FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle KHK ile ihraç edilen kamu görevlisinin, etkin pişmanlık sonucu ceza verilmesine yer olmadığı kararına rağmen göreve iade talebinin reddinin Danıştay tarafından onanması.
Özet: 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade başvurusunun reddi üzerine açtığı davanın temyiz incelemesinde, alt derece mahkemesinin ret kararını onayan Danıştay, davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan etkin pişmanlıktan yararlanarak ceza verilmesine yer olmadığına dair kararına rağmen, idari yargının ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak delilleri değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, davacının kendi samimi ikrarıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisini ortaya koyduğunu belirterek kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/15782Karar No : 2025/8801 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 667 sayılı KHK kapsamında yapılacak değerlendirmenin, adli suç veya disiplin suçu niteliğindeki somut bir eylemin soruşturulması mahiyetinde olmayıp belli bir yapıyla bağlarının olup olmadığına ilişkin kanaatin oluşturulacağı bir süreci ifade ettiği, bu kanaate varılırken mevcut somut bilgi ve belgelere dayanılması gerektiği, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmanın Devlet memurluğundan çıkarma sebepleri arasında yer aldığı, bunun ise Terörle Mücadele Kanunu’nun 1. maddesinde belirtilen amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş bir örgüt tarafından gerçekleştirilen somut bir terör eyleminin olması ve Devlet memurunun da aynı amaçla bu eyleme fiilî olarak müdahil olması anlamını taşıdığı, irtibat ve iltisak kavramlarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Devlet memurluğundan çıkarma sebeplerini düzenlendiği yasal çerçevede ele alınmasının kanunilik ve belirlilik ilkeleri yönüyle zorunlu olduğu, örgüte müzahir sendika veya derneklere salt üyelik olgusunun doğrudan ihraca gerekçe gösterilemeyeceği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda geçici düzenlemeler yapılabileceği, hiçbir yargı kararı veya disiplin soruşturması yapılmadan ve savunması alınmadan işlem tesis edildiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisaka dair kriterlerin şahsında mevcut olmadığı, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde ceza verilmesine yer olmadığı yönünde karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, , savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, disiplin soruşturmalarında cezaların şahsiliği ilkesinin aşılamayacağı ve verilecek cezanın ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği ileri sürülmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan etkin pişmanlık kapsamında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının etkin pişmanlıktan yararlandığından bahisle davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.