Yargıtay 5. Ceza Dairesinden görevi kötüye kullanma suçunda zamanaşımı nedeniyle düşme ve zimmet suçunda eksik araştırma, hatalı değerlendirme, hesapsal ve usuli eksiklikler nedeniyle mahkumiyetin bozulması kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarının suç tarihi itibarıyla dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşmesine karar verirken, zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerini ise, tespit edilen miktarın bir kısmının sanıkların uhdesinde bulunmadığı, çek bedelinin akıbeti ve değer azlığı hükümlerinin araştırılmadığı, ceza hesaplamasında hata yapıldığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının ve hak yoksunluğuna hükmedilme lüzumunun değerlendirilmediği, ayrıca sanıkların önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının ele alınmadığı gerekçeleriyle usul ve esasa aykırı bularak bozmuştur.
5. Ceza Dairesi         2022/3253 E.  ,  2026/6124 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/8 Esas, 2019/328 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan cezaların miktarlarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanıkların duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1) Sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanıkların oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerine uyan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 30.06.2007 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu tespit edildiğinden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2) Sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;
Suç tarihlerinde Sınırlı Sorumlu Tekkeköy ... Yönetim kurulu başkanı olan sanık ... ile başkan yardımcısı olan sanık ... hakkında kooperatiften alacağı bulunmayan tanık ... lehine 275.000,00 TL bedelli çek düzenlemek suretiyle kooperatifi borçlandırmak ve üye ... tarafından kooperatifin banka hesabına yatırılan 53.000,00 TL'yi uhdelerinde bulundurmak suretiyle toplamda 328.000,00 TL'yi zimmetlerine geçirdikleri kabulü ile mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; sanık ... tarafından çekilen 8.000,00 TL'nin sanıkların uhdesinde bulunduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte sanıkların ... tarafından kooperatif hesabına yatırılan paranın 15.000,00 TL'sinin kooperatiften alacaklı olan üyeler ... ve ...ya, 30.000,00 TL'sinin ise kooperatif ile anlaşması olan... Petrol isimli firmaya ticari ilişki kapsamında ödendiğini savunmaları, tanıklar ..., ... ile ....'nun bu hususu doğrulamaları karşısında 45.000,00 TL paranın sanıkların uhdelerinde bulunduğunun kabulünün mümkün olmadığı halde zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine esas alınması,
275.000,00 TL bedelli çek ile ilgili Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/117 Esas ve 2015/908 Karar sayılı menfi tespit davasında verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, çek bedelinin kooperatiften tahsil edilip edilmediği araştırılarak, çek bedeli tahsil edilmemiş ise suç tarihi dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 249/1. maddesi gereğince değer azlığı hükümleri yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca yapılan artırım sonucu bulunan "6 yıl 3 ay hapis" cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu "5 yıl 2 ay 15 gün" yerine "5 yıl 2 ay 10 gün" hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik cezalar tayini,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılması lüzumu,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Sanıklardan ...'nun adli sicil kaydında yer alan Tekkeköy (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2009 tarihli ve 2008/17 Esas, 2009/236, ...'ın adli sicil kaydında yer alan Tekkeköy Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2008 tarihli ve 2008/452 Esas, 2008/665 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca ele alınması için mahkemelerine ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.