Kanun Yararına Bozma talebiyle, tehdit suçundan verilen mahkumiyetin sekiz yıllık dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürülmesine ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Tehdit suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının, ilk mahkumiyet hükmü ile son hüküm arasında suçun ceza türüne göre belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu süreçte zamanaşımını kesen herhangi bir işlemin gerçekleşmediği gerekçesiyle Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma talebiyle yapılan başvuruyu değerlendiren Yargıtay, bu talebi kabul ederek sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ve verilen cezanın infaz edilmemesine hükmetmiştir.
6. Ceza Dairesi         2026/1222 E.  ,  2026/4182 K.
"İçtihat Metni"

KANUN YARARINA BOZMA
Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1.cümle ve 43/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2015/81 esas, 2015/581 sayılı kararının, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.11.2023 tarihli ve 2023/3908 esas, 2023/14702 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteâkip, yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle ve 43/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2024 tarihli ve 2023/915 esas, 2024/747 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 28.01.2026 gün ve 94660652-105-34-28483-2025-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.02.2026 gün ve 2026/19625 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre;
Sanığın eylemine uyan tehdit suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında,
Sanığın ilk sorgusunun 03.03.2015 tarihinde yapıldığı, ilk mahkumiyet hükmünün Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2015/81 esas, 2015/581 sayılı kararı ile verildiği, anılan kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.11.2023 tarihli ve 2023/3908 esas, 2023/14702 karar sayılı ilâmı ile bozulduğu, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı,
Bu haliyle, ilk mahkumiyet kararının verildiği 02.12.2015 tarihi ile kararın verildiği 13.12.2024 tarihi arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık ...'un eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümle, 43/1 maddelerinde düzenlenen tehdit suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının ilk mahkumiyet tarihi olan 02.12.2015 ile son hükmün verildiği 13.12.2024 tarihleri arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2024 tarihli ve 2023/915 esas, 2024/747 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.