Kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaz bedelinin tahsili davasında, idarenin mülkiyet hakkı kısıtlaması nedeniyle sorumluluğu ve emsal değer tespiti temyizi.
Özet: Bu hukuki evrak, imar planında lise alanı olarak ayrılan ancak beş yıldan uzun süre kamulaştırılmadığı için mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaza idare tarafından kamulaştırmasız el atılması sebebiyle, malik tarafından taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle açılan ve ilk derece mahkemesince kabul edilen davada, davalı idarenin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince ilk derece kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verildiği, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği ve arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yerinde olduğunun belirtildiği, davalı idarenin bu kararı temyiz etmesiyle uyuşmazlığın, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değeri ve bedelinin sorumlu idareden tahsil edilip edilemeyeceği üzerine yoğunlaştığı bir dava sürecini özetlemektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/4975 E.  ,  2026/536 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2415 Esas, 2024/2278 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/649 Esas, 2023/570 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı idare vekilİnin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ......... ili, ... ilçesi,.......Mahallesi, 80 05... parsel sayılı taşınmazda davacı tarafın payının bulunduğunu, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadan ve bedel ödenmeden taşınmaza el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Antalya 4. İdare Mahkemesinin 2022/849 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, dosyanın kesinleşmediğini, derdestlik itirazında bulunduklarını, yapılan imar uygulamasında kurumlarının görüşünün alınmadığını, planı yapanın sorumlu olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar uygulaması hakkında idarenin görüşünün alınmadığını, husumetin idareye yöneltilmesinin hatalı olduğunu, husumetin imar planını yapan ilgili belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, hüküm altına alınan bedelin fahiş olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın dava tarihindeki nitelikleri değil el atıldığı tarihteki niteliklerinin dikkate alınması gerektiğini, emsal mukayesesinde eksik ve üstün yönlerin yeterince araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davalı lehine hükmolunan yargılama gideri ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında lise alanı olarak ayrıldığı, imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen davalı idarece taşınmazın imar planına ayrılış amacına uygun şekilde kamulaştırma yapılmadığı, bu haliyle davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği bu nedenle arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yerinde olduğu, idare mahkemesinde davacı tarafından açılan davanın görev yönünden reddedildiği ve kararın kesinleştiğinin anlaşıldığına göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.