Bölge Adliye Mahkemesinin, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma davasında CMK 280/1-e-f dışındaki bozma kararının hukuka aykırılığı ve hükümsüzlüğü.
Özet: Yargıtay, sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetinin istinaf mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma olarak değiştirilip ilk derece mahkemesine bozularak gönderilmesi üzerine yeniden kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde, bölge adliye mahkemesinin 5271 sayılı Kanunun 280/1-e ve -f bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uymayan bir karar verdiğini, kanuni dayanağı bulunmayan bu tür bozma kararları ile tesis edilen hükümlerin hükümsüz olduğunu ve istinaf mahkemesinin duruşma açarak delilleri değerlendirip kendisinin hüküm kurması gerektiğini belirtmiştir.
5. Ceza Dairesi         2025/9699 E.  ,  2026/6136 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1861 Esas, 2025/1877 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine dair İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2018/651 Esas, 2020/373 sayılı hükmünün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin 27.03.2023 tarihli ve 2021/698 Esas, 2023/467 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-e-f bentleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 20.02.2025 tarihli ve 2023/379 Esas, 2025/111 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 251/3, maddeleri uyarınca 1 ay 26 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin 04.07.2025 tarihli ve 2025/1861 Esas, 2025/1877 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Mahkumiyet hükmünün yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan verildiğine, katılanın vekili olarak takip ettiği işlerin araştırılmadığına, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığına, tedbir talebinde bulunmadığı iddia edilen dosyada talebi üzerine ihtiyati tedbir uygulandığına, katılanın yaptığı ödemenin vekalet ücretine ilişkin olduğuna, katılan tarafından haksız yere azledildiğine, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 27.03.2023 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 20.02.2025 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 04.07.2025 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 15.10.2020 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.