Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, eser ve makine kira sözleşmesinden doğan alacak, tazminat ve itirazın iptali davalarının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir alt yüklenici firmanın, büyük bir inşaat projesinde üstlendiği işler karşılığında hak ettiği ödemelerin yapılmadığı iddiasıyla açtığı, asıl eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası ile ilgili istinaf başvurusunu incelemektedir; alt yüklenici, pandemi koşullarına rağmen tüm edimlerini yerine getirdiğini ve hakedişinin ödenmesi gerektiğini belirtirken, yüklenici firma ise henüz kesin hesaplama yapılmadığını, alt yükleniciden işçilik, SGK primleri ve gecikmeler nedeniyle alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmektedir; ayrıca eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve makine kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davaları da bu ana dava ile birleştirilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/617 - Karar No:2026/863 T.C. ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/617 KARAR NO : 2026/863T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN : ÜYE : ÜYE :KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 16/02/2024NUMARASI : 2021/663 E-2024/62 KASIL DAVADAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. : 2- DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) BİRLEŞEN ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2022/264 ESAS SAYILI DAVADADAVACI :VEKİLLERİ : Av. DAVALILAR :1-VEKİLİ : Av. 2- DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) BİRLEŞEN ANKARA 8. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİNİN 2023/189 ESAS SAYILI DAVADADAVACI : VEKİLLERİ : AvDAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Makine Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)BİRLEŞEN ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/674 ESAS SAYILI DAVADADAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Makine Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 16/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl ve eser ve makine kira sözleşmelerinden kaynaklanan birleşen davalarda mahkemece verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı ....Şirketi vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ....Şirketi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davacı yüklenici ile davalı olan iş sahipleri arasındaki 29.08.2019 tarihli sözleşme gereğince, davacının alt yüklenici olduğu, müvekkili şirket ile karşı taraf arasında "..." projesi kapsamında akdedilen 145-017 nolu alt yüklenicilik sözleşmesine istinaden 1-2-3-4 nolu maddelerden doğan hak ediş bedeli olan miktarın taraflarına ödenmediğini, müvekkilinin pandemi koşullarında dahi sözleşmeden kaynaklı üzerine düşen tüm görevleri yerine getirdiğini, bu sebeple kararlaştırılan bedelin kendisine ödenmesi gerektiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, dosya kapsamındaki tüm deliller değerlendirildiğinde haklı davalarının doğruluğunun ortaya çıkacağını, davalı tarafların sözleşme gereği üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemiş olduğunu, taraflarınca sözleşmeye konu edimlerin yerine getirilmesi amacıyla 04.10.2021, 08.10.2021, 10.10.2021 ve 12.10.2021tarihlerinde ihtar çekildiği, yine hak edişin ödenmesi için mail ile yazışmalar yapılmışsa da davalılar tarafından edimlerinin yerine getirilmediğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 30.000,00 TL’nin hakedişe ilişkin alacağın keşide edilen ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 24/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 30.000,00 TL olan talebi 2.762.353,00TL' ye (1USD=30,3184TL efektif satış kuru) yükselterek, 2.762.353,00 TL'nin uygulanacak avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şirketi vekili; müvekkilinin, diğer davalının idare olarak yer aldığı...'de ... Projesinde taahhütler üstlendiğini ve bu taahhütler uyarınca inşaat işlerini yerine getirdiğini, bu projenin beton yüzey üzerine epoksi terrazzo kaplama ve prekast merdiven basamakları iş kalemlerinin malzeme tedariği ve saha imalat işçiliklerinin yapımının 29.08.2019 tarih ve 145-017 sayılı Alt Yüklenici Sözleşmesi ile taşeron olarak ....Ltd. Şti'ne verildiğini, davacı tarafından ilgili sözleşme uyarınca alacaklı olduğu hak ettiği hakedişler dayanak gösterilerek ikame edildiğini, ancak sözleşme kapsamında (Ankara 20. Noterliğinin ihtarnameleri ile defalarca kesin hesap daveti gönderilmesine rağmen) henüz kesin hakedişin oluşturulmadığını, davacının nam ve hesabına müvekkili şirket tarafından yapılan işçilik ödemeleri, nam ve hesaplarına ödenen SGK primleri ve SGK'nın davacıya tahakkuk ettiği gecikme cezaları, alınan malzemeler ve gecikmeler nedeniyle, davalı müvekkilinin, davacıdan alacaklı olduğunu, davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından, davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da hakedişe ilişkin alacak iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... cevap dilekçesi sunmamış ve beyanda bulunmamıştır.Birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/264 Esas Sayılı Dosyasında Davada: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı ...arasında 29.08.2019 tarihinde imzalanan Eser Sözleşmesi uyarınca ... Projesi kapsamında alt üstlenici olarak "...Basamakları" yapımı işi üzerinde anlaştıklarını, anılan iş kapsamında müvekkili tarafından davalı firmaya işin 45 gün içinde tamamlanmasını öngören bir iş planı sunulduğunu, davalı tarafça sözleşme konusu saha ve odaların tamamının eksiksiz şekilde eşzamanlı olarak tesliminden itibaren 45 gün içinde işin tamamlanacağının taahhüt edildiğini, ancak yer tesliminden önce sahada inceleme ve keşif yapmalarına dahi olanak tanınmadığını, sözleşme konusu işin tamamının müvekkiline eksiksiz yaptırıldığını, bütün imalatların tamamlatıldığını ve bunun karşılığında bugüne kadar tek kuruş ödenmediğini, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki hak edişlerinin yanı sıra davalı taraf kusuru neticesinde işin geciktirilmesi sebebiyle ortaya çıkmış başkaca zararlarının mevcut olduğunu, müvekkili tarafından sahada gerçekleştirilen iş “ Yüzey hazırlığı - Profil Yerleşimi – Astar-Terazzo İmalatları- Kuru Silim- Sulu Silim- Temizlik ve Cila-“ olarak toplam 7 aşamadan oluştuğunu, işin niteliği gereği bir önceki aşama tamamlanmadan, bir sonraki aşamaya geçişin mümkün olmadığını, işin belli kurallara (Yapım Yönetim Kılavuzu) bağlı kalarak bu sırada gerçekleştirildiğini, sözleşmeye konu tüm odaların (sahaların) eşzamanlı olarak eksiksiz şekilde tesliminin büyük önem arz ettiğini, öngörülenin aksine sözleşmeye konu sahaların işin başlama tarihinden sonra 2 oda,1 oda, 1 oda, 2 oda gibi parça parça ve gecikmeli olarak teslim edildiğini, şantiye içerisinde ekipmanların düşey yönde taşınmasını sağlayacak asansör vb. sistemlerin kurulu olmadığını, projeye başlamadan evvel ekipman ve malzeme kontrolü yapıldığında, terazzo imalatından önce uygulanacak olan self-levelling ürünlerinin son kullanma tarihlerinin dolduğunu, sözleşme aşamasında belirlenen ve işveren tarafından hazırlanması gereken elektrik altyapısında eksiklikler olduğunun tespit edildiğini, sözleşme gereği asli edimi olan yer teslimini eksiksiz ve eşzamanlı olarak gerçekleştirmemiş bulunan davalı firmanın kendilerinden işin süresinde teslimini beklemesi ve buna dayalı hak iddia etmesinin hukuken mümkün olmadığını, ilgili malzeme miktarının yetmeyeceğinin davalı firmaya 22.01.2021 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, kapı kotları sabitlendiği için de zeminde düzeltme yapma şansı kalmadığını ve bu durumun da iş programında öngörülenden daha fazla sarfiyat yapılmasına sebebiyet verildiğini, beton zemin yüzeyde 10-15 mm’lik dalgalanmalar olduğunun bildirildiğini, bu durumun yer tesliminden önce gerçekleştirilecek keşif neticesinde tespit edilmesi halinde müvekkilinin ilgili eksiklikleri zamanında tespit ederek