Danıştay 4. Daire, Tokatta planlanan patlatmalı altın-bakır madeni projesi için verilen "ÇED gerekli değildir" kararının çevresel riskler ve yetersiz proje tanıtım dosyası gerekçesiyle iptalini onayan idare mahkemesi kararını temyiz başvurusunu reddederek kesinleştirdi.
Özet: Danıştay, Tokattaki altın-bakır madeni ocağı ve kırma-eleme tesisi projesi için verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptaline yönelik ilk derece mahkemesi kararını onamıştır; zira bilirkişi raporu ve dosyadaki belgeler, projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin kabul edilemez düzeyde olduğunu, ekolojik dengeyi bozacağını, çevresel riskleri öngörmeyen, bilimsel ve teknik açıdan yetersiz bir proje tanıtım dosyasına sahip olduğunu, afet bölgesine yakınlığını, endemik türlerin belirlenmemesini ve su yönetimi eksikliklerini ortaya koyarak, işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğunu göstermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1824Karar No : 2025/4157 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Köyü Muhtarlığı VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tokat İli, Almus İlçesi, ... Köyü, ... Mevkii, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde Nahas Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan "IV. Grup (C) (RN:... ER:...) Patlatmalı Altın-Bakır Ocağı (Alan:5.54 ha) ve Kırma-Eleme Tesisi (350.000 ton/yıl)" projesi ile ilgili olarak Tokat Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E:... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi, orman mühendisi, inşaat mühendisi (hidrolog), harita mühendisi ve biyologtan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin ve projenin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmadığı, çevresel etki değerlendirmeleri yapılmamış projenin bu hali ile işletilmesi durumunda fiziksel ve biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine, bozulmasına ve yok olmasına neden olacağı, çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da zararın çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alanı temsilden uzak ve literatür bilgilerine dayalı hazırlandığı ve proje özelinde uygun ve yeterli olmadığı, riskleri öngörmediği ve alternatif tedbirleri içermediği, bununla birlikte, ruhsat sahası içerisinde yer alan afete maruz bölgenin çalışma alanına 350 m mesafede bulunduğu, buna karşılık proje tanıtım dosyasının (PTD) heyelan, depremsellik ve şev stabilitesi açısından taahhütler ve kazı esnasında alınması gereken önlemler yönüyle bilimsel ve teknik açıdan yeterli olmadığı, orman ve tarım alanında kalan proje alanı için endemik bitki ve hayvan türlerinin belirlenmediği, projeye konu maden istihsalinin orman dışı alanlardan da gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, ayrıca yüzey ve yeraltı sularının ve yağışların ocak ve depolama alanlarından drenajının tahliyesinin nasıl yapılacağının bilimsel yöntemlerle yer ve boyutlandırma olarak projelendirilmediği anlaşıldığından, yapılması planlanan "Patlatmalı Altın-Bakır Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararında mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, çalışma alanının afete maruz bölge içerisinde kalmadığı, asit kaya drenajı ile ilgili bilirkişi raporunda asit kaya drenajı ile ilgili yapılması gerektiği belirtilen analiz ve testlerin ÇED kararından sonra yapılabileceği, flora ve faunayla ilgili tespit çalışmaları yapılarak türlere özgü önlemlere yer verildiği, yeraltı sularının korunmasına yönelik gerekli önlemlerin taahhüt edildiği, orman alanlara etkisi bakımından ilgili kurumun olumlu görüşünün bulunduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile bilirkişi raporunda uzmanlık alanları itibarıyla eksik görülen tüm tespitler ile PTD'de üretim yöntemiyle ilgili (açık ocak-yeraltı ocağı bakımından) çelişkili ifadelere yer verildiği dikkate alındığında, yetersiz ve hatalı ifadelerle hazırlanan PTD'nin esas alınması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.