Gemi alacağı mahiyetindeki kurtarma alacağının kanuni rehin hakkı ve icra takibindeki sıra cetvelinde doğurduğu öncelik hakkında temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir icra takibinde düzenlenen sıra cetvelindeki alacaklı sıralamasına yönelik bir şikayeti incelemektedir. Şikayetçi, alacağının gemi kurtarma alacağı mahiyetinde olduğunu ve kanuni rehin hakkı tanıdığını, bu nedenle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe hak kazandığını ve sıra cetvelinde üst sırada yer alması gerektiğini iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi, şikayetçinin rehin hakkı bulunmadığı ve takibin türünün farklı olduğu gerekçesiyle şikayeti reddederken; bölge adliye mahkemesi, şikayetçinin alacağının kurtarma alacağı olup kanuni rehin hakkı tanıdığını kabul etmiştir. Ancak, şikayet olunanın alacağının da aynı nitelikte olup faaliyet tarihine göre öncelikli olması nedeniyle sıra cetvelinde hataya rastlanmadığını belirterek, ilk derece mahkemesinin ret sonucuna farklı gerekçelerle varmış ve şikayeti yeniden reddetmiştir. Her iki taraf da bölge adliye mahkemesinin bu kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1909 E., 2026/579 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İcra Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/337 E., 2025/134 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili ve katılma yoluyla şikayet olunan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. ŞİKAYETŞikayetçi vekili dilekçesinde; müvekkilinin alacağının Yargıtay kararı ile gemi alacağı mahiyetinde olan kurtarma alacağı olduğunu, gemi alacağı sahibinin de kanuni rehin hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin borçlu hakkında başlatmış olduğu icra takibinin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip olmasına rağmen icra dairesince yazı cevabının hatalı değerlendirilerek sıra cetvelinde müvekkili sırasının yanlış gösterildiğini ileri sürerek, İskenderun İcra Dairesi'nin 2017/36575 Esas sayılı dosyada hatalı olarak düzenlenen 23.07.2024 tarihli sıra cetvelinin iptalini, müvekkili icra dosyasında takip mahiyetinin değişmediğinin tespiti ile buna göre yeni sıra cetveli hazırlanmasını talep etmiştir.II. CEVAPŞikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; kesinleşen mahkeme kararı ile şikayetçi alacağının kurtarma alacağı olmadığı, cer çekme hizmeti olduğu sabit olduğundan kanuni rehin hakkı bulunmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/2926 E., 2020/95 K. sayılı ilamı dikkat alındığında şikayetçinin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip hakkı bulunmadığı, İskenderun İcra Dairesi'nin 2015/36950 Esas sayılı dosyasına göre takip türünün taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip değil ... no 4-5 ilamlı icra takibi olduğu ve kesin haciz tarihinin 28.10.2016 olduğu, karar vermeye yeterli ve elverişli, denetime açık olan bilirkişi raporuyla İskenderun İcra Dairesi'nin 2017/36575 Esas sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde hata yapılmadığının tespit edildiği, sıra cetveli ve derece kararında değiştirilmesi gereken sıra bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davasının açılmasından kesinleşmesine kadar geçen süre içerisinde satış isteme süresi işlemeyeceğinden şikayetçi haczinin ayakta olduğu, itirazın iptali kararındaki feri alacaklar için ... 4-5 icra emri düzenlenmesinin takibin türünü değiştirmeyeceği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 2019/2143 Esas sayılı ilamında hükümsüz sayılan ... 8 ödeme emrinin, itirazın iptali kararındaki feri alacakların tahsili için sehven düzenlenen 09.03.2018 tarihli ... 8 ödeme emri olduğu, takip başlatılırken düzenlenen ... 8 ödeme emrinin iptal edilmediği, itirazın iptali kararı verilmesiyle takip taşınır rehninin paraya çevrilmesi olarak kesinleştiğinden ilk derece mahkeme karar gerekçesinin isabetsiz olduğu, davacı alacağının kurtarma alacağı olarak kesinleştiği, bu alacağında kanuni rehin hakkı verdiğinden takibinin de taşınır rehininin paraya çevrilmesi yoluyla takip olarak kesinleştiği, davalı alacağının da aynı nitelikte olduğu ancak birinci sırada yer verilen davalı alacağının TTK'nın 1324. maddesine göre kurtarma faaliyet tarihine göre daha önce olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde;a.Müvekkili alacağı rehinli ve öncelikli alacak olarak kabul edildiğinden üst sıraya alınması gerektiğini, 6. sırada bırakılamayacağını, talepleri kabul edildiğinden sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesi gerektiğini,b.İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde rehin yok kabul edilmişken Bölge Adliye Mahkemesince rehin olduğu kabul edilmesine rağmen aynı sonuca varılarak şikayetin reddine karar verilemeyeceğini,c.İstinaf sebepleri haklı bulunduğundan şikayet olunan lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir. 2.Şikayet olunan vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; Asliye Ticaret Mahkemesi kararında şikayetçi alacağının kurtarma ücreti değil cer çekme ücreti alacağı olduğuna karar verilerek hesaplama yapıldığını, kanuni rehin hakkı veren alacak olmadığının Yargıtay ilamı ile de kesinleştiğini, davacının takibe bu ilam üzerinden devam etmesiyle ... 8 ödeme emrinin hükümsüz kaldığı ve takibin ilamlı takibe dönüştüğünü, Bölge Adliye Mahkemesinin bu hususu yok sayarak takibin rehin takibi üzerinden devam ettiği tespitinin hukuki olmadığını gerekçenin düzeltilerek onanması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeŞikayet, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Katılma yoluyla şikayet olunan vekilinin temyiz istemi yönünden ise;Bölge Adliye Mahkemesi kararında “Mahkemenin gerekçesi isabetsizdir. Yukarıda anlatıldığı üzere davacının alacağının kurtarma alacağı olarak kesinleştiği , bu alacağın da kanuni rehin hakkı verdiğinden takibinin de taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip olarak kesinleştiği, davalının alacağının da aynı nitelikte olduğu ancak birinci sırada yer verilen davalı alacağının TTK‘nın 1324 maddesine göre kurtarma faaliyet tarihine göre daha önce olduğundan bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmelidir.” gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş ise de; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.01.2020 tarih, 2018/2926 Esas, 2020/95 Karar sayılı ilamında “kanuni rehin hakkının bulunmadığı” tespiti müşteki açısından güçlü delil olduğundan, şikayet olunan alacağının kurtarma alacağı ve tarih itibariyle ilk sırada bulunması nedeniyle şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370/4 hükmü gereğidir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1.Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Katılma yoluyla şikayet olunan vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,İstek hâlinde peşin alınan harçların istek halinde taraflara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.