Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinden, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasında verilen ihtiyati hacze itirazın reddine karşı yapılan istinaf başvurusunun, sunulan teminata rağmen HMK 353/1-b.1 gereği esastan reddine dair karar.
Özet: Bu hukuki evrak, mahkeme ilamıyla sabitlenmiş yaklaşık 28 milyon TL alacak için borçlunun mal kaçırma ihtimali gerekçesiyle talep edilen ihtiyati hacze yapılan itirazın değerlendirilmesiyle ilgilidir. Alacaklı vekili, alacağın mahkeme kararına dayandığını ve teminatsız ihtiyati haciz gerektiğini savunurken; aleyhine ihtiyati haciz istenen borçlu vekili ise, kararın henüz kesinleşmediğini, icra takibine karşılık 34.5 milyon TL tutarında kesin ve süresiz teminat mektupları sunulduğunu ve bu nedenle ihtiyati haczin konusuz kaldığını ileri sürerek kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin borçlunun ihtiyati hacze itirazını reddetmesi üzerine, borçlu tarafça yapılan istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilerek, ihtiyati haczin devamına ilişkin ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)ESAS NO : 2026/691 KARAR NO : 2026/699T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 11/05/2026NUMARASI : 2026/99 Esas - 2026/99 KararİHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : VEKİLİ : Av. ... ALEYHİNE İHTİYATİHACİZ İSTENEN : .VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... TALEP KONUSU : İhtiyati Hacze İtirazKARAR TARİHİ : 13/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı, aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafından yapılan itirazın mahkemece reddine dair verilen karara karşı süresi içinde ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : İhtiyati haciz talep eden vekili; müvekkili ile karşı taraf borçlu şirket arasında görülen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası neticesinde, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.04.2026 tarihli 2024/314 Esas ve 2026/367 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne hükmedildiğini, verilen karar ile ihtiyati haciz talep eden şirketin alacaklı olduğunun yargı kararıyla sabit hale geldiğini, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce hüküm altına alınan 13.870.209,65 TL asıl alacak, dava tarihinden itibaren işleyen 13.010.351,65 TL avans faizi, 1.142.106,29 TL nispi vekalet ücreti ve 272.211,00 TL yargılama gideri olmak üzere, borçlu şirketten toplam 28.284.878,59 TL tutarında muaccel ve likit alacağın bulunduğunu, alacağın bir mahkeme kararına bağlandığı için borçlunun mallarını kaçırma veya gizleme ihtimalini ayrıca ispat atmesine hukuken gerek bulunmamakla birlikte davalı şirketin borçlarından kurtulmak ve tahsil kabiliyetini ortadan kaldırmak amacıyla malvarlıklarını üçüncü kişilere devretmeye başladığını, borçlunun mal kaçırma kastı bulunduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz talep edenin mahkeme ilamıyla sabit olan, rehinle temin edilmemiş ve muaccel durumdaki toplam 28.284.878,59 TL tutarındaki alacağının tahsilini tehlikeye düşürmemek adına, borçlu şirketin tüm malvarlığı değerleri üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, alacak mahkeme ilamına dayandığından, 2004 sayılı İİK'nın 259. maddesinin 2. fıkrası gereğince teminatsız olarak borçlu şirketin borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki her türlü hak ve alacakları (banka hesapları, doğmuş ve doğacak hakedişleri dâhil) üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Aleyhine ihtiyati haciz istenen vekili ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde; verilen ihtiyati haciz kararının yasal düzenlemelere, usule ve somut olaya aykırı olduğunu, somut olayda ihtiyati haciz koşulları gerçekleşmediğini, ihtiyati haciz kararı İİK düzenlemesine ve somut olay içeriğine aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret mahkemesinin 2024/314 Esas ve 2026/367 Karar sayılı kısmen kabul ilamına karşı tehir-i icra talepli olarak istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulduğunu, kararın henüz kesinleşmediğini, karara esas ilama dayalı olarak başlatılan Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2026/31158 E. Sayılı takip dosyasına da toplam 34.500.000,00 TL bedelli iki adet kesin ve süresiz teminat mektubu sunulduğunu, davacının alacak tutarları teminatlandırdığını, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen