İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin yabancı plakalı araç trafik kazası kaynaklı maddi hasar ve değer kaybı tazminatına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu dava, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu yabancı plakalı aracın, davacıya ait yabancı plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup; davacı, aracında oluşan hasar onarım bedeli, eksper rapor ücreti ve değer kaybı tazminatının davalı sürücü, işleten şirket ve sigorta şirketinden faiziyle tahsilini talep etmiş; davalılar ise yetkisizlik, arabuluculuk eksikliği, kusursuzluk iddiaları, zarar miktarının fahiş olduğu ve usule ilişkin itirazlarda bulunmuş; ilk derece mahkemesi, davalı sürücüyü asli kusurlu bularak, oluşan zarar ile eylem arasında illiyet bağı kurmuş, davacı aracındaki hasar onarım bedelinin orijinal parçalar ve almanya piyasa rayicine göre hesaplanması gerektiğini belirtmiş ve değer kaybı tazminatı konusunu da değerlendirmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2293
KARAR NO : 2026/1132
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/11/2022 (Dava) - 15/09/2023 (Karar)
NUMARASI : 2022/879 Esas - 2023/648 Karar
DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Yabancı Plakalı Araç Hasar ve Değer Kaybı Bedeline İlişkin)
BAM KARAR TARİHİ : 16/06/2026
KARARIN YAZIM TARİHİ: 16/06/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2023 tarih ve 2022/879 Esas - 2023/648 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.09.2021 tarihinde davalı ...Şirketi'nin işleteni, davalı ...'ün sürücüsü, davalı ... Şirketi'nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın, davacıya ait olan ... plaka sayılı araç ile dava dışı park halinde olan başka bir araç arasından geçemeye çalışırken, davacıya ait olan ... plaka sayılı aracın sol yan kısmına çarparak trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada davalı sürücünün aslı kusurlu olarak kazanın oluşumunda etken olduğunu, davacıya ait olan ... plaka sayılı araçta 4.372,05 Euro hasar onarım bedelinin ve bu bedelin hesaplanması amacıyla alınan eksper rapor ücrtenin 686,63 Euro olduğunu, araçta değer kaybı meydana geldiğini ve değer kaybı tazminatı istemlerinin olduğunu, davalı sürücünün 6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereğince davacı aracında meydana gelen zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davalı sigortacınını zorunlu mali mesuliyet sigortası hükümlerine göre zararı gidermekle yükümlü olduğunu, ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalılardan tahsil edilmesi gerektiğini, iddia etmek suretiyle davacıya ait olan ... plaka sayılı araçta meydana gelen 4.372,05 Euro hasar tazminatının ve 6100 sayılı yasanın 107. maddesine göre talep edilen 50,00 Euro değer kaybı tazminatının aynen ya da fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinde belirlenecek Türk Lirası karşılığının 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı .... Şirketi vekilince cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinin yokluklarında usule aykırı olarak gerçekleştirildiğini, davalı sürücünün meydana gelen kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, bütün kusurun davacıya ait olan aracın sürücüsünde olduğunu, talep edilen hasar bedeli ile gerçek zararın uyuşmadığını, hasar durumuna dair bilirkişi raporu alınması gerektiğini, öncelikle yetkisizlik sebebiyle, aksi halde dava şartı yokluğundan, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinin yokluklarında usule aykırı olarak gerçekleştirildiğini, davalı sürücü olarak meydana gelen kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, bütün kusurun davacıya ait olan aracın sürücüsünde olduğunu, talep edilen hasar bedeli ile gerçek zararın uyuşmadığını, hasar durumuna dair bilirkişi raporu alınması gerektiğini, öncelikle yetkisizlik sebebiyle, aksi halde dava şartı yokluğundan, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... . Şirketi vekilince cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun surette davacılar tarafından sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini, zararın Türk Lirası olarak hesaplanmasının, aksi halde haksız fiil tarihindeki Kur esas alınarak Türk Lirası karşılığı üzerinden verilmesini, hasar talebine ilişkin zararı genel şartlara uygun olarak tespit edilmesini, kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumuna