KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, lehine verilen ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi nedeniyle idari yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin istinaf kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan bir davacının, hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması ile bağlantısının bulunmadığına ilişkin ceza verilmesine yer olmadığına dair mahkeme kararının kesinleşmemesi nedeniyle, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunda; idari yargılama usulü kanununda belirtilen "karara esas alınan bir ilam hükmünün kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozulması" şartının, ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği için gerçekleşmediği, dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/14758 E.  ,  2025/9599 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/14758
Karar No : 2025/9599
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kaldırılması suretiyle yargılamanın yenilenmesine ve yeniden yapılacak yargılama neticesinde bahsi geçen Komisyon kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat noktasında dikkate alınan kriterlerin kendisinde bulunmadığının ortaya konulduğu, yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebinin 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerektiği, lehinde emsal yargı kararlarının bulunduğu ve idarenin sahip olduğu düzenleme yetkisinin aynı koşullar ve olaylar karşısında aynı yönde kullanılması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; " Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması" halinde yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Yani mahkeme kararına esas alınan bir ilam hükmünün ancak kesinleşmiş olan başka bir mahkeme kararıyla ortadan kaldırılması halinde yargılamanın yenilenmesi mümkün olabilecektir.
Gelinen aşamada, ceza yargılamasında davacı hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüse Yardım Etme suçundan verilen mahkumiyet kararının bozulduğu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "sanığın darbe teşebbüsü gecesinde islediği fiilin bir haksızlık teşkil ettiğini bilebilecek yaş, eğitim ve tecrübede olmasına ragmen esasen hukuk düzeninde kabul edilmeyen “konusu suç teskil eden emrin ifası” nın, askeri hiyerarsi içinde mutlak itaat ve emrin muhtevasını sorgulayamama ilkelerinin sonucu olarak bağlayıcı olduğu hususunda kaçınılmaz bir yanılgıya düştüğü, eylemin haksızlığını algılama, davranıslarını bu algılama dogrultusunda yönlendirme ve böylece haksızlığı tercih etmeme bakımından kendisinden beklenebilen tercih ve tutum noktasında kasti bir hareketinin bulunmadığı, hukuka uygunluk nedenlerinin varlığında kaçınılmaz bir yanılgıya düştüğü değerlendirildiğinden kaçınılmaz izin yanılgısı kusuru tamamen ortadan kaldıracagından TCK'nın 30/4 maddesi delaletiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/3-d maddesi geregince ceza verilmesine yer olmadıgına karar verilmiştir" gerekçesiyle davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği ve anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin E:... esasında derdest olduğu görülmüştür.
Bu durumda, davanın reddine dayanak alınan ceza mahkemesi kararının ortadan kaldırıldığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi istenilmiş ise de; kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında ve dava konusu işlemde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna ilişkin değerlendirmeye konu eylemlerinde davacıya izafe edilecek bir kusurun bulunmadığı, bu halde anılan eylemlerin davacının irtibat ve iltisakına delil olarak alınamayacağı açık olmakla birlikte, Yargıtay bozma kararından sonra davacı hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın kesinleşmediği ve temyiz aşamasında olduğu ve yargılamanın yenilenmesini düzenleyen İYUK 53.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde aranan kesinleşme şartının gerçekleşmediği görüldüğünden, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden bu aşamada ayrıca yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine girmemektedir.
Bununla birlikte, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla; "2577 sayılı Kanun'un 53/1-c maddesi uyarınca; yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilmek için İdare Mahkemesince verilen kararda esas alınmış olan bir ilâm hükmünün bulunması gerektiği, olayda ise İdare Mahkemesince karara esas alınan hususun ceza mahkemesi kararının sonucu değil, anılan ceza davasında yer alan " davacının 15 Temmuz 2016 gecesi Ankara/ODTÜ kavşağını ele geçirmek ve kontrol altına almak için hazırlanan konvoyda yer aldığı ve araçların Polatlı 58. Tugayı 2. nolu nizamiyesinden çıkış yaptığının ve davacının da aralarında bulunduğu sanıkların Yapracık yokuşunda yakalandığı " şeklindeki tespit olduğu anlaşılmakla, yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunabilmek için gerekli "kararda esas alınmış olan bir ilâm hükmünün" bulunması şartının dava özelinde sağlanmadığı anlaşılmaktadır. " gerekçesiyle istinaf istemin reddine karar verilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında ve dava konusu işlemde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna ilişkin değerlendirmeye konu eylemlerin davacının ceza yargılamasına konu eylemlerinden ibaret olduğu görülmektedir. İdare mahkemesi kararında sözü edilen davacının mahkumiyetine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Yargıtay ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulması üzerine verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında özetle; sanığın (davacının) darbe teşebbüsü gecesinde islediği fiilin bir haksızlık teşkil ettiğini bilebilecek yaş, eğitim ve tecrübede olmasına ragmen esasen hukuk düzeninde kabul edilmeyen “konusu suç teskil eden emrin ifası” nın, askeri hiyerarsi içinde mutlak itaat ve emrin muhtevasını sorgulayamama ilkelerinin sonucu olarak bağlayıcı olduğu hususunda kaçınılmaz bir yanılgıya düştüğü, eylemin haksızlığını algılama, davranıslarını bu algılama dogrultusunda yönlendirme ve böylece haksızlığı tercih etmeme bakımından kendisinden beklenebilen tercih ve tutum noktasında kasti bir hareketinin bulunmadığı, hukuka uygunluk nedenlerinin varlığında kaçınılmaz bir yanılgıya düştüğü gerekçesiyle davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Böylece davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hükme esas alınan mahkumiyet kararının, başka bir mahkeme kararıyla ortadan kalkmış olduğu, ancak bozma sonrası verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın Yargıtayda temyiz aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; davacı hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın kesinleşmesi durumunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulabileceği açıktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.