Katı Atık Bertaraf Ücretinin Sözleşme ve Kılavuz Hükümlerine Aykırı Belirlenmesi ve Sayıştay Gerekçeli Tek Taraflı İndiriminden Kaynaklanan Tazminat Uyuşmazlığı.
Özet: Bir atık bertaraf şirketinin, belediye ile imzalanan sözleşmedeki başlangıçtaki katı atık bertaraf ücretinin hatalı hesaplandığı ve belediyenin tek taraflı indirim yaptığı iddiasıyla açtığı davada ilk derece mahkemesi, davacının ilk ücretle ilgili itirazını ahde vefa ilkesine aykırı bulurken, davalının ücrette yaptığı tek taraflı indirimin sözleşmeye aykırı olduğuna hükmederek, davacıya 14.126.865,87 TL yasal faiziyle ödenmesine karar vermiş ve dava açıldıktan sonra yapılan ödeme nedeniyle talebin bir kısmını konusuz bırakmıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1420 E., 2025/2065 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2025/58 E., 2025/319 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Enerji Ltd. Şti. ile davalı arasında 04.09.2015 tarihli “Entegre Atık Değerlendirme Geri Dönüşüm ve Bertaraf Tesisleri Kurulması ile Düzenli Depolama Sahası Yapımı Bakımı ve İşletilmesi İşine” ait sözleşme imzalandığını, müvekkilinin davalı onayıyla sözleşmeyi 02.10.2015 tarihinde devraldığını, sözleşmenin 11.3 maddesi uyarınca katı atık bertaraf ücretinin belirlenmesinde “Evsel Katı Atık Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz”dan yararlanılacağı ve müteakiben taraflar arasında mutabakat sağlanacağını, müvekkilinin henüz sözleşmeyi devralmadan önce tarafların 14.09.2015 tarihinde, 2015 Eylül ayından itibaren katı atık bertaraf ücretini ton başına 13,22 TL olarak belirlediğini, ancak bu belirlemenin sözkonusu kılavuz hükümlerinin hatalı uygulanması sonucu eksik hesaplandığını, yine davalının Sayıştay sorgusunu gerekçe göstererek katı atık bertaraf ücretinde 2019 yılı Ekim ayından itibaren tek taraflı indirim yapılarak müvekkilinin ayrıca mağdur edildiğini ileri sürerek, katı atık bertaraf ücretinin 14.09.2015 tarihi itibariyle kılavuz hükümlerine uygun olarak tespitini, tespit edilecek TL/ton katı atık bertaraf ücretinin 13,22 TL'den yüksek bulunması halinde dava tarihine kadar uğranılan zararın şimdilik 100,00 TL’sinin tahsilini, bu taleplerinin kabul edilmemesi durumunda davalının katı atık bertaraf ücretini hukuka aykırı olarak indirdiğinin tespiti ile Ekim 2019 tarihinden dava tarihine kadar müvekkili zararının tespit edilerek şimdilik 100,00 TL’nin yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, ıslah yoluyla dava dilekçesinin "c" bendinde yer alan talebe konu 4.965.077,62 TL ödeme yapıldığını, bu talep yönünden davanın konusuz kaldığını bildirerek,diğer taleplerine ilişkin alacağını 16.251.756,42 TL’ye artırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin imzalanmasından sonra sözleşmenin 11.3 maddesi gereği tarafların 10 gün içerisinde bir araya gelerek özgür iradelerine uygun, mutabakat sağlanarak ve sözleşme koşullarını haiz katı atık bertaraf ücretini ve yıllara göre artışının net şekilde belirlediklerini, sözleşmeyi devralan davacının sözleşme hükümlerini ve belirlenen tarifeyi bildiğini, 2015 yılından 2019 yılına kadar ödenen hakedişlere itirazı olmadığını, 5 yıl sonunda itirazın iyiniyete ve basiretli tacir ilkesine, sözleşme serbestisine aykırı olduğunu, Sayıştay'ın incelemesinin mali açıdan müvekkili kurumu bağladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, tarafların üzerinde mutabık kalarak belirlediği katı atık bertaraf ücretinin, ödemeleri ihtirazı kayıt koymadan kabul ettikten uzunca bir süre sonra, mevzuata uygun olmadığı yönündeki iddiasının ahde vefa ilkesine