dosyanın gönderilmesini, değer kaybının genel şartlara göre hesaplanmasını, ekspertiz ücretinden sigortacının sorumlu olmadığını, sigortacının temerrüt tarihinin uygun bir surette belirlenmesi gerektiğini ve ayrıca yasal faize hükmedilebileceğini, arabuluculuktan kaynaklı vekalet ücretinin sigortacıdan talep edilemeyeceğini, ticari avans talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "...davalı şirketin işleteni olduğu aracın, davalı sürücüsünün 2918 sayılı yasanın 54/1-b4 ve 56/1- a maddelerini ihlal etmek suretiyle davacıya ait olan araca çarptığı ve davacının aracında zarar meydana geldiği, zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, davacının aracında meydana gelen hasar onarımının tazminatın hesaplama ilkeleri, onarımda orijinal parçaların kullanılması gerektiği, bedel tespiti yapılırken Almanya Federal Cumhuriyeti piyasa rayicine göre tespitin yapıldığı, ayrıca değer kaybına hususunda aracın kendi ülkesindeki kaza öncesi ve sonrası piyasa rayiç bedelinin gözetildiği anlaşılmakla hükme elverişli olduğu, bu bağlamda bilirkişi ek raporundaki tespitler doğrultusunda, davalı sigortacının 2918 sayılı yasa gereği, davalı işletenin yine 2918 sayılı yasanın ve 6098 sayılı yasanın işletenin sorumluluğuna ilişkin hükümleri, davalı sürücünün 6098 sayılı yasanın haksız fiilin failine yönelik sorumluluğu çerçevesinde kusuru oranında davacının zararlarından sorumlu olduğu, ekspertiz ücretinin 6102 sayılı yasanı 1426/1 maddesi gereğince davalıların sorumluluğunda olduğu, sair yargılama giderleri açısından ise 6100 sayılı yasanın 326/1 maddesi gereğince davanın kısmen kabulüne..." gerekçesiyle "1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-2.698,17 EURO hasar tazminatının davalılar ... ve ... Şirketi yönünden 08.09.2021 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. Yönünden 04.10.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, (davalı sigorta şirketi sorumluluğu 2021 yılı ZMMS poliçe teminat limiti olan 43.000 TL ile sınırlıdır)
3-200 EURO değer kaybı tazminatının davalılar ... ve ... Şirketi yönünden 08.09.2021 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. Yönünden 04.10.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, (davalı sigorta şirketi sorumluluğu 2021 yılı ZMMS poliçe teminat limiti olan 43.000 TL ile sınırlıdır)
4-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE...." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davacı vekili, davalı .... Şirketi vekili ile davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan ek ve kök raporlarda işçilik ücretleri için eksik hesaplama yapıldığından gerçek zararın belirlenmediğini, davacı müvekkili tarafından sunulan 22/10/2022 tanzim tarihli hasar tespit raporunun yapılacak işlemler bakımından dikkate alınması gerektiğini, yurt dışında hizmet vermekte olan servislerde Almanya'daki işçilik ücretlerinin çok yüksek olması nedeniyle parçaların onarımının yerine genellikle orijinali ile değiştirilmesi yoluna gidildiğini, değiştirilmesi gereken yedek parça ve uygulanması gereken işçilerin niteliklerinin hasar ile örtüştüğünü, onarım için uyumlu, bedellerinin Almanya şartlarına uygun ve rayicinde olduklarını, bu nedenle bilirkişi raporlarında yapılan değerlendirmenin, müvekkilinin mukim olduğu ülke olan Almanya şartlarına göre değerlendirilmediğini, araçta oluşan gerçek zararın, yurt dışında somut olayda Almanya'da uğranılan gerçek zarar bedeline göre belirlenmesi gerektiğini, hasar tespit edilen parça ve aksama ilişkin Almanya'da faaliyet gösteren resmi bilirkişi kurumunun ayrıntılı tespiti uyarınca, müvekkilinin aracında kazadan doğan hasarın boyutunun sabit olduğunu, dava konusu araçta 4.372,05 Euro tutarında hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, bilirkişinin değişim gerekmediği belirtilen hesaplama dışı bıraktığı tutarlara ve düşük hesaplanan işçilik bedellerine katılmadıklarını, eksik incelemeye dayalı ve somut dayanaktan yoksun şekilde düzenlenen raporun esas alınarak kurulan hükmün yasa ve usule aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı ... Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz yerde açıldığını, yerel mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava şartı arabuluculuk sürecinin yokluklarında ve usule aykırı gerçekleştirildiğini, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza nedeni ile davacı aracının sadece bir tek kapısında hafif bir hasar meydana gelmiş olup, kabul halinde dahi istenen hasar bedelinin oluşan gerçek zarar ile bir ilgisi bulunmadığını, ayrıca davacının da olay sırasında kusurun tamamen kendisinde ait olduğunu kabul ederek özür dilediğini, davacının, olay sonrasında hasar tespiti yaptırmadığını, daha sonra yurtdışına dönüş yaparak, burada tamamı kazadan kaynaklı olduğu hiçbir şekilde anlaşılamayacak biçimde, aracın ekspere gösterildiği tarihteki hasar durumunu gösterir şekilde hasar tespiti yaptırarak bunu tahsil etmeye çalıştığını, bu nedenle davada istenen hasar bedelinin maddi bir gerçekliği bulunmadığını, herhangi bir değişik gerektirmeyen hasarın, araçta bir değer kaybı yaratmadığını, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından verilen kararın eksik inceleme nedeniyle hatalı olduğunu, Euro üzerinden hesaplama yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kararda kabul edilen hasar ve değer kaybı miktarlarının fahiş olduğunu, aracın hasarlı şekilde Türkiye'den yurt dışına nasıl çıkarıldığının araştırılmadığını, davacının yaptığı masraflara ilişkin fatura sunmadığını, müvekkili şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olacağını, müvekkili şirketin ancak fatura bedelini ödeme tarihindeki kurdan ödemekle sorumlu olacağını, davacının her ne kadar seçimlik hakkını kullanarak aracı yurt dışında tamir ettirmemişse de bir hakkın kullanılmasının açıkça başkalarına zarar vermekteyse hukuk düzeni tarafından korunmayacağını, yargılama gideri kapsamında ekspertiz ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe teminat limiti aşılarak hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle yabancı plakalı araçta oluşan hasar ve değer kaybı bedeline ilişkin maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili, davalı sigorta şirketi ve davalı ... Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
1. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, Almanya vatandaşı olan davacının geçici süre için Türkiye'de bulunduğu sırada, 08.09.2021 tarihinde davacıya ait olup, onun sevk ve idaresindeki .... plakalı ile davalı ... Şirketine ait, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ve davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile karıştığı trafik kazasında, davacıya ait Almanya plakalı aracın hasar gördüğü, aracın Almanya’da kullanıldığı, bu yüzden onarımının da Almanya’da yaptırıldığı, dava dilekçesi ekinde Almanca düzenlenmiş bilirkişi raporunun yeminli tercümana yaptırılan Türkçe çevirisinin de sunularak söz konusu raporda hasar bedelinin 4.372,05 Euro olarak belirlendiği, araçta aynı zamanda değer kaybı oluştuğunun iddia edildiği, yabancı bilirkişi raporuna dayanılarak hasar ve değer kaybı bedelinin kazaya karışan karşı araç işleteni, sürücüsü ve ZMMS sigortacısından tahsili, ekspertiz ücretinin yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi için eldeki davanın açıldığı görülmektedir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, davacıya ait araçta oluşan hasarın tespiti için davacının başvurusu üzerine Almanya'da ...Bilirkişi Ofisi tarafından düzenlenen 22.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait araçta KDV dahil 4372,05 Euro TL hasar olduğu yönünde görüş belirtilmiş, davacı tarafça bu rapora dayanılarak eldeki dava açılmış, mahkemece davalı tarafların yabancı bilirkişi raporunun kabul etmemeleri ve itirazları üzerine makine mühendisi bilirkişiden aldırılan kök ve ek raporda davacıya ait araçta 2.074,99 Euro hasar ve 200 Euro değer kaybı yönünde görüş belirtilmiş,ilk derece mahkemesince de bu rapora dayanılarak kısmen kabul kararı verilmiştir.
Dava dilekçesi ekinde bulunan yabancı bilirkişi raporu ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu çeliştiği halde, her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmandan eksik incelme ile ilk derece mahkemesince yukarıdaki şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Şu durumda ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş, dosyada bulunan tüm raporlar ve tarafların bu raporlara itirazları da irdelenmek suretiyle çelişkiyi giderecek otomotiv uzmanı yeni bir bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar vermekten ibaret olup, istinafa gelen taraflar vekillerinin bu husustaki istinaf itirazları haklı görülmüştür.