fiyatlandırma ve/veya işin süresi ile ilgili değişiklik talep edeceğinden davalı firma tarafından yer teslimi öncesi sahada keşif yapılmasına olanak verilmemesinin nedeninin müvekkilinin bu yönde bir talebinin önüne geçmeye yönelik olduğunu, sözleşme kapsamında sahada yapılan tüm işlerin müvekkili tarafından günlük olarak faaliyet raporları şeklinde elektronik ortamda davalı firmaya iletildiğini, tamamının eksiksiz şekilde ihtirazi kayıt beyan edilmeksizin kabul edildiğini, davalının keşide edilen ihtarnameler aracılığıyla her ne kadar eksik imalatlar olduğunu belirtmekteyse de, müvekkilince teslim edilen işlerin davalı firma kontrol ve onayından geçerek herhangi bir ihtirazi kayıt belirtilmeksizin teslim alındığını, neticesinde de müvekkilinin işçilerinin işlerini tamamlaması sebebiyle Türkiye’ye geri gönderildiklerini, ancak sözleşme imza tarihinden huzurdaki dava tarihine kadar geçen süre boyunca müvekkiline sözleşme kapsamında hakediş ödemesi yapılmadığını yapılan imalatları sahada bırakıp gitmesi için mobbing uygulandığını, oysa müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüğünü her ne pahasına olursa olsun yerine getirip ve tüm masraflara dahi kendisi katlanarak imalatları tamamlayıp davalıya teslim ettikten sonra sahadan ayrıldığını, uyuşmazlığı oluşturan sözleşmenin 10 ve 7. maddelerinde davalı işverenin 1 ay önceden haber vererek sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği, fesih nedeniyle müteahhidin hiçbir şekilde zarar isteminde bulunamayacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin güçlü tarafı lehine düzenlenmiş tek taraflı hükümlerin hukuken keenlemyekün hükmünde olduklarını, bu nedenle davalı firma tarafından gerçekleştirilen hakediş kesintileri ve cezai şart uygulamalarının hiç bir hukuki gerekçeye dayanmaksızın haksız şekilde gerçekleştirildiğini davalı tarafça gönderilen ihtarnameler içeriğinde yer alan bir diğer asılsız iddianın ise malzeme seçiminin yanlış olduğu hususu olduğunu, bu beyanlarının da gerçeği yansıtmadığını, 10 mm epoksi terrazzo prekastların imalatının, kalınlığı sebebi ile müvekkilinin yapabileceği bir imalat olmadığı için 3. şahıslara fazladan işçilik, nakliye vb. ekstra maliyet ile temin edilerek pandemi gibi sıkıntılı bir zaman zarfında kısa sürede yaptırıldığını, prekastların bu şekilde plakalar halinde ya da parçalar halinde temin edilmesinde bir fiyat farkı mevcut bulunmamakta olup, aradaki fiyat farkının sadece hassas incelikte istenmesi neticesinde uygulanacak işçilikten kaynaklandığını, yine davalı firma tarafından hakediş kesintilerine dayanak olarak kontenjan adı altında bir alacağın varlığından bahsedildiğini, oysa sözleşmede bu yönde bir uygulamadan bahsedilmediği gibi herhangi bir aşamada da müvekkiline bu yönde bir bildirimde bulunulmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede "zorunlu nedenler"in düzenlendiği 14.2 maddesi uyarınca, işin gecikmesinde başlıca etkenin davalının kusurlu, hatta kötü niyete varan hareketleri ve pandemi olduğunun açık olup bu dönemlere tekabül eden kısım için müvekkiline sözleşmeye dayanılarak gecikme cezai şartı uygulanamayacağını, ceza koşulu ancak asıl borcun ihlali halinde istenebileceğinden ve ceza koşulunun asıl borca bağlı fer'i nitelikte bir hak olması nedeniyle asıl borca karşı ileri sürülen itirazların ceza koşulu açısından da geçerli olduğunu, somut uyuşmazlıkta davalının cezai şart hususunda hak talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, gerek pandemi koşullarının etkisi ve gerekse münhasıran davalı ... İnşaat'ın sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle işin tesliminde yaşanan gecikmeden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını bildirerek gecikme nedeniyle müvekkili firmanın işin uzamasından dolayı uğramış olduğu her türlü maddi zararın (Performans kaybı, merkez ofis giderleri, çeviri ve noter masrafları, teminat mektubu giderleri, fazla mesai giderleri, Covid 19 sebebiyle ortaya çıkan ek masraflar) giderilerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 35.000,00 USD karşılığı 514.909,50 TL’nin (12.04.2022 tarihli TCMB Efektif Döviz Satış karşılığı 14.7117 = 1 USD esas alınarak harçlandırılmıştır.) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini isteğinde bulunmuştur. Davalı ... Anonim Şirketi vekili; birleştirilmesine karar verilen dosyaların tarafları ve dava konularının birbirinden farklı olduğunu, birleştirme kararına itiraz ettiklerini, esasa ilişkin olarak da; müvekkilinin...'de... projesinde taahhütler üstlendiğini, bu projenin beton yüzey üzerine epoksi terrazzo kaplama ve prekast merdiven basamakları iş kalemlerinin malzeme tedariği ve saha imalat işçiliklerinin yapımı için davacı ...Ltd. Şti.ile 28/09/2019 tarih ve 146-017 sayılı Alt Yüklenici Sözleşmesi imzalandığını, işin bedeli, malzeme ve işçilik kalemleri dahil, yapılan bir adet zeyilname ile birlikte, 427.418,25 USD olduğunu, bu sözleşmeye göre işin teslim süresi, sözleşme kapsamı montaj işleri malzemelerin proje sahasına teslim edilmesi akabinde ... Anonim Şirketi tarafından işe başlama talimatının verilmesinden itibaren 45 gün olduğunu, davacının, sözleşme ile taahhüt ettiği iş nedeniyle gecikmeler olduğu, işin uzamasından dolayı zarara uğradığını iddia ederek bir kısım tazminat taleplerinde bulunduğunu, bu talep kalemlerini tek tek açıklamadığını, davacının zamanında yer teslimi yapılmadığı iddialarının, işin süresine ilişkin sözleşme özel şartları 6. madde hükümlerine uygun olmadığını, sözleşme konusu iş için ve kaplanması gereken zeminler bakımından gerekli ve yeterli malzemeleri temin etmek ve ilgili malzemelerin ödemesinin sözleşme uyarınca ...'in yükümlülükleri arasında olduğunu, projenin devamı sırasında zemin kaplama malzemelerinin ... tarafından işe yetecek miktarda temin edilmediği ve eksik kaldığının görüldüğünü, bu durumun ...'in sözleşmeye aykırılığını teşkil ettiğini, davacının, yer tesliminin zamanında yapılmadığı, keşif yapmasına izin verilmediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ...tarafından ...'e sözleşme uyarınca ödeme yapılmadığı iddiasının doğru olmadığını, sözleşme uyarınca yapılan ödemelerin toplamının 576.938,46 USD'ye ulaştığını, sözleşmede davalı lehine tek taraflı düzenlemeler içeren maddelerin yok hükmünde olduğu iddiasının yerinde olmadığını, tarafların basiretli tacir olarak imzaladıkları bir sözleşmeyi yok sayıp, kendi zihinlerinde yarattıkları kurallar bütünüyle hareket etmeleri ve alacak iddiasında bulunmalarının hukuk düzenince korunmayacağını, davacının, hatalı malzemeler kullanmadıkları, müvekkili şirket tarafından haksız kontenjan kesintisi yapıldığı ve davacının zarara uğratıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, sözleşmede yer alan cezai şartın uygulanmasının mümkün olmadığı iddiasının doğru olmadığını, sözleşme hükümlerine aykırılık hallerinde cezai şart hükümlerini işletmesinin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... cevap dilekçesi sunmamış ve beyanda bulunmamıştır.Birleşen Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/189 Esas Sayılı Dosyasında Davada: Davacı vekili müvekkili şirket ile davalı ...A.