aykırı olduğu, davacının tacir olup, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, davalı belediyenin de, Sayıştay kararlarını uygulamakla yükümlü olduğundan bahisle sözleşme bedelini Ekim 2019'dan sonra 10.219 TL/ton olarak tespit etmesi ve bedelde indirim yapması sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, davalı belediyenin, Sayıştay 7. Dairesi ek ilamı sonrası tekrardan bertaraf ücreti bedeli hususunda hesaplama yapmış, davacının da imzasının bulunduğu hesap tablosu ile katı atık bertaraf ücreti yeniden belirlenerek, davacıya dava açıldıktan sonra 4.925.188,70 TL ödeme yaptığı, ibraz edilen faturada, fiyat farkı konsolide açıklaması ile bu ödemeyi gerçekleştirdiği, davacının, 04.11.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle dava dilekçesinin c bendine yönelik talebi yönünden, davalı ... tarafından 4.925.188,70 TL ödeme yapıldığından, bu talebin konusuz kaldığını belirttiği, ek bilirkişi raporuna göre davalı fiyat farkı ödemesinin 2.124.890,55 TL'sinin dava tarihi öncesine ilişkin fiyat farkı ödemesi olduğu, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 14.126.865,87 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı belediyenin katı atık bertaraf ücretini hukuka aykırı olarak indirdiğinin tespiti ile indirim yaptığı Ekim 2019 tarihinden dava tarihine kadar olan zararının tespiti talebi hakkında 2.124.890,55 TL yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının sözleşme bedelinin yeniden belirlenmesine yönelik tespit talebinin ve buna yönelik uğradığı zararların tahsili talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mutabık kalınan 13,22 TL katı atık bertaraf ücretinin yeniden belirlenmesinin sözleşmeye uygun olmadığı, bununla birlikte; davacının, 04.11.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle dava dilekçesinin c bendine yönelik talebi yönünden, davalı ... tarafından 4.925.188,70 TL ödeme yapıldığından, bu talebin konusuz kaldığını belirttiği, davalı ..., Sayıştay 7. Dairesi'nin kararı sonrası tekrardan bertaraf ücreti bedeli hususunda hesaplama yapıldığı, davacının da imzasının bulunduğu hesap tablosu ile katı atık bertaraf ücreti yeniden belirlenerek, davacıya dava açıldıktan sonra 4.925.188,70 TL ödeme yapıldığı, bilirkişi incelemesinde; davalı tarafça yapılan ödemenin 2.124.890,55 TL’sinin dava tarihinden önceki döneme ilişkin yapılan ödeme olduğunun tespit edildiği, mahkemece, davacının sözleşmenin 11.3 maddesi uyarınca katı atık bertaraf ücretinin 14.09.2015 tarihi itibariyle evsel katı atık tarifelerinin belirlenmesi ve dava tarihine kadar uğradığı zararın tahsili talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu "a" ve "b" bentlerine yönelik davasının reddine, davacının "c" bendine yönelik davası yönünde ise; 2.124.890,55 TL yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Ahde vefa kuralının uyarlama davalarında tartışılması gerektiğini, somut olayda bu nitelikte bir ihtilaf olmadığını, sözleşmeye uygun ücret belirlenmesini isteyenin müvekkili iken Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesine dayanak teşkil eden ahde vefa ilkesinin müvekkili aleyhine yorumlanamayacağını, b. Sözleşmeye aykırı olarak hatalı belirlenen katı atık bertaraf ücretinin sözleşmenin sonuna kadar bağlayıcı olacağı şeklindeki yorumun doğru olmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet sözleşmesine dayalı bedel tespiti ile zararın tahsili mümkün olmazsa bedelin indirilmesinin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile zararın tahsili istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.