3. İtirazlar, bir hakkın doğumuna engel olan veya o hakkı sona erdiren vakıalardır. Bunlar da, bir hakkın hiç doğmadığı veya borcu sona erdiren nedenlerin bulunduğu itirazlar gibi açıklanabilir. İtirazların mutlaka davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli değildir. Hakim, dosya kapsamına göre itirazın varlığını öğrenirse, bunu kendiliğinden gözetir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde ödeme savunmasında bulunmuş olup, getirtilen hasar dosyası içerisinde davacıya ait araçta, eldeki davaya konu kaza nedeniyle oluşan hasar zararına ilişkin olarak açılan 2022157438 numaralı hasar dosyasının açıldığı, aldırılan ekspertiz raporunda davacıya ait yabancı plakalı araçta 10.619,06 TL hasar oluştuğunun tespi edildiği, davalı sigorta şirketinin ... Bankası A.Ş.'ye ait hesabından 03.06.2022 tarihinde gerçekleştirilen yurtdışı giden havale dekontunda 604,39 Euro ödemenin yapıldığının görülmüştür. Her ne kadar ödeme dekontunun içeriğinde alıcı olarak davalı sigortalı işleten şirket olan .... Şirketinin ticaret ünvanı yazılı olsa da, davalı sigorta şirketi vekili dekonta sehven sigortalının ünvanının yazıldığı, trafik sigortacısının kendi sigortalısının değil üçüncü kişilerin trafik kazası nedeniyle uğradığı maddi zararları güvence altına aldığı ve ödemenin yurtdışı havale işlemi niteliğinde olduğu gözetildiğinde, davalı sigorta şirketinin ödeme savunması araştırılmadan, ödemeye ilişkin davacı vekilinin yazılı veya sözlü bir beyanı alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bu durumda; ödeme borcu sona erdiren sebeplerden olup, itiraz niteliğinde olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen değerlendirilmesi gerektiğinden (bknz Yarıtay 4. HD'nin 2022/10106 esas ve 2023/13961 karar sayılı ilamı), mahkemece ödeme savunması hakkında davacı vekilinin beyanı alındıktan ve davalı sigorta şirketi tarafından sunulan yurtdışı havale dekont örneğindeki havale referans numarasındaki hesabın kime ait olduğu tespit edildikten sonra davacının hasar tazminatı talebi hakkında, ödemenin varlığı halinde davalı sigorta şirketinin bakiye araç başına teminat limiti de gözetirlerek bir karar verilmesi gerekirken ödeme itirazı hakkında olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması da doğru olmamış, davalı sigorta şirketi vekilinin bu husustaki istinaf itirazları haklı bulunmuştur.
4. Kabule göre de; davalı .... A.Ş. poliçe limiti ile sınırlı olarak maddi tazminattan sorumlu tutulmuş olduğuna göre, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.2.4 maddesi uyarınca bu davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin, toplam tazminatın, limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekirken mahkemece davalı sigorta şirketinin harç ve vekalet ücretinin tamamından, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinden ise davalı sigorta şirketi yönünden hatalı tespit edilen kabul oranı üzerinden sorumluluğuna karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.
5. Davacının yurt dışında yaptırdığı ekspretiz ücreti yargılama giderlerinden olup, davacının yabancı para cinsinden yapmış olduğu bu masrafın, TBK'nun 99. maddesi uyarınca dava tarihi, karar tarihi veya fiili ödeme tarihindeki TL karşılığını talep yönünden seçimlik hakkının bulunduğu ancak dava dilekçesinde davacı tarafça seçimlik hak kullanılmayarak yalnızca yabancı eksper ücretinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesinin talep edildiği, bu durumda 686,63 Euro ekspertiz ücretinin ekspertiz raporunun alındığı tarihteki Euro kuruna göre Türk Lirasına çevrilerek (bknz Yargıtay 4. HD'nin 2022/4688 esas - 2024/1469 karar sayılı emsal kararı) davalı işleten yönünden dava kabul-red oranı, davalı sigorta şirketi yönünden toplam tazminatın, teminat limitine oranı uygulanarak davalıların sorumlu tutulabileceği tutarın belirlenmesi gerekirken, mahkemece 686,63 euro ekspertiz ücretinin TL'ye çevrilmeden ve tamamından davalıların sorumlu tutulması doğru olmamış, davalı sigorta şirketi vekili ile davalı işleten şirket vekilinin konudaki istinaf itirazları kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekili, davalı .... A.Ş. vekili ile davalı .... Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine,istinafa gelen taraflar vekillerinin sair istinaf itirazlarının kararırn kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesin eyer olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili, davalı ... A.Ş. vekili ile davalı .... Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2023 tarihli 2022/879 Esas ve 2023/648 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflar vekillerinin, sair istinaf itirazlarının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf kanun yoluna başvuran taraflardan peşin alınan istinaf karar harcının talepleri halinde ilgili tarafa iadesine,
5-İstinaf aşamasında istinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 16/06/2026