Otoyol ihlalli geçiş cezası kaynaklı menfi tespit davasında, haksız icra takibinin iptali talebi ve zorunlu arabuluculuk dava şartı eksikliğinin mahkemece değerlendirilmesi.
Özet: Bu ticari menfi tespit davasında, davacı şirket, aleyhindeki otoyol ihlalli geçiş cezasına dayalı icra takibine konu borçlu olmadığını ileri sürerek takibin iptalini, ilgili borçta borçlu olmadığının tespitini, taşınmaz ve banka hesaplarındaki hacizlerin kaldırılmasını ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı otoyol şirketi ise, önceki bir itirazın iptali davası nedeniyle kesin hüküm bulunması ve zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmemesi iddialarıyla davanın usulden reddini, aksi halde esastan reddini ve davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Metin, özellikle ticari nitelikteki alacak davalarında zorunlu arabuluculuğun dava şartı olarak önemini vurgulamaktadır.

T.C.
İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2026/1918 EsasKARAR NO :2026/29DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:27/08/2026KARAR TARİHİ:02/09/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı otoyol şirketi tarafından müvekkili şirket aleyhine, otoyol ihlalli geçiş cezası iddiasına dayalı olarak .... İcra Müdürlüğü’nün 2025 / ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yürütülmekte olduğunu, söz konusu takibe konu borcun aslına, faizine ve ferilerine karşı müvekkili şirket borçlu olmayıp, haksız takibin iptali adına mahkeme nezdinde davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davaya konu uyuşmazlık hakkında zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulmuş, ancak arabuluculuk görüşmeleri "anlaşamama" ile sonuçlandığını belirterek davalı otoyol şirketi tarafından müvekkili aleyhine yürütülen .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı icra takibine konu borcun haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle, davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti yapılarak ve takibin iptaline, İİK m. 72/3 uyarınca %100 nakdi teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, icra dairesine depo edilen paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç üzerindeki haciz ve yakalama şerhinin derhal kaldırılmasına, banka hesaplarımızdaki e-hacizlerin iptaline yönelik ilgili yerlere UYAP üzerinden müzekkere yazılmasına, davalı alacaklı şirketin haksız ve kötüniyetli olarak takip başlatmış olması sebebiyle, İİK m. 72/5 uyarınca takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlık hakkında kesin hüküm (HMK m. 114/1-i, m. 303) bulunmakta olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas 2026/... Karar sayılı ilamı ile iş bu dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyası hakkında itirazın iptali davası ikame edildiğini, zorunlu arabuluculuk dava şartına başvurulmadığını, takipten sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması hukuken imkânsız olduğunu, mahkemece verilmiş açık bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığını, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin alacağı likit, yasal mevzuata uygun ve kesinleşmiş mahkeme kararı ile tescilli olduğunu, davacının borçlu olmadığı yönündeki soyut iddiaları tamamen takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek HMK m. 114/1-i ve m. 303 uyarınca kesin hüküm dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, TTK m. 5/A ve HMK m. 114/2 uyarınca arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRLMESİ VE GEREKÇE Dava; İİK 72. maddesi uyarınca .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.6102 sayılı Kanun’un 5/A maddesi, (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (değişik 5.4.2023 7445 S.lı Kanun) para olan alacak , tazminat , itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir” düzenlemesini içermektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrası, “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya İİK 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, Mahkememizin 28/08/2026 tarihli ara kararı ile "Davacı vekiline, TTK 5/A maddesinde belirtilen 28/03/2023 tarihli değişiklikte gözetilerek arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dosyaya sunması için 1(bir) hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin İHTARINA " karar verildiği ve ara davacı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür. Somut olayda dava ticari dava olup ,6102 sayılı Kanun’un 5/A maddesinin ile TTK 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (değişik 5.4.2023 7445 S.lı Kanun) para olan alacak , tazminat , itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'ya 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile eklenen 5/a maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ekinde davalı tarafından açılacak itirazın iptali davasına konu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan başvuru neticesinde düzenlenen arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, Uyap sisteminden yapılan incelemede Mahkememize sunulan son tutanağa konu uyuşmazlık ile ilgili olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/398 Esas dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiği anlaşılmış olup iş bu dava konusu menfi tespit davasına konu uyuşmazlığına ilişkin olarak davacı tarafından arabuluculuk başvuru yapıldığına dair Mahkememize arabuluculuk son tutanağı sunulmadığından davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi ve 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi ve 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 maddesi gereğince 35.135,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle karar verildi. 02/09/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır