Danıştay 5. Daire, KHK ile ihraç edilen kamu görevlisinin FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle iade talebinin reddini, ardışık ankesör aramaları deliliyle onadı.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan davacının, göreve iade başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesinde, Danıştay, davacının FETÖ/PDY üyeliğinden aldığı mahkumiyet kararının henüz kesinleşmemesi nedeniyle masumiyet karinesini gözetse de, ceza yargılamasında elde edilen delillerin bağımsız olarak değerlendirilmesi neticesinde, davacının kullandığı veya kendisine ait telefon hatlarının örgütün "ardışık arama" yöntemleriyle, mesai dışı saatlerde ve şifreleme teknikleriyle, kamuya açık sabit/ankesörlü hatlardan diğer örgüt mensubu askeri şahıslarla irtibat kurmak için kullanıldığını tespit ederek, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu ve dolayısıyla kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/22035 E.  ,  2025/9670 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/22035
Karar No : 2025/9670
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının mahkumiyetine karar verildiği, anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı mahkumiyet kararında yer alan; "..Sanığın adına kayıtlı olduğu belirtilen ancak sanık tarafından eşinin kullandığını beyan ettiği ... numaralı hattın 2012-2015 yılları içerisinde Edirne ve Ankara illerindeki sabit hatlardan, yine sanığın 2008 yılında kapattırdığını beyan ettiği ... numaralı hattın 2016 yılı içerisinde İstanbul ilindeki sabit hatlardan ve sanığın kullandığını kabul ettiği ... numaralı hattın 2011-2014 yılları içerisinde bir kısmı ardışık grup olacak şekilde Ankara, Konya ve Edirne illerindeki sabit hatlardan farklı tarihlerde arandığı, yapılan aramaların genellikle mesai saatleri dışında olduğu, aramalar öncesi ve sonrasında şifreleme yöntemlerinin kullanıldığı (operatör hanesinin yanlış çevrilmesi, numara tamamlama şeklinde çevrilme, alan kodu çevrilmesi vb.) tespit edilmiştir.
Her ne kadar sanık ... ve ... numaralı GSM hatlarını aranma tarihleri itibariyle kullanmadığını beyan etmiş ise de; tüm dosya kapsamında yapılan incelemede ardışık olarak aranan asker şahıslara ait aramaların sanığın kullandığını beyan ettiği 0 506 253 54 87 numaralı hat ile yapıldığı anlaşılmıştır.
Sanığın kendisi gibi asker olan E.Ç. ile iki farklı tarihte, S.D., B.K., E.H., R. Ö., M. Ç., Ü. Ge., A.Ö., T.S., M.E.T., A.A. A.Ö., Ü.B., F.K., H.K., Y.E., M.A.E., Hi.M.S., S.K., Ö.Ç., M. T. ile de sanığın aynı gün aynı sabit hattan arandığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; 2018 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde albay rütbesiyle görev yapan sanığın 2012-2017 yılları arasında farklı tarih ve zaman dilimlerinde Ankara, Konya ve Edirne illerindeki kamuya açık sabit/ankesörlü hatlardan ardışık olarak arandığı, bu aramalaradan bilirkişi raporunda belirtilen Tablo 21'de Astsubay H.K. arandıktan yaklaşık 4 dakika sonra Yarbay Y.E.'nin arandığı ve yaklaşık 2 dakika sonra arada herhangi bir başka şahıs aranmaksızın sanığın ardışık olarak arandığı, yine Tablo 63'de sanık arandıktan sonra yaklaşık 6 dakika sonra Yüzbaşı M.A.E.'in ardışık olarak arandığı tespit edilmiştir. Sanık ile aynı sabit hatlardan olmak üzere farklı tarihlerde aynı gün aranan bir kısım asker şahıslardan R.Ö. isimli şahsın Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda üsteğmen olduğu " yönündeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.