Danıştay 5. Daire, FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının etkin pişmanlık ve HAGB kararına rağmen idarenin işlemini hukuka uygun bulup temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan davacının, hakkında terör örgütü üyeliği suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararına rağmen, ceza yargılamasındaki deliller ve etkin pişmanlık beyanıyla ortaya çıkan samimi ikrarının FETÖ ile olan iltisak veya irtibatını gösterdiği, idari yargının bu delilleri bağımsız olarak değerlendirebileceği ve kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/15642Karar No : 2025/8799 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ yapılanması ile terör örgütü olarak anılmadığı dönemlerde irtibat kurduğu ve Devlet büyüklerinin uyarısı ile irtibatını kestiği, örgütsel sayılabilecek hiçbir faaliyete katılmadığı, hiçbir suça karışmamakla birlikte etkin pişmanlıktan faydalanarak bildiklerini anlattığı ancak hakkında beraat yerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, örgüt üyeliğinin kasten işlenebilecek suçlardan olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceği, ilişkisini kesmiş olduğu döneme kadar bu yapının bir terör örgütü olduğunun bilinmediği, dava konusu işlem ile hukuki belirlilik ilkesine aykırı hareket edildiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.