Ş arasında 29/08/2019 tarihinde imzalanan eser sözleşmesi uyarınca tarafların ... Projesi kapsamında alt yüklenici olarak "...Basamakları" yapım işi üzerinde anlaştıklarını, müvekkili tarafından davalı firmaya 45 gün içinde tamamlanması için iş planı sunulduğunu, bu süre içinde tamamlanacağının taahhüt edildiğini, davalı tarafça yer tesliminin ve hakediş ödemesinin yapılmadığını, eser sözleşmesine konu işin ifası amacıyla işin görülmekte olduğu ...'ye Türkiye'den bir takım araçların gitmesi gerektiğini, taraflar arasında 11/02/2020 tarihli Makina Geçici İhracat Sözleşmesi imzalandığını, işin ifası için ...'ye ekli listede bulunan araçlar gönderildiğini, taraflar arasındaki akdedilen sözleşmesinin 3.1 maddesinde “...Kiracı, işbu sözleşmenin ekinde liste halinde gösterilen makineleri (kiralananlar) aylık 2.250 Euro + KDV bedelle 6 ay süreyle kiralamış olup, toplam kira bedeli olan 13.500,00 Euro + KDV’yi işbu sözleşmenin imzası ile birlikte nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir...” denildiğini, sözleşmenin 3.10 maddesi hükmü içeriğinde ise:“...Kiracı kiralananları hasarsız bir şekilde sahaya indirmeyi, kilitli bir depoda depolamayı ve muhafaza etmeyi hırsızlık, emniyeti suistimal vb. de dahil kiralananlar’da meydana gelebilecek her türlü hasar, zarar, ziyan ve benzerlerinden tek başına sorumlu olduğunu, ithalatta yaşanabilecek aksaklıklar da dahil olmak üzere her ne sebep, şekil ve surette olursa olsun kiralananları kısmen de olsa en geç 15.08.2020 tarihinde hasarsız ve eksiksiz şekilde teslim etmeyi beyan ve taahhüt etmiştir....” denildiğini, sözleşme hükümleri uyarınca davalı şirketin sözleşmeye konu araçlar için müvekkiline aylık 2.250,00 Euro+KDV kira bedeli ödemeyi ve en geç 15/08/2020 tarihinde müvekkilin Türkiye adresinde teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, daha sonra sözleşmenin kira ödeme yükümlülüğünü öngören 3.1.maddesinin ortadan kaldırıldığını, ana sözleşmenin 3.10 maddesinin ise, “...Kiracı kiralananları hasarsız bir şekilde sahaya indirmeyi, kilitli bir depoda depolamayı ve muhafaza etmeyi hırsızlık, emniyeti suistimal vb. de dahil kiralananlar’da meydana gelebilecek her türlü hasar, zarar, ziyan ve benzerlerinden tek başına sorumlu olduğunu, ithalatta yaşanabilecek aksaklıklar da dahil olmak üzere her ne sebep, şekil ve surette olursa olsun kiralananları kısmen de olsa en geç 15.08.2020 tarihinde hasarsız ve eksiksiz şekilde teslim edememesi halinde kiralananların bedeli olan 153.784 EURO + KDV’yi kiraya verene 7 iş günü içinde nakden ve defaten ödemeyi ve böylece kiralananları satın almış olacağını gayrikabili rücu beyan kabul ve taahhüt etmiştir....” şeklinde değiştirildiğini, söz konusu makinelerin 15.08.2020 tarihinde müvekkiline teslim edilmemesi halinde müvekkilin nakden ifa talep edebileceğini, bu makinelerin 153.784,00 Euro+KDV bedelle satın alınmış kabul edileceği ve kendilerine bu miktar üzerinden faturalandırma yapılacağının karara bağlandığını, sözleşme konusu makinelerin öngörülen süre dahilinde iade edilmemesi üzerine Ankara 28 .İcra Müdürlüğünün 2021/14321 esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı firmanın kötü niyetli şekilde itiraz edilerek takibin durdurulmasını sağladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında davacının işi yapmak için kullanacağı makinelerin yurt dışına çıkışını sağlamak için geçici bir ihracat sözleşmesi yapıldığını, yine taraflar arasında varılan mutabakatla bu ihraç işlemi için müvekkili şirketin hiçbir ödeme yükümlülüğü olmadığının düzenlendiğini, müvekkili şirketin davacıya makine kirası şeklinde düzenlenen geçici ihracat sözleşmesinden kaynaklı hiçbir borcunun bulunmadığını, söz konusu makinelerin sahada iş devam ettiği müddetçe ... tarafından kullanıldığından ve daha sonra iş bitiminde Türkiye'ye gönderildiğinden müvekkili şirketin anılan fatura nedeniyle davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, Makine Geçici İhracat Sözleşmesinde kira süresinin 6 ay olduğu yazmakta ise de...'deki işin gerek davacının sebep olduğu gecikmeler gerekse o tarihlerde tüm dünyada yaşanan ve halen yaşanmakta olan Covid-19 pandemisi nedeniyle belirtilen sürelerde başlamadığı ve davacı tarafından bitirilmediğini, bu nedenlerle makinelerin yurt dışına ihracı için taraflar arasında kurulan (bedelsiz) kira sözleşmesinin başlangıçta kararlaştırılan 6 aylık sürede bitirilmesinin mümkün olmadığını, davacının söz konusu makineleri 6 aylık süreden sonra da kullanmaya devam ettiğini, sözleşmesel ilişki ve sürenin davacı tarafından da feshedilmediğinden makinelerin işi bitip Türkiye'ye gönderildiği tarihe kadar uzamış sayıldığını ve sözleşmenin belirsiz süreli sözleşme haline dönüştüğünü, davacının işin gecikmesine sebep olduğunu, bu nedenlerle müvekkili şirketten hiçbir bedel talep hakkının bulunmadığını, sözleşme eki taahhütnamenin 3.2 maddesinde kiraya verenden kaynaklı gecikmeler olursa maddedeki teslim tarihi ve ödeme koşulunun geçersiz olacağının açıkça yazıldığını belirterek davanın reddine ve davacının dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.Birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/674 Esas Sayılı Dosyasında Davasında: Davacı vekili; davacı ... ...ile davalı ... Anonim Şirketi arasında eser sözleşmesinin imzalandığını, alt yüklenici olarak ...Basamakları yapımı işi üzerinde anlaşıldığını, davalının davacıya zamanında yer teslimi yapmadığını, sahada keşif yapmasına olanak sağlanmadığını, sonunda davalının söz konusu işin tamamını davacıya eksiksiz şekilde yaptırdığını, bütün imalatların tamamlandığını, herhangi bir ödeme yapılmadığını, hak ediş alacaklarının tahsili için açılan Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/663 Esas sayılı dosyanın derdest bulunduğunu, işin ifası amacıyla davacının Türkiye' den, ...' ye bir takım makinelerin götürüldüğünü, ancak bu makinelerin karşı tarafın uhdesinde kaldığını, sözleşmede belirlenen ve davalı uhdesinde kalan makineler için 6 aylık süre boyunca 13.500,00 EURO + KDV ecrimisil bedelinin davalıdan tahsili için Ankara 12. İcra Dairesinde 2022/4595 Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasında alt yüklenicilik sözleşmesinin imzalandığını, davacının yurt dışından getireceği araçların ihraç edilmesi için taraflar arasında Makine Geçici İhracat nedeniyle kiralama sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin eki olan 14/02/2020 tarihli Makine Geçici İhracat Sözleşmesinin 3.1 maddesiyle Makine Geçici İhracat Sözleşmesinin 3.1 maddesindeki kira bedeli ödeme yükümlülüğünün kaldırıldığını, bu sözleşme gereğince davalının, davacıya kira adı altında hiçbir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, ihraç yolu ile sahaya giden makinelerin, davacının gecikmeye sebep olması nedeniyle iade edilemediğini, davacının işi gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle kalan işleri davacının nam ve hesabına tamamlayıp sonrasında da 2021 Kasım başı itibariyle davacının bilgisi dahilinde makinelerin Türkiye'ye getirildiğini, davacının uyuşmazlığa konu makinelerin iadesini talep etmediğini, davalının teslime ilişkin yaptığı ihtarlara rağmen davacının makineleri teslim almadığını, Noter vasıtası ile tespit yaptırdıktan sonra bekçisi olan depoya teslim ettiklerini belirterek davanın reddine, %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; asıl davanın; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında hakediş bedeli alacağının tahsili, birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/264 esas sayılı davanın taraflar arasındaki sözleşme yükümlülüklerinin, davalı ... Taahhüt... Şirketi'nin yerine getirmediği iddiasıyla üstlenilen işin bitim süresinin karşı tarafın kusuru sebebiyle uzamasından dolayı hakediş dışında uğranılan zararların tazmini, birleşen mahkemenin 2023/189 Esas sayılı davasının; makine geçici ihracat sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı alacağın tahsili isteğiyle geçilen icra takibine itirazın iptali, birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/674 Esas sayılı davasının da ecrimisil alacağının tahsili isteğiyle geçilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkin olduğu, Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14321 sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacı-alacaklı tarafından, davalı-borçlu hakkında 153.784,00 Euro alacağın tahsili isteğiyle 02/11/2021 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edildiği, Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4595 sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacı-alacaklı tarafından, davalı-borçlu hakkında 13.500,00 Euro asıl alacak, 2.430,00 Euro KDV, 378,00 Euro, 54,50 Euro, 68,04 Euro, 9,80 Euro işlemiş faizler olmak üzere toplam; 16.440,28 Euro alacağın