Danıştay 5. Dairenin KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin göreve iade başvurusunun reddi davasında, terör örgütü üyeliğinden beraat kararının idari tedbirin hukuka uygunluğunu bağlayıp bağlamayacağına ilişkin kararı.
Özet: Kamu görevinden KHK ile ihraç edilen davacının, terör örgütüyle bağlantılı olduğu iddiasıyla görevine iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, sendika üyeliğinin anayasal hak olduğunu, cezai yargılamada beraat ettiğini ve idari işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmesine karşın, Danıştay, terör örgütü üyeliği suçundan beraat kararının, iltisak ve irtibat nedeniyle uygulanan olağanüstü idari tedbirin hukuka uygunluğu yönünden bağlayıcı olmadığını belirterek davacının temyiz istemini değerlendirmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/12544Karar No : 2025/8807 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Aktif Eğitimciler Sendikasına olan üyeliğinin örgüt talimatı ile olduğunun ya da örgütle bağlantılı olduğunu bilerek üye olduğunun kanıtlanamadığı, bu sendikaya üye olmak dışında hiç bir faaliyetine katılmadığı, örgütsel amaçlarla üye olduğuna dair dosyada delil bulunmaması nedeniyle sendikaya üye olmasının örgüt üyeliğine delil olamayacağı, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde terör örgütüne üyelik suçundan beraat kararı verildiği, sendikal faaliyetlerde Anayasal düzene aykırılık amacının bulunup bulunmadığının denetlenmesinin Devletin görevi olduğu, Sendikaya sadece bir form doldurmak sureti ile üye olan bir kişinin sendikanın asıl amacının ne olduğunu ve kimin talimatıyla kurulduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, kimsenin üye olduğu bir sendika nedeniyle sorgulanamayacağı ve ayrımcılığa tabi tutulamayacağı, sendika üyeliğinin Anayasal bir hak olduğu, Cihan Medya Dağıtım A.Ş'ye para göndermek suretiyle maddi destek sağladığı iddia edilmiş ise de para karşılığı almış olduğu bir hizmetin maddi destek olarak nitelendirilemeyeceği, kaldı ki bu ödemelerin ne şekilde yapıldığı ve karşılığında hangi hizmetin alındığına ilişkin bilgi belge gösterilmediği, söz konusu ödemenin kızının eğitimi amacıyla bir dönem Zaman Gazetesine yapılan aboneliğe ilişkin olduğu, hakkında beyanda bulunan tanık ile arasında husumet olduğu ve hükme esas alınamayacağı, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine göre suç ve cezaların ancak kanunla konulabileceği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, kamu görevlilerinin zorunlu emeklilik yaşına kadar kendileri istemedikçe mesleklerinden çıkarılamayacakları ve emeklilik yaşına kadar çalışma, maaş elde etme ve emeklilik haklarına sahip olmasının mülkiyet hakkının koruması altında olduğu, örgüt ile bağlantısı, iltisakı ve irtibatı olmadığı halde kamu görevinde çıkarma gibi ağır bir yaptırımla cezalandırılmasının ölçülülük ilkesi ile bağdaşmayacağı, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' veya ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında bu olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.