Danıştay 5. Daire, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan kişinin göreve iade talebinin reddine ilişkin ECHR ve savunma hakkı ihlali iddialarına rağmen istinaf kararını onadı.
Özet: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan bir davacının, göreve iade talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın idare ve bölge idare mahkemelerince reddedilmesi üzerine, davacının gizli tanık verilerinin gerçeği yansıtmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, kanunilik ilkesinin ihlal edildiği, AİHM Yüksel Yalçınkaya kararı ilkelerinin dikkate alınmadığı ve işlemin ölçüsüz olduğu yönündeki temyiz iddialarının, alt mahkeme kararının hukuk ve usule uygun bulunması gerekçesiyle reddedilerek kararın onanmasına ilişkindir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/12613 E.  ,  2025/8853 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/12613
Karar No : 2025/8853
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen verilerin gerçeği yansıtmadığı, hakkında disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda öngörülen usul ve esasların dikkate alınması gerektiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin dikkate alınması gerektiği, kanunilik ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarma kararının öngörülebilir olmadığı, somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğundan ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, keyfi şekilde işlem tesis edildiği, kamu görevinden çıkarma kararının ölçülü olmadığı, yasal nitelikteki faaliyetlerin Anayasal prensiplere sadakat yükümlülüğünü ihlal etmeyeceği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.