tahsili isteğiyle 02/03/2022 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edildiği, 28/03/2023 tarihli raporlarında, davacı şirketin incelenen 2019-2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, davacının, davalı şirketten 1.657.921,74 TL alacaklı olduğu,... ... Limited Şirketi tarafından düzenlenmiş fatura bedelleri toplamının 4.543,00 TL olduğu, noter masrafları gideriyle ilgili olarak 30/07/2021 tarih 201,70 TL tutarlı noter makbuzu sunulduğu, davacı tarafın teminat mektubu giderleriyle ilgili sunmuş olduğu banka hesap ekstresi ile teminatların tutulduğu cari hesapta teminatlara ilişkin yapılan harcamalar tutarının 9.484,74 TL olduğu, ... şantiye kesintileri başlığı ile 02/10/2020 tarihi ile 01/09/2021 tarihi arasında toplam 120.600,71 USD ödeme yapıldığına ilişkin icmalin sunulduğu, davalı ... Taahhüt... Şirketi'nin incelenen 2019-2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin e-defter beratı şeklinde yasal süresi içinde onaylandığı, davalı şirketin, davacı şirkete yapmış olduğu ödemeler toplamının 3.933.473,56 TL olduğu, ayrıca, davacı borcunda yer alan kur farkları ve fiyat farkı faturaları toplamıyla birlikte 4.040.407,85 TL olup, davacı şirketin alacağına kayıtlı miktarın mahsubu sonrasında davalı şirketin, davacı şirketten 2.157.156,28 TL alacaklı olacağı, davalı şirket ticari defterlerinde davacı tarafından davalı şirket adına 1-2-3-4 numaralı hakediş bedeline istinaden düzenlenen 619.661,60 TL tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, teknik ve nitelikli hesaplamalar yönünden bir kısım belge ve bilgilerin dosyaya sunulması gerektiğinin bildirildiği, taraf vekillerine ön raporda belirtilen hususta beyanda bulunmak ve bahsi geçen belge örneklerini sunmak için süre verildiği, sunulduktan sonra dosyanın nihai rapor için bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 17/07/2023 tarihli raporlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda davacı ...'in alacağının 90.635,18 USD olarak belirlendiği, birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/264 esas sayılı dosyada alacak taleplerine ilişkin olarak uzayan 69 günlük süre için teminat mektubu masraflarının ne kadar olduğuna dair belgenin dosyaya sunulmasıyla birlikte dikkate alınacağı, mahkemenin 2023/189 esas sayılı dosyada talebe ilişkin tespit ve değerlendirmelerin rapor içinde yapılmış olup hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği, birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına ilişkin raporda bahsi geçen belge örneklerini sunmak üzere davacı vekiline süre verildiği, belgeler sunulduktan sonra dosya mevcut bilirkişi heyetine tevdi edilerek; taraf vekillerinin itirazlarının ve sunulan belge içeriklerinin değerlendirilmesi için ek rapor alındığı, bilirkişi heyetinin 11/12/2023 tarihli ek raporlarında; asıl davada bilirkişi kök raporunda yuvarlamadan kaynaklı hesabın düzeltilmesi ile davacının toplam alacağının 91.111,46 USD olarak hesaplandığını, artan iş süresi nedeniyle ödenmesi gereken toplam işçilik bedelinin 347.066,67 USD, davacı şirkete işçilikle ilgili yapılan ödemelerin 255.955,21 USD olduğu, birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/264 esas sayılı dosyada davacı vekili tarafından 11/10/2023 tarihli dilekçe ekinde, raporda bahsi geçen belge örneklerinin sunulduğu, incelenmesinde; birleşen dava tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğu, birleşen mahkemenin 2023/189 esas sayılı dosyayla ilgili olarak, davalı şirketin kiralananları 15/08/2020 tarihinde davacı kiraya verene teslim ettiğine ilişkin dosya kapsamında tarafların imzasını içeren bir belgeye rastlanılmadığı, ek sözleşmenin 3.2. maddesi uyarınca alacağın 153.784,00 Euro+KDV olarak belirlendiği , mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kiracı davalı şirketin kiralananların davacı şirket temsilcisi gözetiminde nakliyeye hazır hale getirildiği ve Türkiye'ye gönderildiğini belirterek 01/11/2021 tarihinde gümrük işlemlerinin tamamlanması safhasında Mersin gümrüğünde hazır bulunmasını 28/10/2021 tarihli ihtarname ile talep ettiği, 19/11/2020 ve 02/11/2021 tarihlerinde hazır olmaması nedeniyle tutulan tutanakların sunulduğu, davacının kiralananlar bakımından teslim almamakla temerrüte düştüğünün kabulü halinde sözleşmenin 3.2.maddesindeki şartların oluşmayacağının bildirildiği, dosya kapsamından; davalı ... İnşaat ... Anonim Şirketi ile, davacı ... .. Limited Şirketi arasında 29/08/2019 tarihli, ... İnşaat .. Anonim Şirketi'nin taahhüdündeki ... projesi kapsamında, beton yüzey, epoksi terrazzo kaplama ve prekast merdiven basamakları iş kalemlerinin malzeme tedariki ve saha yapım işlerine ilişkin alt yüklenici sözleşmesi düzenlendiği, süre uzatımı ve zorunlu nedenlerin 14 .maddede, iş miktarının artması veya eksilmesinin 15. maddede, kesin hakediş raporu düzenlemesi ve hesap tasfiyesinin 16. maddede, kesin kabul ve garanti süresinin 17. maddede düzenlendiği, sözleşmeye ek özel şartlar kararlaştırıldığı, taraflar arasında ayrıca Ankara 21. Noterliği'nden 11/02/2020 tarih, 02831 yevmiye numaralı makine geçici ihracat sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmede kiracının davalı .. Anonim Şirketi, kiraya verenin ... .. Limited Şirketi olup, sözleşmenin konusunun geçici ihracatı yapılacak olan ve sözleşmenin ekinde gösterilen 26 adet makinenin kiracı tarafından kiralanması ve buna ilişkin taraflar arasında varılan mutabakat, şart ve hükümlerin belirlenmesi olduğu, 3 .maddesi özel hükümler başlıklı olup, 3.1. maddede kiracının, sözleşmenin ekinde liste halinde gösterilen makineleri aylık 2.250,00 Euro+KDV bedelle ve 6 ay süre ile kiralamış olup, toplam kira bedeli 13.500,00 Euro+KDV'yi sözleşmenin imzasıyla birlikte nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, 3.10. maddede kiracının kiralananları hasarsız bir şekilde sahaya indirmeyi, kilitli bir depoda depolamayı ve muhafaza etmeyi, hırsızlık, emniyeti suistimal vb.dahil kiralananlarda meydana gelebilecek her türlü hasar, ziyan, zarar vb.sorumlu olduğu, ithalatta yaşanabilecek aksaklıklarda dahil her sebep, şekil ve surette ve her ne gerekçeyle olursa olsun kiralananları kısmen de olsa en geç 15/08/2020 tarihinde hasarsız ve eksiksiz şekilde teslim/iade etmeyi beyan, kabul ve taahhüt ettiği, 14/02/2020 tarihli ek sözleşme ile taraflar arasında akdedilen 11/02/2020 tarihli makine geçici ihracat sözleşmesinin bir kısım hükümlerinin revize edilmesi konulu ve asıl sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olarak ek sözleşmenin düzenlendiği, 3.madde hükümler başlıklı olup, 3.1.maddede tarafların 11/02/2020 sözleşmenin 3.1.maddesinde yer alan kira ödeme yükümlülüğünü yürürlükten kaldırdıkları, 3.2.maddede; tarafların 11/02/2020 tarihli makine geçici ihracat sözleşmesinin 3.10. maddesini revize ettikleri maddenin yeni metninde "Kiracı; işbu sözleşmenin ekinde miktar ve bedelleri gösterilen kiralananları hasarsız bir şekilde sahaya indirmeyi, kilitli bir depoda depolamayı ve muhafaza etmeyi, hırsızlık, emniyeti suistimal vb.de dahil kiralananlarda meydana gelebilecek her türlü hasar, zarar, ziyan vb.den tek başına sorumlu olduğunu, ithalatta yaşanabilecek aksaklıklar da dahil her ne sebep, şekil ve surette ve her ne gerekçeyle olursa olsun kiralananları kısmen de olsa en geç 15/08/2020 tarihinde (kiraya verenden kaynaklı gecikmeler haricinde) hasarsız ve eksiksiz şekilde, teslim/iade edememesi halinde teslim edemediği kiralananı aşağıda gösterilen bedeli+kdv'yi kiraya verene 7 iş günü içinde nakden ve defaten ödemeyi ve böylece teslim edemediği kiralanan ya da kiralananları satın almış olacağını gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. Kiraya verenin aksini talep etme hakkı ile diğer hak, talep ve alacakları saklıdır. " denildiği, ekinde ilk sözleşmede olduğu gibi makine listesinin yapıldığı ve toplam bedeli 153.784,00 Euro olarak belirtildiği, asıl davada davacı tarafın, taraflar arasında düzenlenen alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında hakediş bedelinden bakiye alacağın tahsili isteğinde bulunmakta, davalı ... ... Anonim Şirketi sözleşme uyarınca davacının ayıplı, eksik, gecikmeli iş yaptığı, alacağın olmadığı savunmasında bulunduğu, uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında davacı alt yüklenicinin davalı yüklenici ... .. Anonim Şirketi'nden sözleşme kapsamında hakedişlerden kaynaklı bakiye alacağının olup olmadığı, varsa ne miktarda olduğu hususlarında toplandığı, davacının bu davayı sözleşmenin tarafı .. Anonim Şirketi ile birlikte.... hakkında açtığı, davalı ....'in davanın dayanağı sözleşmenin tarafı olmayıp, davalı yüklenici ile imzalanan ana sözleşmenin tarafı olduğu, işbu sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili davasında taraf sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, davalı .... