Silahla tehdit suçunda, içtima hükümleri gereği kamu davası açılması gerekirken verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazın reddi üzerine kanun yararına bozma kararı.
Özet: Şüphelinin park halindeki aracı silahla kurşunlaması eylemi neticesinde, savcılıkça bu eylemin genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle silahla tehdit suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın Sulh Ceza Hakimliğince reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş; zira olayda şüphelinin eyleminin, Türk Ceza Kanununun 44. maddesi uyarınca silahla tehdit ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarını birlikte oluşturduğu, ancak en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan kamu davası açılması gerektiği halde, itirazın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu tespit edilerek, Sulh Ceza Hakimliğinin ilgili kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/6129 E.  ,  2026/4187 K.
"İçtihat Metni"

KANUN YARARINA BOZMA
Silahla tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.01.2022 tarihli ve 2021/13964 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.02.2022 tarihli ve 2022/564 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 13.10.2025 gün ve 94660652-105-54-21081-2025-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.10.2025 gün ve 2025/121223 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, olay günü şüphelinin müştekinin park halinde bulunan aracını silahla kurşunladığından bahisle başlatılan soruşturma neticesinde, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesinde düzenlenen ... içtima hükümleri uyarınca daha ağır cezayı gerektiren genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunu oluşturduğu gerekçesiyle silahla tehdit suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Şüphelinin eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesinde tanımlanan silahla tehdit ve aynı Kanun'un 170/1-c maddesinde tanımlanan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi uyarınca şüpheli hakkında bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren suçun silahla tehdit suçu olup anılan suçtan kamu davası açılması gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.02.2022 tarihli ve 2022/564 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.