Tapu iptali ve tescil davasında, kadastro öncesi harici satış ve TMK 713/2ye dayalı mülkiyet iddiaları ile terditli tazminat taleplerinin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacılar vekili tarafından, müvekkillerinin murisinin 1950li yıllarda davalı kök murisinden haricen satın aldığı taşınmazın tapu iptali ve tescili ile terditli olarak güncel değer veya denkleştirici adalet kuralı gereği bedel ödenmesi talebiyle, Türk Medeni Kanununun 713/2 maddesine de dayanarak açılan davada; ilk derece mahkemesinin tüm talepleri reddetmesi üzerine, istinaf mahkemesi kadastro öncesi hukuki sebebe dayalı talebi hak düşürücü süre yönünden usulden, diğer tapu iptali ve tescil ile tazminat taleplerini ise esastan reddetmiş, temyiz incelemesinde bu kararın usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek temyiz talepleri reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/532 E., 2025/446 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Keşan 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/7 E., 2024/174 K.Bölge Adliye Mahkemesinin davacılar vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının kök murisi ...’ın taşınmazı 1950'li yıllarda müvekkillerinin murisi ...a sattığını, zilyetliği devrettiğini, taşınmazın bugüne kadar müvekkillerinin murisi ve müvekkilleri tarafından kullanıldığını, müvekkilleri ... mirasçılarından tescilin sağlanmasını istemişse de olumlu sonuç alamadıklarını, taşınmazın 05.12.2023 tarihinde davalı adına tescil edildiğini, ...’ın 1977 tarihinde öldüğünü, ölüm tarihinden Anayasa Mahkemesinin 2011 tarihli iptal kararına kadar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 hükmünde belirtilen koşulların gerçekleşmiş olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini, terditli olarak taşınmazın dava tarihi itibarı ile belirlenecek güncel değerinin müvekkillerine ödenmesini, bu talebin de kabul görmemesi durumunda denkleştirici adalet kuralı gereğince taşınmazın satın alınması esnasında ödenebilecek rayiç bedelin dava tarihine uyarlanarak müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın muris ... adına kayıtlı iken 1977 tarihinde ölümü üzerine 1982 tarihinde mirasçıları adına intikalinin yapıldığını, tapu kayıt maliklerinin hâlen sağ olduğunu ve 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde belirtilen koşulların gerçekleşmediğini, müvekkilinin murisi ... ile davacılar murisi arasında bir harici satış yapılmadığını, ayrıca müvekkili ile davacılar murisi arasında bir para alışverişi de olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve terditli taleplerin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davacıların kadastro öncesi hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmüne dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde güncel rayiç bedel, bu durumların kabul görmemesi hâlinde denkleştirici adalet kuralı gereğince belirlenecek bedelin ödenmesi isteklerine ilişkin davaların ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekirken; Mahkemece asıl ve terditli taleplerin reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına, davacılar tarafından kadastro öncesi hukuki sebebe dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davası yönünden davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine, davacılar tarafından 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde yazılı "ölüm" hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası yönünden davanın esastan reddine, davacılar tarafından güncel rayiç bedel, bu durumların kabul görmemesi hâlinde denkleştirici adalet kuralı gereğince belirlenecek bedelin ödenmesi talepleri yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde, davanın mahkemece kadastro öncesi satın alma olarak değerlendirildiğini ancak esasen 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde bulunan "...kayıt malikinin 20 yıl önce ölmüş bulunması nedeniyle tapu kütüğünün hukuki değerini yitirdiği" hukuki nedenine dayalı iptal tescil isteği olduğunu, hak düşürücü sürenin de bu davada uygulama alanı bulunmadığını, müvekkillerinin zilyetliğinin ispat edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeTaraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro öncesi harici satın almaya ve 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde belirtilen ölüm hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak taşınmazın değerine ilişkin tazminat, terditli olarak bedele ilişkin tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.