İflas eden borçluya karşı bankanın genel kredi sözleşmesinden doğan alacağı için açtığı itirazın iptali davasında, temerrüt faizi hesaplama yöntemleri ve bilirkişi raporunun eksikliği üzerine temyiz.
Özet: Bu hukuki evrak, bir bankanın genel kredi ve taşıt rehin sözleşmelerinden doğan alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasını konu almaktadır. İlk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararı ve istinaf mahkemesinin istinaf başvurularının reddi sonrasında, hem banka hem de borçlunun iflas idaresi, özellikle faiz hesaplamalarının hatalı olduğu, ticari kredi faiz oranlarının uygulanmaması, sözleşme hükümlerinin göz ardı edilmesi ve bilirkişi raporunun eksikliği gibi gerekçelerle temyiz başvurusunda bulunmuştur. Bu temyizler, ticari kredi alacaklarında faiz ve ispat yüküne ilişkin önemli hukuki ihtilafları içermektedir.
6. Hukuk Dairesi         2026/2854 E.  ,  2026/2921 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1185 E., 2026/260 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/159 E., 2022/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve İflas İdare Memurluğu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili banka ile davalı arasında Genel Kredi Sözleşmesi, çek hesabı açılış sözleşmesi ve taşıt rehin sözleşmeleri imzalanarak kredi kullandırıldığını, kredilerin teminatı olarak davalının aracına rehin şerhi işlendiğini, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalıya Antalya 13. Noterliği'nin 15.10.2018 tarihli ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14859 Esas sayılı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilâmsız icra takibi başlatıldığını, davalının borcun muaccel olmadığı ve faizin fahiş olduğu itirazı üzerine takibin durduğunu, takipte sözleşmeye oranla daha düşük faiz talep edildiğini, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından Genel Kredi Sözleşmesininden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin talep edildiği, hükme elverişli bilirkişi raporu ile davalının sorumlu olduğu alacak tutarının hesaplandığı ve davacının alacağının davalı müflisin Antalya 10 İcra ve İflas Müdürlüğü'nün 2019/1 İflas nosunda kayıtlı iflas dosyasının sıra cetveline kayıt ve kabulünü talep edebileceği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve İflas İdare Memurluğu tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde, faiz oranı ve işlemiş faizin hatalı hesaplandığını, takibin açıldığı tarihte borçlu cari hesap ve taksitli kredi azami faiz oranının %50, temerrüt faizinin %75 olduğunu, takipte ise 2018 yılı azami faiz oranları gözetilerek %40 temerrüt faizi talep edildiğini, bilirkişinin temerrüt faizlerini taksitli krediden kaynaklanan alacak için belirlenen %21,42 üzerinden hesapladığını, itiraz edilmesine rağmen hatalı rapora göre karar verildiğini, kullandırılan kredilerin ticari kredi olup TTK'nın 8/1. maddesi kapsamında olduğunu, faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini, TTK yerine genel kanun TBK hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğunu, GKS hükmüne göre, kredilerin temerrüde düşmesi halinde bankanın TCMB bildirdiği azami kredi faiz oranının %50 fazlası azami temerrüt faizi uygulanacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin temerrüt hükmünü yok saymayı gerektirecek bir husus olmadığını, nitekim gerekçeli kararda bu yönde bir tespit ve atıfta bulunmadığını, davalının azami faize dair özel bir itirazı yokken bilirkişinin resen değerlendirme yapmasının ve mahkemenin rapora itirazları dikkate almadan karar vermesinin hukuk yargılama ilkelerinin ihlali niteliğinde olduğunu, itiraz olsa dahi mahkemenin maddi gerçeği araştırması gerektiğini, rapor ile TCMB resmi olarak bildirilen faizin gerçek olmadığına karar vererek, TBK'nın 88-120. maddeleri uyarınca yasal faizin %50 fazlası oranında temerrüt faizi hesaplanmasının TTK hükümlerine açıkça aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2-Davalı iflas idaresi adına iflas idare memuru ... temyiz dilekçesinde, eksik inceleme içeren raporlara göre karar verildiğini, açılan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, GKS ile birlikte çek hesabı açılış sözleşmesi, taşıt rehni sözleşmesi akdedildiği bildirilmekle birlikte sadece ihtarnameye ekli hesap özeti mevcut olup sözleşme ve hesap ekstre içerikleri mevcut olmaksızın eksik inceleme ürünü raporlara göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı bankanın sözleşme içeriklerini, kredi limitlerini ve varsa sorumluluk tutarlarını ve hesap ekstreleri incelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişinin ihtarname ve eki hesap özetine göre rapor düzenlediğini, taşıt rehnine dayalı takibe itiraz üzerine eldeki dava açılmış olduğundan sözleşmelerin taşıt rehin sözleşmesi ile bağlantısının davacı tarafından açıklanması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacağın sıra cetveline kayıt kabulü istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ve İflas İdare Memurluğu'nun temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harçları peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.