Kanun Yararına Bozma ile 65 yaş üstü sanığın tehdit suçundan verilen hapis cezasının TCK 50/3 uyarınca adli para cezasına çevrilmesi kararı.
Özet: Tehdit suçundan basit yargılama usulüyle 3 ay 22 gün hapis cezası alan, suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş ve önceden hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesi uyarınca hapis cezasının adli para cezası gibi seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerekirken ilk mahkemece bu hususun göz ardı edilmesi üzerine, kanun yararına bozma talebi kabul edilerek sanığa verilen cezanın 2.240 TL adli para cezasına dönüştürülmesine ve hükümdeki hak yoksunluğuna ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2026/1220 E.  ,  2026/4170 K.
"İçtihat Metni"

KANUN YARARINA BOZMA
Tehdit suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 81. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli ve 2025/178 Esas, 2025/311 Karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 24.12.2025 gün ve 94660652-105-34-29369-2025-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.02.2026 gün ve 2026/3589 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş olan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden KABULÜ ile İstanbul Anadolu 81. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli ve 2025/178 Esas, 2025/311 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince, sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde hüküm fıkrasının (B-3) numaralı paragrafının devamına, “Sanığa verilen 3 ay 22 gün hapis cezasının Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesindeki amir hükme göre, takdiren aynı Kanun'un 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddesine göre günlüğü 20 TL.'den sanığın neticeten 2.240,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde bir paragraf eklenmesi ile bozmanın sonucuna göre talepte yer almamakla birlikte hüküm içerisinde bulunan hak yoksunluğuna ilişkin bölümün de hükümden çıkarılması, diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.