kısmen kabul kararına karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulduğunu, kararın henüz kesinleşmediğini, takip doyasında mübrez derkenar dilekçesi, borcu karşılar tutarda kesin ve süresiz iki adet teminat mektubun nazar alındığında ihtiyati haczin konusuz kaldığını, bu nedenle öncelikle ihtiyati haciz kararının teminatsız kaldırılmasını, aksi halde teminat mukabili kaldırılmasını, ihtiyati haczin talep edilebilmesi için yasanın aradığı koşullar İİK nun da açıklanmış olduğunu, ihtiyati haciz talebi, alacaklı olduğunu iddia edenin her koşulda başvurabileceği bir yol ve kabul edilebilecek bir talep olmaması gerektiğini, bu nedenle alacaklı olduğunu iddia edene, borçluyu mağdur edecek ve telafisi imkansız sonuçlara neden olacak şekilde borçlunun tüm malvarlığı, hak ve alacaklarına haciz konulmasını talep hakkını da vermemesi gerektiğini, ihtiyati haciz talebi değerlendirilirken, alacaklı olduğunu iddia eden kadar, aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin de hakları aynı ölçüde korunması gerektiğini, bu menfaat kavramına maddi unsurlar kadar manevi unsurlar da dahil edilmesi gerektiğini, zira ihtiyati haciz yolu, alacağın tahsili yöntemlerinden biri olmadığını, müvekkili şirketin temellerinin 1979 yılında atılmış olduğunu ve 1985 yılından bu yana... markasıyla Türkiye'de ve dünyada birbirinden başarılı projelere imza attığını, çok sayıda özel projeleri ve kamu ihaleleri ile köprü, yol, konut, ofis ve sağlık tesisleri, havalimanı inşaatı ile Türkiye’de ve yurt dışında alt ve üst yapı çalışmaları yapan, enerji, sanayi, çevre, tarım, ulaştırma, eğitim ve turizm sektöründe ve ticari faaliyetlerinde öncü ve hem Türkiye’de hem de uluslar arası alanda tanınmış bir marka olduğunu, objektif iyiniyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen TMK.’nun 2. maddesi, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanmasını yasanın korumayacağını belirttiğini, aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen, hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralının amacı, hakime özel ve istisnai hallerde hüküm verme olanağını sağladığını, talep eden, davaya konu ilam hakkında 08.05.2026 tarihinde ilamlı icra takibi başlatmış olmasına rağmen , kanun yolu açık olarak verilen ve üstelik istinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğunun sabit olan bir karar hakkında ayrıca 08.05.2026 tarihinde takip tarihi ile aynı gün ihtiyati haciz talebi ve karar akabinde de müvekkili şirketin birden fazla şantiyesinde haciz /muhafaza talebinde bulunması, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu savunarak, müvekkili şirketin tüm mal varlığına sınırlama olmaksızın uygulanması talep edilen hacizler neticesinde telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla duruşmasız ve ivedi olarak, müvekkili şirket aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının ve müvekkili şirket aleyhine konulmuş tüm hacizlerin kaldırılmasını, aksi kanaatte ise müvekkili şirketçe uygun görülecek teminat miktarı tutarı kadar banka teminat mektubu veya nakit teminat yatırılması suretiyle, müvekkili şirket aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının ve müvekkili şirket aleyhine konulmuş tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi 21/05/2026 tarihinde alacaklı vekilinin talebini kısmen kabul ederek toplamda 15.284.526,94 TL alacak için ihtiyati haciz kararı vermiştir. Borçlu vekilinin 13/05/2026 tarihli ihtiyati hacze itiraz dilekçesi üzerine mahkemece "Talep hukuki niteliği itibariyle verilen ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkin olup, itirazın incelemesi duruşmalı olarak yapılmıştır. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, buna göre, borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilme hakkı bulunmaktadır. Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/314 Esas 2026/367 Esas sayılı ilamı ile eser sözleşmesi neden ile alacak istemli davanın kısmen kabulü ile 13.870.209,65 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının talep ettiği munzam zarar şartlarının oluşmaması nedeniyle reddine karar verildiği, 08/04/2026 tarihli gerekçeli karar ile 237.427,60 TL harç, 34.783,60 TL yargılama gideri, 1.142.106,26 TL nispi vekalet ücreti olmak üzere yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, ihtiyati haciz talep eden vekilinin bu kez mahkememizden 13.870.209,65 TL asıl alacak, dava tarihinden itibaren işleyen 13.010.351,65 TL avans faizi, 1.142.106,29 TL nispi vekalet ücreti ve 272.211,00 TL yargılama gideri olmak üzere, borçlu şirketten toplam 28.284.878,59 TL tutarında alacak yönünden ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, İhtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/314 Esas ve 2026/367 Esas sayılı dosyasında hüküm altına alınan 13.870.209,65 TL asıl alacak, 1.142.106,29 TL nispi vekalet ücreti ve 272.211 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 15.284.526,94 TL tutarındaki alacağın temini için yukarda adı geçen borçlunun menkul, gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK’nun 257/1 v.d. maddeleri uyarınca ihtiyaten haczine, dava tarihinden itibaren işleyen 13.010.351,65 TL avans faizi yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, bu kez ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin kararın henüz kesinleşmediği, bu nedenle haksız ihtiyati haciz konulduğundan bahisle ihtiyati haciz kararına itiraz ettiği ve ilama dayalı olarak başlatılan icra dosyasına kesin ve süresiz teminat mektubu sunulduğundan ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş ise de ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin ileri sürdüğü itirazlarının İİK'nin 265. maddesinde sayılan nedenlerden olmadığı anlaşılmakla ihtiyati hacze itiraz edenin ihtiyati haciz koşulları oluşmadığına ilişkin itirazının yerinde görülmediği" gerekçesi ile, ihtiyati hacze itiraz talebinin reddine, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi yönünden icra hukuk mahkemesi görevli olduğundan mahkemelerinin görevsizliği nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret mahkemesinin 2024/314 Esas ve 2026/367 Karar sayılı kısmen kabul ilamına karşı tehir-i icra talepli olarak istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulduğunu, kararın henüz kesinleşmediğini, huzurdaki dosya ile verilen ihtiyati haciz kararına esas ilama dayalı olarak başlatılan Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2026/31158 E. Sayılı takip dosyasına sunulduğunu, müvekkilince icra dosyasına toplam 34.500.000,00 TL bedelli iki adet kesin ve süresiz teminat mektubu sunulduğunu, icra dosyasında Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2026/292 D.İş sayılı 13.05.2026 tarihli kararı ile icranın geri bırakılması kararı verildiğini, sunulan teminat mektupları ile davacı ihtiyati haciz talep eden tarafın tüm borcunun teminat altına alındığını, ihtiyati haczin işlevini yitirdiğini, ihtiyati haciz talep eden tarafın dayanağı bulunmayan ihtiyati haciz talebi için hukuki yararının bulunmadığını, zira, İhtiyatı haczin " Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı," şartlarının alacağının teminatlandırılmış olması ve tehir-i icra talepli istinaf kanun yoluna başvuru neticesinde kararın henüz kesinleşmemiş olması sebebiyle mevcut bir ihtilafın bulunmadığını, yine verilen ihtiyati haciz kararının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İhtiyati Haciz Kararının Muhtevası" başlıklı 260'ıncı maddesine de aykırı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Talep, ihtiyati haczin kaldırılması talebine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiş olup, hüküm aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlu vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, lehine ihtiyati haciz kararı verilen alacaklının alacağının mahkeme ilamına dayalı olduğu, İİK 257 maddesi çerçevesinde teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesinde yasaya aykırı bir hususun bulunmadığı, borçlu vekilinin mahkeme kararını istinaf ederken tehiri icra kararı almasının ve bu karar verilirken borcu karşılayacak miktarda teminat yatırmasının İİK 265 maddesine göre, ihtiyati hacze itirazın kabulü için bir sebep teşkil etmediği, bu hususun İİK 267 maddesi doğrultusunda icra mahkemesinden ihtiyati haczin kaldırılmasının talep edilmesi halinde icra mahkemesince değerlendirilebileceği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati hacze itiraz eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ihtiyati hacze itiraz eden taraf üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından ihtiyati haciz talep eden yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkan ... E-imzalıdırÜye ... E-imzalıdırÜye ... E-imzalıdırKatip ... E-imzalıdır