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, davalı ... ... Anonim Şirketi hakkında açılan dava ile ilgili olarak mahkemece yapılan incelemede, bilirkişi asıl ve ek raporları içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmenin 6. maddesinde alt yüklenici davacının, sözleşmenin eki olan iş programına ve daha sonra yapılacak revize iş programlarına göre ilgili mahallerdeki bitiş tarihine uyacağı, bu durumda iş programına ve varsa revize iş programına bakılması gerektiği, dosya kapsamında herhangi bir iş programına rastlanmadığı, iş programıyla ilgili olarak sözleşmenin uygulanmamasından her iki tarafında sorumlu olduğu, iş sahibi olarak davalının idareye sunmak üzere davacıdan 2 haftalık programlar aldığını 12/04/2023 tarihli dilekçesinde beyan ettiği, davacı tarafın, işin parça parça teslim edildiğini, ayrıca Covid-19 salgını nedeniyle işlerin yavaşladığını, bu nedenle işin tamamlanması gereken 45 günden daha fazla sürdüğü, davalının ise gerek imalata yönelik malzemelerin zamanında sahaya ulaştırılmamasında, gerek söz konusu malzemelerin eksik gönderilmesinde, gerekse prekast halinde sahaya gönderilmesi gereken merdiven basamaklarının plakalar halinde iş yerine ulaştırılması nedeniyle işin çok geç kaldığını beyan ettiği, dava konusu olayda ana hususun sağlıklı bir iş programı yapacak şartların oluşmamasıyla ilgili olduğu, davacı ...'in sahada işe başladığı 29/09/2020 tarihinden itibaren 45 gün sonra sadece 528 m2 imalatı silimler hariç bitirebildiği, sözleşmede atıf yapılan özel şartlar 2 numaralı ekinde 6. maddede sözleşme kapsamı montaj işlerinin, malzemelerin proje sahasına teslim edilmesi sonrasında ... Taahhüt İnşaat tarafından alt yükleniciye işe başlama talimatının verilmesinden itibaren şap işleri hariç 45 gün denildiği, tüm dosya kapsamı itibariyle işin süresinin 45 gün olduğu, malzeme eksikliğinden kaynaklı bir gecikmenin olduğu, işlerin süresindeki uzamanın alanın tam olarak hazır olmamasından ve parça parça alt yükleniciye teslim edilmesinden kaynaklandığı, malzeme eksikliği olmaksızın işin ilerleme hızını gösteren en iyi durumun davalı tarafça rapor edilen ilerleme hızları olduğu, artan iş süresi nedeniyle ödenmesi gereken toplam işçilik bedelinin denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporunda 347.066,67USD olarak belirlendiği, işçilik ödemeleri toplamının 255.955,21 USD olduğu, işçilik bedelinden yapılan ödemelerin mahsubu sonucu davacı alt yüklenicinin 91.111,46USD bakiye alacağı olduğu, ıslah dilekçesinde ve dava dilekçesinde USD karşılığı talepte bulunulduğu, ıslah tarihi 24/01/2024 tarihi itibariyle USD efektif satış kurunun 30,3144, dava tarihi itibariyle USD efektif satış kurunun 9,7168 olup, 30.000,00TL başlangıçta talep edilmekle, karşılığı USD'nin 3.087,43USD olduğu, 91.111,46USD'den düşümü ile bakiyesi 88.024,03USD'nin ıslah tarihindeki 30,3144 kur üzerinden TL karşılığı 2.668.395,35TL olup, başlangıçtaki 30.000,00TL ile birlikte TL olarak talep de gözetilerek toplam; 2.698.395,35TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, dava tarihi öncesi itibariyle miktar da belirtir temerrüte düşürücü ihtarname olmadığından alacağın 30.000,00TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/264 esas sayılı davada; davacının, davacı ile ... Taahhüt Anonim Şirketi arasındaki sözleşmede davalı tarafın kusuru ile yaşanan gecikme nedeniyle işin uzamasından dolayı performans kaybı, merkez ofis giderleri, çeviri ve noter masrafları, teminat mektubu giderleri, fazla mesai giderleri, Covid-19 sebebiyle ortaya çıkan ek masraflar adı altında maddi zararının oluştuğu iddiasıyla tazminat isteğinde bulunduğu, davalının zarar iddialarının gerçek dışı olduğu, davanın reddi gerektiği savunmasında bulunduğu, davada uyuşmazlığın; davacı ile, ... Taahhüt Anonim Şirketi arasındaki sözleşme kapsamında işin uzama iddiasının ve bundan kaynaklı davacının zarara uğradığı iddiasının yerinde olup olmadığı, varsa zarar ne miktarda olduğu hususlarında toplandığı, davacının bu davayı sözleşmenin tarafı ... .. Anonim Şirketi ile birlikte.... hakkında açtığı, davalı.... davanın dayanağı sözleşmenin tarafı olmayıp, davalı yüklenici ile imzalanan ana sözleşmenin tarafı olduğu, işbu sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili davasında taraf sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, davalı.... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, davalı ... ... Anonim Şirketi hakkında açılan dava ile ilgili olarak mahkemece yapılan incelemede, bilirkişi asıl ve ek bilirkişi raporları içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre; artan iş süresi nedeniyle ödenmesi gereken toplam işçilik bedeline her türlü mesai ücretiyle, merkez ofis giderlerinin dahil olduğu, sözleşme konusu işin yapımı için gerekli olan makinelerin iş yapım süresi boyunca şantiyede bulundurulmasının ...'in alt yüklenici olarak sorumluluğunda olduğu ve sözleşmedeki rakamlara dahil olduğu, sözleşmede 3 ayrı kalem bulunup, bunların, malzeme gideri, prekastlarla ilgili bedel ve işçilik bedelleri olup, merkez ofis giderlerinin, bu malzemelerin temini ve işçilik ile ilgili kalemlerin içerisinde yer aldığı, malzemelerle ilgili toplam ödenen bedelde bir artış olmadığından ofis giderlerinin artmasının söz konusu olamayacağı, işçiliklerle ilgili artışın miktar içerisinde yer aldığı, ilave bir miktarın olmadığı, tüm işçilik ödemelerinin işçilik ödemeleri hesabında dikkate alındığı, noter masrafı ve çeviri bedelinin sözleşmenin 3.maddesinde yer alan fiyatlar ve kapsamı başlıklı maddenin 3.2.maddesi kapsamında sözleşme bedeline dahil olduğu, teminat mektubu komisyon gideri dışındaki kalemler yönünden ayrıca hesaplanması gerekir bir zararın olmadığı, teminat mektubu komisyon giderine ilişkin sunulan belgelerin birleşen dava tarihinden sonraya ilişkin olduğu, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerekmekle, dava tarihi itibariyle istenir durumda olmadığı anlaşılmakla birleşen işbu davadaki alacak kalemleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen mahkemenin 2023/189 esas sayılı sayılı davada; davacının, taraflar arasındaki alt yüklenicilik sözleşmesine konu işin ifası amacıyla, işin görülmekte olduğu ...'ye Türkiye'den bir takım araçların gitmesi için, taraflar arasında makine geçici ihracat sözleşmesi imzalandığı, kiracı davalıya altı ay süre ile sözleşmede belirtilen makinelerin kiralandığı, 14/02/2020 tarihli ek sözleşme düzenlendiği, ek sözleşmenin 3.2. maddesi uyarınca, belirtilen sürede makinelerin teslim edilmediğinden satın alınmış kabul edileceğinden bahisle, bedelinin tahsili isteğiyle icra takibine geçildiği, itiraz üzerine işbu davanın açıldığı iddiasında bulunmakta, davalı taraf, geçici ihracat sözleşmesinden kaynaklı borcun olmadığı, söz konusu makinelerin sahada iş devam ettiği sürece ... tarafından kullanıldığını, kira süresinin altı ay olduğu yazmakta ise de, davacının sebep olduğu gecikmeler gerekse o dönemdeki Covid-19 pandemisi nedeniyle belirtilen sürelerde başlanılamadığı, altı ay sürede bitmesinin mümkün olmadığı, işin bitip