Danıştay 5. Dairesi, KHK 375 geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılan TSK mensubunun özel kanun ve hukuka aykırılık iddialarıyla temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı, Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olması nedeniyle özel kanunlara tabi olması, suç ve cezaların kanuniliği, masumiyet karinesi, adil yargılanma ve savunma hakkı gibi temel ilkelerin ihlal edildiği gerekçeleriyle işlemin iptali ile özlük ve parasal haklarının iadesini talep etmiş; ancak idare mahkemesi ve istinaf mahkemesinin davayı reddetmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunda, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemi reddedilerek karar oybirliğiyle onanmıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/14598 E.  ,  2025/8796 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/14598
Karar No : 2025/8796
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olması dolayısıyla tabi olduğu özel kanunların uygulanması gerektiği, hakkında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre işlem tesis edilemeyeceği, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasının ancak hükümlü olan subaylar için geçerli olacağı, genel kanunlar ile özel kanunların çatışması halinde özel kanunların uygulanması gerektiği, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanununda kamu görevinden çıkarma işleminin ya da cezasının mevcut olmadığı, dolayısıyla tesis edilen işlemin suçların ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlemin yetki, şekil ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarının hiçbir hukuki metinde veya yargısal kararda tanımlanmadığı, temel hak ve hürriyetlerin özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, suçluluğu mahkeme kararıyla saptanıncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, idarenin tesis ettiği işlemi gerçek ve hukuka uygun sebebe dayandırmak zorunda olduğu, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanması gerektiği, doğruluğu kanıtlanamamış bir istihbari bilgiye dayanarak işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, idarenin takdir yetkisinin sınırsız ve mutlak bir yetki olmadığı, dava konusu işlem ile hukukun üstünlüğü ilkesi, masumiyet karinesi, kuvvetler ayrılığı ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, adil yargılanma hakkı, savunma hakkı, suç ve cezaların kanuniliği, hakkın özüne dokunma yasağı, ölçülülük ilkesi gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.