Danıştay 5. Daire, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL Komisyonu ret kararı ve beraat iddialarına rağmen temyiz istemini reddederek görevden ihraç kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden ihraç edilen davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetme işleminin iptali talebinin alt mahkemelerce reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunda, hakkındaki gizli tanık beyanlarına dayalı bilgilerin eksik araştırıldığı, ceza yargılamasında beraat ettiği ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının dikkate alınmadığı iddialarına ve tetkik hakiminin eksik araştırma gerekçesiyle bozma yönündeki düşüncesine rağmen, Danıştay, bölge idare mahkemesinin, OHAL Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetme işleminin iptali talebini reddeden kararını hukuka ve usule uygun bularak davacının temyiz istemini reddetmiş ve kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/12029Karar No : 2025/8816 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, tabii hakim ilkesine aykırı hareket edildiği, kanunilik ilkesi ve masumiyet karinesi ile özel hayata saygı ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının olağanüstü halin gerektirdiği türden bir tedbir olmadığı, dava konusu işlemin ölçülü olmadığı, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen verilere itibar edilemeyeceği, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, bahse konu beraat kararının İdare Mahkemesince dikkate alınmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin dikkate alınması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : Dosya içerisinde yer alan, örgüt mensubu gizli tanık Garson'dan ele geçirilen micro SD kart üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Veri İnceleme Raporunun "Zümre Başkanı" kısmında "...", "Öğretmeni" kısmında "..." bilgisine yer verildiği görülmekle; Mahkemece, ilgili kurumlara ara kararı yapılmak suretiyle raporda yukarıda belirtildiği şekilde yer alan kişilerin açık kimlik bilgileri ile örgüt içerisindeki konumları saptanıp anılan kişilerle davacının örgütsel bir bağı olup olmadığı ve söz konusu şahısların davacı hakkında beyanlarının bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonuca göre davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.