Türkiye'ye gönderildiği tarihe kadar sürenin uzamış sayıldığı, bedel talep hakkının olmadığı, davanın reddi gerektiği savunmasında bulunduğu, uyuşmazlığın; taraflar arasında düzenlenen makine geçici ihracat sözleşmesi ve ek sözleşme kapsamında, davacıya ait olup, davalıya kiralanan sözleşme eki tabloda bedeli ve nitelikleri belirtilen iş makinelerinin davalı tarafça satın alınmış sayılıp sayılmayacağı, bu kapsamda bedelinin tahsili talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı, mahkemece yapılan incelemede, taraflar arasındaki sözleşme içerikleri, asıl ve ek bilirkişi raporları içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında, davacıya ait iş makinelerinin, yine taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında iş yerinde kullanılmak üzere altı aylığına davalıya kiralandığı, sözleşmenin 3.10. maddesi uyarınca, kiracının kiralananları kısmen de olsa en geç 15/08/2020 tarihinde hasarsız ve eksiksiz şekilde davacı kiraya verene teslim etmesi hususunun kararlaştırıldığı, 14/02/2020 tarihli ek sözleşme ile kira bedeline ilişkin 3.1.maddedeki yükümlülüğün kaldırıldığı, 3.2.maddesi yeniden revize edildiği, buna göre, her ne sebep, şekil ve surette ve her ne gerekçeyle olursa olsun kiralananları kısmen de olsa en geç 15/08/2020 tarihinde (kiraya verenden kaynaklı gecikmeler haricinde) teslim edememesi durumunda sözleşmede belirtilen bedelin kiraya verene ödenmesi ve kiralananları satın almış olacağının kararlaştırıldığı, dosya kapsamı itibariyle, kiralananların kiraya verene 15/08/2020 tarihinde teslim edilmemiş olduğu, taraflar arasında kiralananların kiraya verene teslim tarihinin uzatılmasına ilişkin düzenlenmiş bir ek sözleşmenin olmadığı, 14/02/2020 tarihli ek sözleşmede kiraya verenden kaynaklı gecikmeler dışında denildiği, salt davacıdan kaynaklı bir gecikmenin olmadığı, sözleşme uyarınca davalının makineleri satın almış sayılacağı ve bedelini ödemesi gerektiği, bedeli 153.484,00 Euro olmakla, icra takibine konu bu miktar üzerinden davanın kabulüne, alacak likit olmakla hükmolunan meblağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği, birleşen Ankara Asliye 12. Ticaret Mahkemesi'nin 2023/674 esas sayılı davasında; davacının taraflar arasında düzenlenen makine geçici ihracat sözleşmesine konu makinelerin davalı uhdesinde kaldığı süre için işlemiş ecremisil bedeline konu alacağın tahsili için geçilen icra takibine itirazın iptali isteğinde bulunduğu, davalının sahaya giden makinelerin davacının gecikmeye sebep olması nedeniyle iade edilemediği, işleri davacının nam ve hesabına tamamladığı, 2021 Kasım başı itibariyle makinelerin Türkiye'ye getirildiği, ecremisil alacağı talebinin yerinde olmadığı, davanın reddi gerektiğini savunduğu, uyuşmazlığın ecremisil alacağı talebinin yerinde olup olmadığı, varsa ne miktar olduğu hususlarında toplandığı, ecremisil istemek için, ecremisile konu makineler için taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmaması, haksız kullanımın olması gerektiği, makinelerin bedeliyle ilgili düzenlenen faturaya dayalı olarak geçilen icra takibine itirazın iptali istemiyle mahkemenin 2023/674 esas sayılı birleşen davanın bulunduğu, sözleşme ilişkisinin varlığı sebebiyle haksız işgal durumunun söz konusu olmadığı, sözleşme kapsamında talebin değerlendirilmesi gerektiği ve bu hususunda birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/674 esas sayılı dosyası da değerlendirilmekle, ecremisil alacağı bakımından geçilen icra takibinin yerinde olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine, davalı taraf, kötü niyet tazminat isteğinde bulunmuş ise de, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından, davalının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek asıl davada davalı .... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... Taahhüt İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 2.698.395,35 TL’nin bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 30.000,00 TL’sine 08/11/2021 dava, kalan 2.668.395,35 TL’sine 24/01/2024 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen Ankara Asliye 11. Ticaret Mahkemesi’nin 2022/264 Esas sayılı davada; davalı .... Hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... Taahhüt İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında açılan davanın reddine, birleşen mahkemenin 2023/189 Esas sayılı davada; davanın kabulü ile davalının Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14321 sayılı takip dosyasında itirazının 153.784,00 Euro üzerinden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, 153.784,00 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %3 oranını aşmamak üzere devlet bankalarınca birer yıllık dönemler itibariyle euro mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine, hükmolunan meblağın takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı olan 1.703.588,39TL'nin %20’si oranında hesaplanan 340.717,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara Asliye 12. Ticaret Mahkemesi’nin 2023/674 Esas sayılı davada; davanın reddine karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davacı ....Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; davanın Türk Lirası üzerinden ikame edildiği göz ardı edilerek dava açılış değerinin dolar cinsinden hesaplanarak fark yaratılmasının hatalı olduğu, mahkemece taraflarınca yapılan ıslah üzerinden karar verilmediği, mahkemece Türk Parasının Korunması Kanunu düzenlemelerine aykırı bir şekilde hesaplama yapıldığı, ikame edilen davanın Türk Parasının Korunması Kanunu kapsamında 30.000,00 Türk Lirası üzerinden ikame edildiği, yapılacak olan ıslahın da yine Türk Lirası üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmeler neticesinde müvekkilin alacağı 91.111,46 USD olarak hesaplandığı, bu tutarın basit bir matematik ile ıslah tarihi olan 24.01.2024 tarihindeki TCMB Efektif Satış Kuru olan 1 USD=30.3184 TL üzerinden Türk Lirası'na çevrildiği ve 2.762.353,00 TL olarak hesaplandığı, devamında dava ikame değeri olan 30.000,00 TL’nin bu miktardan düşülerek davanın 2.732.353,00 TL artırılarak ıslah edildiği, mahkemece ise önce dava ikame değeri olan 30.000,00 TL'nin dava açılış tarihindeki kur değeri üzerinden USD'ye çevrildiği, bulunan 3.087,43 USD'lik miktarın bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada bulunan 91.111,46 USD'den çıkarıldığı, 88.024,03 USD’nin ıslahla artırılabilir miktar olarak hesaplandığı, daha sonrasında ise anılan miktarı ıslah tarihindeki 30,3144 kur üzerinden TL karşılığı 2.668.395,35 TL olarak hesaplayarak tararlarının ıslahı ile fark çıkmasına sebebiyet verdiği, bu durumun hem müvekkilin hak kaybına sebebiyet verdiği hem Türk Parasının Korunması Kanununa aykırılığa sebebiyet verdiği hem de açık bir şekilde kur değeri yanlış gösterilerek mülkiyet hakkının ihlal edildiği, ayrıca kontenjan kesintisinin yapılarak müvekkilinin hak edişinin düşük gösterilmesi ve bilirkişi raporunda eksik tespit olunan miktarın kabulünün mümkün olmadığı, kontenjan adı altına bir alacağın varlığından bahisle bu bedelin hak edişlerinden düşürülmesinin açıkça usul ve yasalara aykırı olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede bu yönde bir uygulamadan bahsedilmediği gibi herhangi bir aşamada da taraflarına bu yönde bir bildirimde bulunulmadığı, sözleşmenin 5.6 maddesi uyarınca alt üstleniciye tanınan kontenjan dahilinde eleman götürebileceği, ilgili alt üstlenici elamanlarının barınma yerinin 8.1 maddesi uyarınca alt yükleniciye ait olduğunun düzenlendiği, ancak işin gecikmesi halinde ne olacağıyla ilgili bir düzenleme olmayıp, sözleşmenin ruhuna ve mevzuata uygun şekilde kıyasen uygulama yapmanın mümkün olmadığı, işin gecikmesinde müvekkil firmanın hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen, davalı tarafça tamamen tek taraflı bir değerlendirme yapılarak bu süre boyunca gerçekleşen barınma, yemek, ulaşım gibi alacak kalemlerinin müvekkilin hak edişinden kesildiği, salt