Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli davasında miktar veya değerin kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz itirazının kısmen reddine ilişkin kararı.
Özet: Davacılar tarafından, taşınmazlarının davalı idarece eğitim alanı olarak ayrılıp uzun yıllar işlem yapılmaması nedeniyle kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla açılan bedel tespit davasında, ilk derece mahkemesi taşınmaza hukuken el atıldığını ve tazminat ödenmesi gerektiğini kabul etmiş, bu karara karşı davalı idarenin istinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesince idarenin pasif kalmak suretiyle mülkiyet hakkına müdahale ettiği ve kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5473 E.  ,  2026/534 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2501 Esas, 2025/955 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/131 Esas, 2024/289 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Davacılar ... vd. dışında kalan davacılar yönünden hüküm altına alınan bedelin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin davacılar ... vd. ile ilgili olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların paydaşı olduğu ......... ili, ..., ..........Mahallesi 281 05... (Eski 1) parselde kain taşınmazın davalı idarece eğitim tesis alanı olarak ayrılmasına karşın, uzun yıllardır herhangi bir işlem tesis edilmeyerek taşınmaza hukuken el atıldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için şimdilik 1.000,00'er TL'den 10.000,00 TL hisse yer bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görevsizlik, yetkisizlik, husumet, hak düşürücü süre, zamanaşımı, dava şartı yokluğu itirazında bulunarak, açılan davanın yerinde olmadığını, davacının iddia ettiği gibi mülkiyet hakkının kısıtlanması durumunun söz konusu olabilmesi için edinme tarihinden itibaren en az 5 yıllık sürenin geçmiş olması gerektiğini, zira, davacı açısından edinme tarihi öncesi için bir mülkiyet hakkı kısıtlanmasından bahsedilemeyeceğini, başka bir deyişle "taşınmazdaki mülkiyet hakkı kısıtlandıktan sonraki 5 yıllık süre içinde kamulaştırılmamak suretiyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz bir zaman diliminde kısıtlanması" gerektiğini, sürenin henüz dolmamış olması durumunda davacının mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde zedelenmesi sonucunu doğuracak olan "mülkiyet hakkının uzun süreli ve belirsiz bir zaman diliminde kısıtlanması" durumu gerçekleşmeyeceğinden açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, dava konusu taşınmazdaki davacıların hisselerinin iptali ile davalı idare adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza iadece el atılmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, bedelin yüksek belirlendiğini, davacı yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve davanın reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle bedelinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline ve yerleşik Yargıtay içtihatları ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 nci maddesi uyarınca davanın konusunun para olması nedeniyle hükmedilen miktar üzerinden davacı lehine nispi vekâlet ücreti verilmesine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamış olduğu gözetildiğinde, Ek Madde 1 ve 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... vd. Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ..., ..., ... ve............Payına İlişkin Temyizi Yönünden;
1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (6) numaralı bendinde yer alan "davacılar yararına takdir olunan 373.324,59 TL ücreti vekâletin davalıdan tahsili ile davacılara" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine “235.144,8 TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e verilmesine, 30.000 TL maktu vekâlet ücretinin ise ..., ..., ..., ... ve Yaser Azapoğlu'na verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.