Danıştay, FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddi kararını, ceza yargılamasındaki beraatin idari kararı bağlamadığını belirterek onadı.
Özet: Bir kamu görevlisinin 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılması üzerine, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetmesi ve bu ret işleminin iptali istemiyle açılan davanın alt mahkemelerce de reddedilmesi sonrasında, davacının temyiz başvurusunda sunduğu delil niteliğindeki belgelerin güvenilirliği, savunma hakkının ihlali, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması gibi iddialara karşı Danıştay, silahlı terör örgütüne üyelik veya yardım suçundan beraat kararının, iltisak ve irtibat nedeniyle kamu görevinden çıkarılma tedbirinin hukuka uygunluğu yönünden bağlayıcı olmadığını vurgulayarak, dosyadaki tespitler ışığında davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna vararak alt mahkemenin ret kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/12504Karar No : 2025/8806 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kart içeriğinde yer alan fişleme niteliğindeki bilgilerin aleyhine delil olarak gösterilemeyeceği, söz konusu verilerin kim tarafından ve ne şekilde düzenlendiğinin belli olmadığı, örgütsel saikle hareket ettiğinin ortaya konulmadığı, Kimse Yok Mu Derneği’nin gönderdiği SMS’lerden sorumlu tutulamayacağı, işlem tarihinden önce savunmasının alınmadığı, sonradan getirilen itiraz müessesi ile savunma hakkının kullandırıldığının kabul edilemeyeceği, OHAL döneminde alınan tedbirlerin OHAL rejiminin yürürlük tarihiyle sınırlı olarak uygulanması gerektiği, bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, Kanun Hükmünde Kararnamenin süresi içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, hakkında soyut ve genel nitelikli işlem tesis edildiği, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, çalışma hürriyeti, özel hayatın gizliliği ilkesi, ayrımcılık yasağı, mülkiyet hakkı, eğiştim hakkı, lekelenmeme, şeref ve itibarına saygı hakları gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' veya ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında bu olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.