İhmali davranışla görevi kötüye kullanma davasında, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan TCK 53/5 uygulanması ve hak yoksunluğu süresinin hatalı belirlenmesi nedeniyle Yargıtayın Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozması.
Özet: Yargıtay, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanığa verilen adli para cezasına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını değerlendirirken, katılanın vefatı nedeniyle vekilinin temyiz yetkisinin sona erdiğini ve mirasçıların katılım taleplerinin reddini tespit etmiş; ancak sanığa iddianamede talep edilmeyen Türk Ceza Kanununun 53/5. maddesinin uygulanması için ek savunma hakkı verilmemesi ve hak yoksunluğu süresinin hatalı belirlenmesi gerekçeleriyle hükmü bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.
5. Ceza Dairesi         2025/5791 E.  ,  2026/6062 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/1199 Esas, 2023/66 Karar
SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Katılan ...’nın hükümden önce 19.09.2022 tarihinde vefat ettiği, vekili ile arasındaki vekalet ilişkisinin ölümle son bulduğu, bu itibarla katılanlar vekilinin ... adına hükmü temyiz hakkının bulunmadığı, Dairemizin 22.04.2025 tarihli ve 2024/2778 Esas, 2025/5591 sayılı Kararı üzerine gerekçeli kararın Bölge Adliye Mahkemesince adı geçen katılanın yasal mirasçılarına tebliğ edildiği, yasal mirasçılardan ... ile ... tarafından verilen 30.05.20 25... .06.2025 havale tarihli dilekçelerin temyiz iradesi içermediği, katılma talebi mahiyetinde olduğu ve kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteminde bulunulamayacağı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafiinin ve ... ile ... adına katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2020/244 Esas, 2022/26 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 11.01.2023 tarihli ve 2022/1199 Esas, 2023/66 sayılı Kararı ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
İcra takibi yapılmadığı için katılanların bir zararının bulunmadığına, katılanların hukuki menfaatlerinin ihlal edilmemesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
İlk Derece Mahkemesinin müvekkillerinin beyanlarını dikkate almadığına, sanığın üst hadden cezalandırılması gerekirken alt sınırdan cezaya hükmedilmesinin ve hakkında takdiri indirim uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İddianame ve son soruşturmanın açılması kararında talep edilmediği halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 226. maddesine aykırı olarak, sanığa ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunurken yasaklılık süresinin "75 gün" yerine "2 ay 15 gün" olarak belirlenmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, ... ve ...’nın davaya katılma taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca ek Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, katılanlar vekilinin ... adına sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
3.Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen Kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.04.2026 tarihinde karar verildi.