Banka ile güvenlik şirketi arasındaki sözleşme kapsamında, özel güvenlik görevlisinin bankayı dolandırması sonucu oluşan zarardan adam çalıştıranın sorumluluğu ve bankanın kusuru.
Özet: Davacı bankanın, özel güvenlik görevlisinin muhtaç kişilerin tediye fişlerindeki kimlik ve barkodları kullanarak 62.110 TLlik mükerrer ödeme dolandırıcılığı yapması üzerine, hem güvenlik şirketini hem de görevliyi dava etmesiyle başlayan süreçte, ilk derece mahkemesi bankanın kendi ağır kusurunu gerekçe göstererek davayı reddetmiş, ancak istinaf mahkemesi güvenlik şirketinin çalışanı olan görevlinin eylemlerinin hizmet kapsamı dışında kaldığını ve kendi haksız eylemi olduğunu belirterek, bankanın görevliye karşı açtığı davayı kabul edip zararın görevliden tahsiline karar vermiş, güvenlik şirketi hakkındaki talebi ise reddetmiş, bu karar üzerine hem banka (şirketin sorumluluğu için) hem de görevli tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2546 E., 2025/2449 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)SAYISI : 2022/1973 E., 2024/2163 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. ile davacı banka arasında Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davacı bankanın genel müdürlük birimlerinin ve şubelerinin güvenlik hizmetlerinin davalı firma tarafından yapıldığını, davalı firma çalışanı eski özel güvenlik görevlisi davalı ...'in ... ili ... Vakfı hesabından muhtaç kişilere yapılan ödemelere ait tediye fişlerinin arkasındaki kimlik fotokopilerini ve barkodları kullanarak bu kişiler adına mükerrer ödeme yapılmasını sağladığını, bu suretle 68 adet işlemle 62.110,00 TL para çekildiğini, davacı bankanın dolandırıldığını, bu durumun yapılan teftiş ve inceleme sonrasında tespit edildiğini, davalı şirketin Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi gereğince davalı ...'in eyleminden sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bankayı yanıltan ve dolandıran davalı firma çalışanının sebep olduğu 62.110,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı bankaya 2005 yılından bu yana özel güvenlik hizmeti verdiklerini, davalı şirketin ikametgahı ve sözleşmenin taraflar arasında imzalandığı yerin Ankara olduğunu, bu sebeple yetkili mahkemelerin Ankara mahkemeleri olduğunu ve yetki itirazında bulunduklarını, diğer davalı ...'in eylemlerinin zamanaşımına uğradığını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu davalının sözleşmeye aykırı olarak çalıştırıldığını, bu nedenle sorumluluklarının doğmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı güvenlik şirketi ile davacı banka arasında imzalanan 14.08.2007 tarihli sözleşmenin 12/A maddesi uyarınca davalı güvenlik görevlisinin, güvenlik görevlisi hizmetinin dışında bir işte çalıştırılmayacağı hüküm altına alınmasına rağmen davacı bankanın kendi kusuru ile özel güvenlik görevlisini iş tanımı dışında çalıştırmasının davacı bankanın ağır kusurlu olduğunu gösterdiği, zararın, davacının kendi ağır kusurundan kaynaklanan nedenlerle ortaya çıktığı, kendi ağır kusurundan kaynaklanan nedenlerle zarara sebep olan davacının bu zararı üçüncü kişilerden talep etmesinin hukuken mümkün olamayacağı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ceza dosyasında yapılan yargılama sonucunda nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, diğer davalı güvenlik şirketinin çalışanı olsa da davalı ...'in davalı güvenlik şirketinin sunduğu hizmet kapsamı ve görevleri dışında, kendisi kusuru ve haksız eylemi ile davacı bankaya zarar verdiği anlaşılmakla, davalı ... yönünden davacı bankanın talebi ile sınırlı olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kusurun hatalı değerlendirilmesi nedeniyle her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek davac vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek, davacının davalı ... Güvenlik Hiz. A.Ş.'ye karşı açtığı davanın reddine, davanın ... yönünden kabulü ile 62.110,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davalılardan ... Güvenlik Şirketi bakımından davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aralarındaki sözleşmeye göre şirketin çalışanının davranışlarından sorumlu olduğunu,b. TBK m.66 kapsamında davalı şirketin adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında da sorumlu olduğunu beyan etmektedir.2. Davalı ... temyiz dilekçesinde: karar hukuka ve kanuna aykırı olup, süresi içerisinde temyiz kanun yoluna başvuruda bulunduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet sözleşmesi uyarınca zararın tazmini istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı harçların temyiz eden davacı ile davalı ...'e yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.