karşı taraf kusuru ile uzamış iş sebebiyle müvekkilin ortaya çıkan masraflardan dolayı sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, davalının ihtarlarda müvekkilinin hak ediş miktarına yönelik ikrarının mevcut olduğu, bilirkişi tarafından hesaplanacak hak ediş bedelinin en az davalının ikrarı ile kabul ettiği miktar kadar olması gerektiği, "Sözleşme kapsamında hak edişiniz 462.008,25 Amerikan Doları olmaktadır." ifadesinin müvekkilinin hak ediş miktarının davalı tarafça açık bir ikrarı niteliğinde olduğu, "Kontenjan" kesintisi hususu yargılamayı gerektirecek olsa da, hak ediş bedelinin en az miktarının davalının kabulünde olan bu 462.008,25 USD olacağı, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığı, birleşen Ankara Asliye 11. Ticaret Mahkemesi’nin 2022/264 Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak da 28.03.2023 tarihli bilirkişi ön raporunda yapılan değerlendirme ile müvekkilin birleşen 2022/264 E. Sayılı dava konusu alacak kalemlerinden çeviri masrafı olarak 4.543,00 TL, teminatlara ilişkin yapılan harcamaların ise 9.484,74 TL olduğu görüş ve kanaatine varılmış iken, gelen asıl raporda ve ek raporda ise yeterli bilgi ve belge bulunmaması yönündeki görüşe katılmak mümkün değilken mahkemece bu hususun dikkate alınmasını hatalı olduğu, uzayan iş sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu belli bir takım zararların mevcut olduğu, bahse konu zararların performans kaybı, merkez ofis giderleri, çeviri ve noter masrafları, teminat mektubu giderleri, fazla mesai giderleri, Covid 19 sebebiyle ortaya çıkan ek masraflar olduğu, bu masraf kalemlerinden çeviri ve noter masrafları, teminat mektubu giderleri müvekkilin doğrudan uğramış olduğu zararlar olup, performans kaybı, merkez ofis giderleri, COVID 19 sebebiyle uğradığı zararlar ise dolaylı zararlar olup, bu zarar kalemlerin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerekirken bu tespitlerin yapılmamasının doğru olmadığı, müvekkil işçilerin çalışma saatleri günlük 8 saat iken davalı firmanın çalışma saatlerinin 10 saat olması sebebiyle işçilerinin fazla mesai ücreti hakkı doğduğu, yükselen maliyetin tamamen davalı firmadan kaynaklanmasına rağmen külfetin müvekkil firmaya yüklendiği, öte yandan müvekkil firmanın COVID 19 sebebiyle geciken iş sebebiyle istihdam etmiş olduğu personelin aylarca atıl beklediği, performans kaybının meydana geldiği, bu gibi maliyetlerin bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerekirken bilirkişinin bu kalemlere ilişkin ayrıca tespit ve değerlendirmeye gerek olmadığına dair görüşünün hatalı olduğu, zamanında yer teslimi yapamaması nedeni ile davalının gecikmeden sorumlu olduğu, yapılan işin niteliği gereği tüm sahalarda (odalarda) aynı zamanda işe başlanması gerektiğinden bu durum başlı başına son derece büyük zaman ve işgücü kaybına neden olduğu, sözleşme gereği asli edimi olan yer teslimini eksiksiz ve eşzamanlı olarak gerçekleştirmemiş bulunan davalı firmanın işin süresinde teslimini beklemesinin ve buna dayalı hak iddia etmesi hukuken mümkün olmadığı, müvekkil firmanın işe başlamadan önce sahada keşif yapılmasına izin verilmemesi nedeni ile malzeme sarfiyatına neden olunduğu, gerek mail yazışmaları gerekse ihtarname içeriklerinde müteaddit defalar yapılmaması gerektiği bildirilmiş olmasına rağmen davalı tarafından müvekkile haber dahi verilmeksizin kapı montajlarının farklı kotlarda yapılması netice olarak ilave malzeme sarfiyatına sebebiyet verildiği, davalı firmaca eksik yapılan beton yüzeyde dalgalanmaların mevcut olduğu, eksikliklerin giderilebilmesi için ek malzemeye ihtiyaç duyulduğu, sözleşmenin güçlü tarafı konumundaki davalının bu ek malzeme bedelini de hukuksuz şekilde taraflarına yüklediği, davalı lehine olan tek taraflı düzenlemelerin yok hükmünde olduğu, somut olayda tacir niteliğini haiz davalı işverenin, hiç bir hukuki gerekçeye dayanmaksızın salt sözleşmede yer alan tek taraflı değerlendirme maddelerini dayanak göstererek sanki hiç bir imalat yapılmamış gibi müvekkile hakediş ve sair müvekkilin kusuru bulunmaksızın meydana gelen ek harcamalar yönünden ödemede bulunmamasının doğru olmadığı, tek taraflı mahsuplaşma haksız olduğu, birleşen Ankara Asliye 12. Ticaret Mahkemesi’nin 2023/674 Esas sayılı dosyasında ise sözleşmenin tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme olması nedeni ile davalının uhdesinde bulunduğu sürede kira bedelinin ödenmesi gerektiği, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca takibe konu makinelerin hukuksuz bir şekilde karşı taraf uhdesinde kaldığı, bu sebeple sözleşme ile belirlenen aylık 2.250€+KDV olmak üzere karşı tarafın bahse konu makineleri 6 aylık süre boyunca elinde bulundurması sebebiyle işlemiş olan toplam 13.500€+KDV ecrimisil bedelinin ödenmesi gerektiği, somut olayda dava konusu alacağın, taraflar arasındaki ticari ilişkiler doğrultusunda düzenlenen faturaya ve sözleşmelere bağlı olup likit ve muayyen olduğu, her ne kadar davalının kötü niyeti kural olarak aranmamakta ise de davalının, tutanaklar ve sözleşme metinleri göz önüne alındığında takibe haksız olarak itiraz ederek kötü niyetle hareket ettiği, belirtilen nedenlerle haksız itirazının iptali ile takibin devamına; yine, lehimize asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydı ile İcra İnkâr Tazminatına hükmolunması gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, dosyaya sunulan 21.10.2022 tarihli uzman görüşünün ve istinaf başvurusunda yer alan açıklamalarımızın dikkate alınarak asıl dava (Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/663 E.) bakımından mahkemece maddi hata yapılması nedeniyle ilk derece ilamının kaldırılmasını ve an ıslah gibi karar verilmesine, birleşen dava (Ankara Asliye 11. Ticaret Mahkemesi’nin 2022/264 E.) bakımından tarafımızca dosyaya sunulan belgeler dikkate alınmadığı, ön raporda yer alan belgelerin devamında alınan bilirkişi raporlarında göz ardı edilmesi ve mahkemece de anılan hatalı raporların dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğinden kararın kaldırılmasına, birleşen dava (Ankara Asliye 12. Ticaret Mahkemesi’nin 2023/674 E.) bakımından taraflar arasındaki ticari ilişkiler doğrultusunda düzenlenen faturaya ve sözleşmelere bağlı olup likit ve muayyen olduğu tartışmasız olduğundan yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davalı ... Taahhüt...Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kararının hatalı bilirkişi raporuna dayandığı, sözleşmenin götürü usullü sözleşme olduğu, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığı, sözleşme bedelinin 427.418,25 USD olduğu, tüm malzeme bedelleri ve işçilik ücretlerinin davacıya ait olduğu izah edilerek bu bilirkişi raporları ile karar verilemeyeceği, raporun 28. sayfasında, müvekkil ... A.