T.C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağı ve itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi kararının her iki tarafın istinaf başvurusu üzerine HMK 222 hükmü ışığında delil değerlendirmesiyle ilgili verdiği istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, ticari satışlardan kaynaklanan fatura alacaklarına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesince verilen kısmen kabul kararını incelemektedir; davacı tarafın bazı faturaların tesliminin ispatı ve çeklerin cari hesaba ilişkin olduğu iddiaları, davalı tarafın ise fatura konusu malların teslim edilmediği ve çeklerin faturalara karşılık verildiği savunmaları ile her iki tarafın da icra inkar tazminatı, çifte tahsilatın önlenmesi ve ticari defterlerin delil niteliği konularındaki itirazları dikkate alınarak, mahkeme ticari işlemlerin ispat yükünü ve muhasebe kayıtlarının geçerliliğini yeniden değerlendirmektedir.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .
KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...) *
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .
NUMARASI : .
DAVACI : ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/12/2025
Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilim şirketin faturalara dayalı alacağının tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, ödeme emri borçlunun adresine tebligat kanunu 35. Maddesine göre tebligat yapıldığını, borçlu vekili tarafından icra takibinin asıl alacağa, faiz ve fer’ ilerine itiraz etmiş ve 30.04.2019 tarihi itibariyle takip durduğunu, müvekkili şirket toptan ve perakende seramik , yapıştırıcı ve dolgu malzemeleri ile parke, süpürgelik ve muhtelif yapı malzemeleri satışı yapmakta olup, borçlu müvekkilim şirketten, ürünler satın almış olduğunu, satın alınan malzemeler davalıya teslim edildiğini, davalı satın aldığı malzeme bedelinin bir kısmına karşılık, ... A.Ş. ... Şubesi' nin 31.01.2019 keşide tarihli, 10.000.-TL ve 28.02.2019 keşide tarihli, 12.520 TL bedelli çekleri keşide ederek vermiş ve bu çekler de ödenmediğinden , Bursa .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından takibe konu edilmiş ve davalı borçlu şirket Örnek 10 ödeme emrine karşı bir şikayet veya itirazda bulunmadığından takip kesinleşmiş ve şirket adına kayıtlı taşınmazlara haciz konulmuş olduğunu, davalı şirketin müvekkilim şirket nezdindeki cari hesap bakiyesi toplam 49.691,22 TL olduğunu, bu tutarın 31.231,22 TL' lik kısmı ilamsız icra yolu ile takibe konulduğunu, müvekkilim şirketin ve davalı şirketin defter ve kayıtları incelendiği takdirde alacağımızın varlığı ortaya çıkacağını, bu nedenlerle davalının icra müdürlüğü dosyasına yapmış olduğu itirazın reddine karar verilerek % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "incelenen defter kayıtlarına göre, takibe konu 1 adet fatura dışındaki faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, Ba-Bs formları ile vergi dairesine bildirildiği, bunlar yönünden teslim olgusunun ispatlandığı, davalı defterinde kayıtlı olmayan fatura yönünden teslimin ispatlanamadığı, kambiyo senetlerine ilişkin başlatılan takipteki çeklerin başkaca borç için verildiğini davacının ispat edemediği, çekler için yapılan kısmi ödemede düşülerek diğer takip nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak üzere davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalı defterlerinin usule uygun olmadığını, dikkate alınamayacağını, defterinde yer almayan fatura sonrasında da ticari ilişkinin devam ettiğini, davalının çek verdiğini, çeklere ilişkin alacağın dava konusu faturalara ilişkin olmadığını, cari hesaptan kaynaklandığını, tahsilde tekerrür olmamak üzere karar verilmesinin de hatalı olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; fatura konusu malların teslim edilmediğini, davanın faturalar nedeniyle mükerrer takip yaptığını, çeklerin faturalara karşılık verildiğini, icra inkar tazminatının haksız olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağından kaynaklı takibe vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. Madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Satım ilişkisinde davacı taraf satıma konu malın alıcıya (davalıya) teslimini, davalı (alıcı) taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Faturaların davalının (alıcının) defterlerinde kayıtlı olması veya BA formu ile vergi dairesine bildirimi faturalarda yer alan mal veya hizmetin alındığına karine teşkil etmekte olup, bu durumda davalı taraf fatura bedellerini ödediğini ispat yükü altındadır.
