Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini davasında, emsal karşılaştırmasıyla yapılan değerlemenin hukuka uygun bulunup temyizin esastan reddedilmesi.
Özet: Bu hukuki süreç, 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayalı olarak açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasına ilişkindir. Davacı idare, bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve tapu kaydından yol olarak terkinini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, kamulaştırma bedelini tespit ederek davanın kabulüne karar vermiş, bu karar bölge adliye mahkemesince de istinaf başvurularının esastan reddiyle onanmıştır. Hem davacı idare hem de bir kısım davalılar, taşınmazın değeri, emsal seçimi ve nitelendirmesi (arsa vasfı) konularında itirazlarda bulunarak kararı temyiz etmişlerdir. Ancak yüksek mahkeme, bölge adliye mahkemesinin taşınmazı arsa niteliğinde kabul ederek 2942 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca emsal karşılaştırmasıyla değer biçilmesini usul ve kanuna uygun bulmuş, tarafların temyiz sebeplerini kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görmediğinden temyiz taleplerini reddederek alt mahkeme kararını onamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/2684 E.  ,  2026/449 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/269 Esas, 2024/2354 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/29 Esas, 2023/16 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .......ili, ..., ... Mahallesi 4 48... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma konusu taşınmazın değerli olduğunu, tapu kaydına göre taşınmazda pay sahibi oldukları belirtilen ..., ...ve ...'in gerçekte yaşayan şahıslar olmadıklarını, bu şahısların hata sonucu tapu kayında malik olarak yazılmış olduklarını, taşınmazın değerinin tespiti sırasında konumu ve niteliğinin dikkate alınarak karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine ve dava konusu taşınmazın tapu kayıdının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin çok yüksek hesaplandığını, taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinin hatalı olduğunu, emsal seçiminin ve incelemesinin uygun olmadığını ileri sürmüştür.
2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal alınan taşınmazın uygun olmadığını, dava konusu taşınmazın dava tarihinden bugüne kadar geçen sürede 10 kat değer kazandığı hâlde, 2015 yılı verileri kullanıllarak mülkiyet hakkının açıkça ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu anlaşılmış olup 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ağaç bedelinin yüksek hesaplandığını, arta kalan alanda değer azalışı meydana geldiğini ileri sürmüştür.
2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.