Kooperatif üyesinin tahsis edilen dairesinin tapu tescili davasında, önceki kabul kararının bozulması sonrası, icra yoluyla üçüncü kişiye satışın muvazaalı olduğu iddiasıyla temyiz başvurusu.
Özet: Bir kooperatif üyesi, kendisine tahsis edilen ve ödemelerini tamamladığı dairenin tapu tescilini talep etmiş, ilk olarak lehine verilen karar kesinleşmesine rağmen, yargılamanın daha sonraki aşamalarında üçüncü bir tarafın müdahalesi ve temyizi üzerine bu karar bozulmuştur. Bozmadan sonraki yargılamada, dava konusu dairenin, kooperatif aleyhindeki bir icra takibi sonucu dava dışı bir şahsa, ardından da mevcut davalıya satıldığı belirlenmiş; davacının, icra takibi ve taşınmaz devirlerindeki muvazaa ve kötü niyet iddialarına rağmen, mahkemece muvazaanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacı vekili bu ret kararını, icra takip ve satış işlemlerindeki usulsüzlükler, alıcıların kötü niyetli ve birlikte hareket etmeleri iddialarıyla temyiz etmektedir.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/922 E., 2025/179 K.Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.08.1994 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatif üyesi olduğunu, I blok, 7 no'lu dairenin davacıya tahsis edildiğini ve davacı tarafından kullanıldığını ancak taşınmazın tapu devrinin yapılmadığını belirterek malik sıfatıyla zilyet bulunduğu İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, ..., 211 ada, 22 parsel, L-I blok, birinci kat, 22 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı kooperatif usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 29.11.2012 tarihli kararı ile davacının davalı kooperatife 15.08.1994 tarihinde üye olarak kabul edildiği, davacıya tahsis edilen dairenin I blok 7 no'lu daire olduğu, davacının tüm ödemeleri yerine getirdiği, ortaklık senedinde belirtilen dairenin tapu kaydının L-I blok 22 no'lu mesken olmasına rağmen sitede L-I blok adlı bir kaydın bulunmadığı, fiilen I blok, 7 no'lu dairede davacının ikamet ettiği, davalı kooperatifin buna rağmen davacıya tapuda devir işlemini gerçekleştirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, taraflarca temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın 07.02.2013 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi düzenlenmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Mahkemenin 29.11.2012 tarihli kararına karşı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın üçüncü kişi (davalı) ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 21.03.2019 tarihli kararı ile mahkemenin karar tarihi itibari ile taşınmazın malikinin temyiz eden üçüncü kişi (davalı) ... olduğu ve asli müdahalesinin kabul edilmesinin gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin ise 12.11.2019 tarihinde reddine karar verilmiştir.2. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı kooperatif üyesi olduğu, L-I blok 22 numaralı dairenin davacıya tahsis edildiği, davacının kooperatife olan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği, bilirkişi raporuna göre davacıya tahsis edilen taşınmazın I blok ikinci kat 7 numaralı daire olmasının gerektiği, kooperatife ait taşınmazların tamamının projede yer alan numaraları ile tapuya kayıtlı numaralarının farklılık gösterdiği, davacıya tahsis edilen daire ile davalı gerçek kişi tarafından icra satışı sonrasında satın alandan satın alınan dairenin aynı daire olduğu, dava dışı ... tarafından davalı kooperatif hakkında icra takibi başlatıldığı, takip sırasında davalı kooperatif adına kayıtlı birden fazla taşınmaza haciz uygulandığı ve icra dairesi tarafından yapılan satış sonucunda L-I blok birinci kat 22 no'lu bağımsız bölümü satın aldığı, sonrasında ise davalı gerçek kişiye satışını yaptığı, dava dışı ...'un kooperatif üyesi olduğu, kendisine tahsis edilen dairenin devrinin gerçekleşmemesi üzerine açtığı dava sonucunda hükmedilen tazminata ilişkin olarak icra takibini başlattığı, davalı gerçek kişi ile dava dışı ... arasında gerçekleştirilen satış işleminin ve satış işlemine konu alacağın muvazaa sonucu oluştuğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının üyelikten kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, ancak tahsis edilen taşınmazın tapu devir işlemlerinin yapılmadığını, taşınmazın tescili hususunda açılan davanın kabulüne karar verilerek kesinleştiğini, yargılamanın devam ettiği sırada dava dışı ... tarafından davalı kooperatif hakkında icra takibi başlatıldığını, dava konusu taşınmazın takip sırasında yapılan dava dışı ...'a ve bir süre sonra ise davalı ...'e satıldığını, dava dışı ...'un davalı kooperatiften gerçek bir alacağının bulunmadığını, muvazaalı işlemler yapıldığını, icra takip aşamaları dikkate alındığında ihale ile de olsa dava konusu taşınmazın dava dışı ... adına tescilinin yolsuz tescil olduğunu, kötüniyetli ve birlikte hareket ettiklerini, satışa konu icra takibinin uzun süre işlemsiz bırakıldığını, davanın açılmasından sonra satış işlemlerine başlanıldığını, icra takibi sırasında davalı kooperatife yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, dava dışı ...'un kooperatif üyesi olması nedeniyle hangi taşınmazın kime ait olduğunu bilebilecek durumda olduğunu, dava dışı ... ile davalı ...'ün birbirlerini tanıdıklarını ve birlikte hareket ettiklerini, aralarında gerçek bir alım satım sözleşmesinin bulunmadığını, dosyada alınan 23.03.2024 tarihli raporda da davalı ... tarafından yapılan edinimin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, davalı kooperatifin en başından beri kötüniyetli hareket ettiğini, tapu kayıtları ile fiili kullanım arasında uyuşmazlığın bulunduğunu, muvazaalı davranış ve tapuya güven ilkesi nedeniyle yolsuz tescile konu icra satışının dikkate alınamayacağını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. ile 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.