının incelenmesinde tapu kaydına dayanan davalıların kayıt maliki ... ve kayıt maliki ...'ın mirasçıları olduklarının anlaşıldığı, öte yandan davacıların dava konusu taşınmazlar üzerinde kadastro tespit gününe kadar zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliklerinin bulunmadığı, davacı tarafların yargılama aşamasında iddialarını somut belge ve delillerle ispatlayamadıkları gibi, dava konusu taşınmaz üzerinde üstün ayni haklarını gösterir, iddialarını doğrulayan bir hakkın varlığının da tespit edilemediği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 39... , 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden asıl ve birleşen davaların reddi ile taşınmazların sular altında kaldığı anlaşıldığından ayrı ayrı tespit dışı bırakılmasına, dava ve tespit günü itibarıyla mülkiyetinin kadastro tespit tutanağı gibi olduğunun tespitine, 1 39... parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı ... İdaresinin birleşen davasının kabulüne, taşınmazın sular altında kaldığı anlaşıldığından tespit dışı bırakılmasına, dava ve tespit günü itibarıyla mülkiyetinin Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verildiğini, kararda kanun yolunun yanlış gösterildiğini, kararın eksik inceleme ve yanlış değerlendirmelerle oluşturulduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin yapılan kadastro işleminde kendilerine ait (tapulu) parsellerin yapay olarak yeni parsellere bölündüğü iddiasında da bulunduğu, bu iddiaların açıklığa kavuşması bakımından da dosyaların birlikte görülmesi gerekirken bu şekilde tefrik edilmiş olmasının ve bunun sonucunda yüksek miktarlarda istenilen gider avanslarının ödenememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
4. Dahili davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda davalı taraf açısından zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediğini, denetime elverişli olmayan, birbiriyle çelişen bilirkişi raporlarına ve tarafsızlığı şüpheli tanık beyanlarına dayanılarak karar verildiğini, taşınmazların evveliyatında imar ve ihya görmediğini, dava konusu yerlerin özel mülkiyete elverişli olmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
5. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak taleplerinin reddine karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
6. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanları, gerek Mahkemeye sunulan tapu kayıtları ve gerek keşif ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmazın orman arazisi olmadığını, müvekkillerine murisinden kaldığı ve tapu kaydına dayanılarak tespit gördüğünün açık olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
7. Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; yapılan keşif, eski tapu kayıt sınırları, memleket haritaları, en eski tarihli hava fotoğrafları, tanık beyanları, amenajman ve mescere haritaları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit kararının doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 1 39... parsel sayılı taşınmaz yönünden orman sayılan yerlerden olup olmadığı, 1 39... , 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davalıların dayanağı tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadıkları, davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... İdaresi vekili, dahili davacı Hazine vekili, asli müdahil ... vekili, davalılar ... ile ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... İdaresi vekili, dahili davacı Hazine vekili, asli müdahil ... vekili, davalılar ... ile ... vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 651,30 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.