Protez hizmet alım sözleşmesinin feshinin haklılığı, haksız fesih ve sözleşmeye aykırılık iddiaları ile kar kaybı ve itibar zedelenmesi tazminat taleplerinin yargısal incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir diş hekimliği fakültesi ile protez hizmeti sağlayan bir firma arasındaki hizmet alım sözleşmesinin feshedilmesi üzerine çıkan anlaşmazlığı konu almaktadır; firma sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek teminat, komisyon, ceza, hakediş ve kar kaybı alacaklarını talep ederken, fakülte ise firmanın sözleşme ve teknik şartnameye uymaması, yetersiz ve sağlıksız hizmet vermesi, fakülte itibarını zedelemesi gerekçeleriyle feshin haklı olduğunu savunarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmaktadır.
6. Hukuk Dairesi         2025/2937 E.  ,  2026/2916 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1218 E., 2025/759 K.
BİRLEŞEN ANKARA 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2016/337 ESAS
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/355 E., 2024/115 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında yapılan ihale sonucunda imzalanan sabit ve hareketli protez iş ve işlemleri hizmet alımına dair 31.12.2014 tarihli sözleşmenin davalı tarafından 13.05.2015 tarihinde sözleşme ve HİGŞ hükümlerine uyulmadan haksız olarak feshedildiğinden feshin haksızlığının tespiti ile irat kaydedilen teminat mektubu tutarı, teminat mektubu nedeni ile bankaya ödenen komisyon bedeli, müvekkili şirkete kesilen cezalar, ödenmeyen hakedişler, karar ve sözleşme pulu bedelleri ile sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle uğradığı kâr kaybı alacaklarının işleyecek avans faizi ile davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; üniversitenin Diş Hekimliği Fakültesi ile davalı şirket arasında 31.12.2014 tarihinde düzenlenmiş olan sözleşmeye istinaden davalı firma tarafından sözleşme ve teknik şartname maddelerine uyulmaması nedeni ile kontrol teşkilatı tarafından tutulan tutanakların davalı firmaya tebliğ edildiğini, davalı firmanın problemlerin çözümü ile ilgili olumlu bir yaklaşımda bulunmadığı gibi insan sağlığını dikkate almadan çalışmaya devam ettiğini, şartnamedeki iş sürelerine uymadığını, hastaların işlerini daha fazla seansta yerine getirdiğini, ayrıca 43 hastanın ilgili firmanın kötü protez yapmasına bağlı şikayette bulunduğunu, hastaların sağlığının olumsuz etkilenmesi ile fakülte hakkında olumsuz görüşe sahip olunulduğunu, hastaların nazarında fakültenin itibarının, güvenilirliğinin ve kamu tüzel kişiliğinin zedelendiğini, manevi prestij kaybına uğranıldığını, davalı ile 01.01.2015- 13.05.2015 tarihleri arasında çalışılmış olup 20 14... yıllarında farklı firmalar ile çalışılan dönemde gerçekleşen iş adedi ve gelir ortalamasına göre 434.104,58 TL gelir kaybı yaşadıklarını, açıklanan nedene maddi tazminat yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde: fesih işlemlerinin müvekkili kurum tarafından mevzuata uygun olarak yerine getirildiği, 1 Nisan - 4 Mayıs 2015 tarihleri arasında toplam 8 adet ihtar yazısı yazılmasına rağmen Kamu İhale Kurumu Mevzuatı Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği Ek 8. ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin sözleşmenin feshi ve işin tasfiyesi başlıklı 54. maddesinde verilen sürelerde aykırılıkların giderilmediği, şartnamedeki iş sürelerine uyulmadığı, hastaların işlerinin kaybedildiği, hastalara sağlıksız hizmet verilmesinin kurumun itibarını olumsuz etkilediği, fakültenin protez işlemlerinin azalmasına bağlı öğrenci eğitiminin yapılamadığı, döner sermaye gelirlerinin düştüğü, hekim ve kurumun hukuki yaptırımlarla karşılaşma risklerinin oluştuğu, açıklanan nedenlerle sözleşmenin iptalinin gerçekleştirildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekilince cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada ... Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığı'nın İstanbul Diş Protez Laboratuvarı'na 12.05.2015 tarihinde imzalı olarak tebliğ ettiği 11.05.2015 tarihli yazısında Kamu İhale Kurumu Mevzuatı Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği Ek-8 Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin sözleşmenin feshi ve işin tasfiyesi başlıklı 54. maddesinde verilen sürelerde aykırılıkların giderilmediğinin, Anabilim Dalı Başkanı ve sağlık hizmetinden hukuki olarak sorumlu hekimler ile ilgili firma yetkilileri arasında hastalara sağlıklı hizmet sunulması, protez işlerinin düzenli olarak devam etmesi konusunda karşılıklı görüşmeler yapılmış olduğunun, ilgili firmanın sorunların çözümünde olumlu bir yaklaşımı olmadığının, sağlıksız ve düzensiz işlemlerin devam ettiğinin, bu nedenle 13.05.2015 tarihinde firma yetkilisinin sözleşmenin feshi için dekanlığa çağrıldığının yazılı tebliğ edildiği, ... Diş Hekimliği Fakültesi idaresinin sözlü ve yazılı olarak sorunun çözümü için yeterli çabayı sarf ederek gerekli özeni gösterdiği, ayrıca hasta ağzına uygun olmayan bir