6100 sayılı "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı HMK'nın 222. maddesindeki koşulların varlığı halinde ticari defterler kesin delil mahiyetinde olup taraf iddia ve savunmasının ticari defterler ile de ispatı mümkündür. Bu itibarla yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı defterlerinin açılış kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yapıldığı, davalı defterlerinde takibe konu cari hesap alacağında belirtilen alacağa ilişkin faturalardan 2018 yılına ait toplam 27.635,31 bedelli olmak 3 adet faturanın işlendiği ancak 5.855,95 TL'lik bir adet faturanın davalı yanın ticari defterlerinde kayıt altına alınmadığının tespit edildiği, ayrıca davalı defterlerinde kayıtlı olan 3 adet faturanın Ba formu ile vergi dairesine bildirildiği, davalı defterlerindeki mükerrer kayıtlar ve karşılıksız kalan çekler nedeniyle banka tarafından ödenen 4.060,00 TL düşüldüğünde davalının davacıya toplam 41.806,00 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda; davacı defterlerine göre ise, davacı şirketin incelenen kayıtlarında 2018 yılı sonu itibariyle davacının davalıdan 29.201.22 TL alacaklı olduğu, takip konusu faturaların kayıtlı olduğu, Bs formları ile vergi dairesine bildirildiği, 2019 yılında karşılıksız çıkan çeklerin iade kaydı ve bu çeklere karşılık bankadan tahsil edilen 4.060,00 TL bedelin mahsubundan sonra icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 47.661,22 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Buna göre usulüne uygun tutulan taraf ticari defterlerinde raporlarda belirtilen bir fatura haricinde diğer faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu sabit olmakla söz konu davalı defterlerindeki kayıtlar, dava konusu 3 adet fatura kapsamındaki malların teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. Dolayısıyla karinenin aksinin malın teslim edilmediğinin davalı tarafça ispata yarar deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Davalı kayıtlarında yer almayan bir adet faturaya dair sunulan irsaliye faturada ise teslim alan adına atılı imzanın daha önceki faturalardaki imzalar ile aynı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğü, bu durumda bu faturaya konu malların da teslim edilmiş olduğunun kabulü gerekir.
Dava konusu takipte alacağın dayanağı olarak 4 adet fatura gösterilmiş, 3 adet fatura bedeli aynen talep edilmiş, 1 adet fatura içinse daha düşük bir değer alacak olarak talep edilmiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde, davalıdan cari hesap alacağı olarak toplam 49.691,22 TL alacakları bulunduğunu, bu alacak nedeniyle karşılıksız kalan 2 adet çekten dolayı ayrıca takibe geçtiklerini, kalan 31.231,22 TL'lik kısım içinse dava konusu ilamsız takibi başlattıklarını iddia etmişlerdir.
İtirazın iptali davası takiple sıkı sıkıya bağlıdır. Bu nedenle, takibe konu faturalar nedeniyle davacının alacak miktarı hesaplanmalı, bu yapılırken de davalı tarafın ödeme savunmaları üzerinde durulmalıdır. Diğer takibe konu olan ve karşılıksız kalan 2 adet çek davacı defterinde kayıtlı olup, davacı kayıtlarına göre çeklerin kaydedildiği 24/09/2018 tarihinde çek girişleri ile davacı alacağının kalmadığı görülmektedir. Çeklerin toplam tutarı 22.520 TL'dir. Çek mevcut bir borcun ifası için verilir, aksini avans olarak verdiğini iddia eden ispatlamalıdır. Çeklerin karşılıksız kalması nedeniyle, çek iadeleri defterlere işlenmiş, cari hesap alacağı buna göre belirlenmiştir. Çeklerin karşılıksız kaldığı, çekler nedeniyle davacının alacaklı duruma geldiği sabittir. Karşılıksız çekler nedeniyle bankaca ödenen bedel davacı tarafından alacağından mahsup edilerek takiplere girişilmiş olup, yeniden mahsup edilmesi doğru olmamıştır.
Yapılan tüm bu açıklamalara göre, davacının diğer takip ile birlikte toplam asıl alacağının 49.691,22 TL olduğu, dava konusu takipte ise talep edilen 31.231,22 TL asıl alacak yönünden davanın sübut bulduğu, takip öncesi davalı borçlu temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faizin talep edilemeyeceği, diğer takipteki alacağın dava konusu takip ile mükerrer alacak olmadığı kanaatine varılmış olup, bu gerekçelerle davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-)
a)Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
b) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının Bursa .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 31.231,22 TL asıl alacak üzerine ve bu asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte devamına,
2-İİK 67. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın %20 si olan 6.246,24 TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.133,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 401,81 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.731,59 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'den davanın kabul ve ret oranlarına göre hesaplanan 1.223,56 TL'nin davalıdan, bakiye 96,44 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan; 900,70 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 834,89 TL yargılama gideri ve 401,81 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.236,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 31.231,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.461,42 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
II-)
a)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının davacıya talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
b) Davacı tarafından istinaf başvuru aşamasında yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
III-)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 402,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 212,79 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
IV-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
V-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/12/2025
...
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)