protezden teknisyenin haberdar olmaması gibi bir durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı üniversitenin dava dışı hastaların sağlığı ve memnuniyetine önem vererek tutanak tutması ve akabinde sözleşmeyi feshetmesinde haklı olduğu kanaatine varıldığı, birleşen davada ise davacı üniversitenin 13.05.2015 tarihinde haklı nedenle sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmeyi sonlandırdığından menfi zararını talep edebileceği ancak feshedilen sözleşmeye dayanarak sözleşmeden ... istekleri olan müspet zarar niteliğindeki gelir kaybını ve yoksun kalınan karını isteyemeyeceği, menfi zarara yönelik somut bir talepte bulunulmadğı ve dosyaya delil sunulmadığı, dolayısıyla, maddi tazminat hakkına yönelik ispat yükümlülüğünü yerine getirilmediğinden davacının maddi tazminata yönelik talep ve davasının reddine karar vermek gerektiği, davacı üniversitenin tüzel kişilik olarak uğradığı manevi zararlarını isteyebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalardaki alacak ve maddi zararlara ilişkin taleplerin reddine, birleşen davadaki manevi tazminat istemi yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili ile birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde, davalı idarenin kontrol teşkilatı tarafından tutulan tutanakların üst yazı ile tebliğ edildiğini, 01.04.2015 - 04.05.2015 tarihleri arasında 8 adet ihtar yazısı olup, bunların üst üste tutularak toplu olarak tek bir ihtar ile gönderildiğini, sözleşme ve HİGŞ'ne uygun işlem tesis edilmediğini, sözleşmenin idare tarafından feshedilebilmesi için kontrol teşkilatının yüklenici ile birlikte inceleme yaparak yazılı talimat vermesi ve yükleniciye tebliğ ederek açıklama istemesi, yetersiz bulunması halinde bu konuda tutanak tutularak yükleniciye imzalatılması ve yine tebliğ edilmesi gerektiğini, ancak bu şekilde tutulan bir tutanak bulunmadığını, tespit edilen durumla ilgili açıklama istenerek bunun yetersiz bulunması halinde yeniden tutanak tutularak müvekkiline tebliğ edilmiş bir tutanak bulunmadığından imzalanmasının da mümkün olmadığını, açıklanan şekilde düzenlenen kontrol teşkilatı tutanağına istinaden ihtar gönderilmesi gerektiğini, HİGŞ'in 32. maddesine uygun hatalı, eksik ve kusurlu iş tespiti yapılmadığını, müvekkilinin katılımı olmaksızın tek taraflı olarak yapılan inceleme ile tutanak düzenlendiğini ve fesih gerekçesi yapıldığını, çağrı ve tebliğ yapılmadan tutanak düzenlenemeyeceğini, genel şartnamenin 33. maddesine göre düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş bir talimat bulunmadığını, genel şartnamenin 34. maddesine göre tutanakların yükleticiye imzalatılarak kopyasının verilmesi gerektiği hükmüne uyulmadığını, sözleşmenin 26. maddesine uygun olarak feih prosedürüne uyulmadığını, HİGŞ'in 42. maddesine uygun olarak hakedişlerin düzenlenmediğini, sadece 4. ve 5. aylara ilişkin hakedişlerin düzenlendiğini, feshin usule aykırı olduğunu, noter aracılığıyla tebliğ edilmediğini, diş protez yönetmeliğinin fiziki alt yapı koşullarının sağlanmadığını beyan etmektedir.
2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde, maddi zarar taleplerinin ayrı ayrı belirtilerek açıklanmasına rağmen somut olmadığı kabulünün hatalı olduğunu, davacı ile çalışılan dönemde, 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarında dava konusu ihale kalemleri yönünden ulaşılan iş sayısına ulaşılamadığını, işin şartname ve sözleşme hükümlerine uygun yürütülmemesi nedeniyle hastaların işlerinin daha fazla seansta yapıldığını, fazladan masrafa sebebiyet verildiğini, gereksiz malzeme kullanıldığını, hastanenin hizmetin kötü yürütümü nedeniyle itibarının zedelendiğini, kontrol teşkilatı tutanakları ile eksik ve aksaklıkların tespit edildiğini, haklı feshe rağmen maddi tazminatın hak edilmediği kabulünün hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan asıl davada; hizmet alım sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti ve maddi tazminat istemi ile birleşen davada maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
a-) Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik temyizleri yönünden;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin maddi tazminat talepleri yönünden temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
b-) Birleşen davada davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyizi yönünden;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı vekili tarafından temyize konu edilen miktar 10.000,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığından birleşen davada davalı vekilinin manevi tazminat yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Birleşen davada davalı vekilinin manevi tazminat yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Alınması gereken temyiz harcın mahsubu ile fazla yatırılan miktarın talep halinde temyiz eden davacı-birleşen davada davalı ... Ltd. Şti'ye iadesine,
Temyiz eden davalı-birleşen davada davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.