Ş.’nin davacı nam ve hesabına 549.363,31 USD + 34.395,42 Euro ödediğinin tespit edildiği, götürü bedelli sözleşmeye göre 549.363,31 USD’den götürü bedel olan 427.418,25 USD çıkarıldığında; müvekkilinin 121.945,06 USD + 34.395,42 Euro olmak üzere davacıdan en az bu kadar miktarda alacaklı olduğu, ancak raporda işin bitirilme süresinin uzadığı, işçilik giderlerinin arttığı ve 346.590,40 USD’ye baliğ olduğu şeklinde, hiç bir gerekçesi olmayan bir değerlendirme yapıldığı, uzayan dönemdeki işçilere ödenen bedellerin davalı tarafından yapıldığı, hiçbir belge ve dayanak olmadan, mesnetsiz şekilde yapılan bir değerlendirme ile davacının 346.590,40 USD işçilik hak edişi olduğu; bunun 255.955,21 USD’sinin davalı ... tarafından ödenmiş olduğu; 91.111,46 USD’sinin ödenmemiş olduğu şeklindeki bilirkişi raporunu ve bu rapor esas alınarak hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, müvekkili tarafından ... nam ve hesabına yapılan masraflar (işçilik ödemeleri, bilet alımları vs.), alınan malzeme bedelleri, bilirkişilerce doğru bir şekilde hesaba katılmadığı, müvekkili tarafından davacı ... nam ve hesabına ilave epoksi malzeme ödemeleri yapıldığı ve bunların belgeleri dosyaya sunulduğu halde, bu husus dahi bilirkişilerce hesaplamaya dahil edilmediği, gerekçede “İş Programı” ve “İşin Uzaması”na dair kullanılan ifadelerin, yine gerçeklere aykırı olduğu, davacının hiçbir zaman iş programı sunmadığı, davacının bir iş programı sunmamasından ve yapılan toplantılarda verdiği iş teslim tarihlerine de uymamasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı, mahkeme kararında da atıf yapılan, “45 günlük işin bitirilme süresi” bakımından sözleşmede yazılı olan 45 günlük sürenin, işin bitirilme süresi olmadığı, sözleşmenin 6. maddesi, “Sözleşme kapsamı montaj işleri, malzemelerin Proje sahasına teslim edilmesi akabinde ... tarafından Alt Yüklenici’ye işe başlama talimatının verilmesinden itibaren şap işleri hariç 45 gündür.” Şeklinde olduğu, bu 45 günlük sürenin içerisinde, davacı tarafından yapılması gereken prekast basamak (merdiven) teslimi montajı ve şap işleri olmadığı, fiilen sahada şap işlerinin yaklaşık 4 ay sürdüğü, epoksi malzemesinin davacı tarafından eksik getirilmiş olmasının da işin uzamasına sebebiyet verdiği, sonuç olarak sözleşme konusu yapılan şap işçiliği, epoksi kaplama ve prekast basamak işlerinin, fiilen 8 ay kadar sürdüğü, davacının hakedişlere dayalı alacak talebinin yerinde olmadığı, davalının davacı adına ödemeleri götürü bedelin çok üzerinde olduğu, işin süresinin uzamasında davacının kusurlu olduğu, malzemenin eksik gelmesi ve ekipman sevkindeki gecikmenin gecikmeye sebep olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinin yorum gerektirmeyip, son derece açık olduğu, buna göre, malzemelerin en geç 09/10/2019 tarihinde temin ve teslim edilmiş olması gerekirken; davacı ... tarafından malzemelerin 07/11/2019 tarihinde kısmi olarak temin edildiği ve 03/02/2020 tarihinde sahaya ulaştığı, malzemenin devamı olan prekast basamakların da -parçalar halinde ve imalatları tamamlanmamış şekilde- 28/04/2020 tarihinde ... depoya oradan da ancak 17/06/2020 tarihinde sahaya sevk edilebildiği, davacının aşama aşama gecikmeleri objektif olarak ortada iken bilirkişilerin subjektif değerlendirmeler yaparak gecikmeleri müvekkile atfetmesinin hatalı olduğu, ilave olarak sözleşme uyarınca kendi yükümlülüğünde olmasına rağmen, proje için gerekli olan malzemenin de doğru ve yeterli bir şekilde temin edilmediği, tüketimlere dikkat etmeyerek hatalı kullandığı, malzemenin eksik olduğunun çok geç bir tarihte fark edildiği ve müvekkile bildirildiği, bu hususun da ayrıca verimsiz iş yapılmasına, beklemeye ve sonuç olarak projenin bitiminde gecikmeye sebebiyet vermesine sebep olduğu, 28/12/2019 tarihinde ... tarafından ihtar edilmesine rağmen, işin yapılması için gerekli ekipmanların halen ... tarafından sahaya gönderilmediği, ancak, 11/02/2020 tarihinde, ekipmanların sahaya geçici ihracat yolu ile gönderimini sağlamak amacıyla ... ve ... arasında İhracat Sözleşmesi imzalanabildiği, Geçici İhracat Sözleşmesinin imzalanmasından sonra ekipmanların, 19/02/2020 tarihinde ... tarafından ... Depo’ya teslim edildiği, gecikmenin davacıdan kaynaklandığı, dosyadaki Prof. Dr. ...’ndan alınan mütalaanın, bilirkişiler ve mahkemece dikkate alınmadığı, mütalaada; edimlerini Sözleşme, teknik ve idari şartnamelere uygun olarak yerine getirmeyen davacının kusurlu olduğu, davacıya, davalı tarafından sözleşme kapsamında hiç ödeme yapılmadığı iddiasının gerçek dışı olduğu, davacının, sözleşme konusu işlerin yapımında gecikmelerin davalıdan kaynaklandığını ileri sürdüğü halde, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı ve işbu asıl dava dosyası ile birleştirilen davasına ilişkin dilekçede “işin gecikmesine Covid-19 salgınının sebebiyet verdiğini” iddia ettiği; iddialarının birbiri ile çeliştiği, davacının, tazminat talebinin gerekçesi olarak, “Covid-19”u göstermesinin hukuken mümkün olmadığı, birleşen davalara konu olan Makine Geçici İhracat Sözleşmelerinde taraflar arasında kira bedeli ödeme yükümlülüğünün sözleşmeler ile ortadan kaldırıldığı; bedelsiz bir kullanım ödüncü söz konusu olduğu; bu nedenlerle, davacının, davalıdan makine ve malzemelerin yerine tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı; davacının malları geri teslim almak yerine tazminat talep etmesinin kanunlara uygun olmadığının izah edildiği ama mahkemece dikkate alınmadığı, ...’in sebep olduğu bu gecikmeler nedeniyle projenin, son derece aksadığı; işe başlangıç tarihinin, Covid-19 dönemine denk gelmesine sebebiyet verdiği, gecikmelere ilave olarak, ..., Sözleşme uyarınca kendi yükümlülüğünde olmasına rağmen, Proje için gerekli olan malzemeyi de doğru ve yeterli bir şekilde temin etmediği, tüketimlere dikkat etmeyerek hatalı kullandığı ve malzemenin eksik olduğunu çok geç bir tarihte fark edip bildirdiği, prekast basamaklar bitirilemeden diğer işlerin tamamlanmasının mümkün olmadığı, davacının prekast basamaklar halinde teslim etmesi gereken prekast merdivenleri, Sözleşme ve şartnamelere ve onaylı projelere aykırı olarak, düz plakalar halinde teslim ettiğinden, bunların düzeltilmesi ve Sözleşmeye uygun hale getirilmeye çalışılması için personelin sahadan ayrıldıkları güne kadar çalıştığı, mahkemece her iki tarafın da kusurlu olduğu kabul edildiği halde, davacının davası tamamen kabul edilmesinin hatalı olduğu, mahkemenin her iki tarafı da kusurlu gören bilirkişi raporuna atıf yapmasına rağmen zararı paylaştırma yoluna gitmemesinin doğru olmadığı, davacının ıslahının hukuka aykırı olduğu, davacının davasını USD üzerinden açtığı, daha sonra TL’ye çevirdiği, para biriminin ve faiz oranının değiştirilmesi suretiyle ıslah yapılamayacağından, davacının ıslahının usule aykırı olduğu, birleşen 2023/189 Esas sayılı davasında; geçici ihraç ile...’ye gönderilen ekipmanların 15.08.2020 tarihinde davacıya teslim edilememesinde davalının kusuru olmadığı, dava konusu olaydaki makinelerin geç tesliminin neden kaynaklandığının tespiti gerektiği, makinelerin gönderilmesinde, davacıdan kaynaklı gecikmeler olduğu, davacının makineleri davalının Ankara’daki gönderme depolarına hemen teslim etmesi gerekirken teslim etmediği, 27.05.2020 , 03.07.2020 tarihli ihtarlarda makinelerin tesliminin istendiği, yine 16.07.2020 tarihli ihtarnamede kiralama sürelerinin 30.11.2020 tarihine kadar uzatılması istendiği, görüldüğü gibi bu ihtarnamelerin çekildiği tarihlerde, Makine Geçici İhracat Sözleşmesinin yapılmasının üzerinden 5 aydan fazla bir süre geçtiği, makine ve el aletlerinin hala sahaya gönderilemediği, prekast malzemelerin de hatalı olarak sahaya gönderildiği, bu ekipmanlarla, 15.08.2020 tarihinden sonra da yani süre geçmiş olmasına rağmen 2021 yılı içinde de davacının çalışmaya devam ettiği, . bu nedenle davacı tarafından makine geçici ihracat sözleşmesindeki ekipmanların türkiye’de iadesi süresi zımnen revize edildiği ve sürenin uzadığı, uzamadan davacının sorumlu olduğu, davacının elinde çalışmakta olan makinelerin iadesinin de söz konusu olamayacağı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacının ihtarlara rağmen makineyi almadığı, temerrüde düştüğü, makinelerin...’deki şantiyeye gönderilmesinde davacının ihmalleri nedeniyle makinelerin ancak şantiyeye 2020 yılı Temmuz sonlarında ulaşabildiği, önceki gönderimde davacı tarafından eksik bırakılan iki adet makinenin de 21.08.2020 tarihli Yeni bir Makine Geçici ihracat Sözleşmesi ile sahaya gönderilebildiği, davacının şantiyeye ayıplı precast malzeme gönderdiği, bu nedenle bu malzemenin değiştirilmesi, yeniden imalatı ciddi bir zaman kaybına neden olduğu, davacının, kullanacağı malzemeyi eksik temin ettiği için ciddi bir gecikmeye neden olduğu, bu nedenlerle, Makine Geçici İhracat Sözleşmesi ile sahaya gönderilen makineler ile davacının işi süresinde bitmediği, dolayısıyla, 15.08.2020 tarihinde bu ekipmanların iadesinin davacının işinin devam etmesi nedeniyle mümkün olmadığı, davacının bu kusurlu davranışları işin süresinin uzamasına neden olduğundan, makinelerin süresinde iadesinin de mümkün olmadığı, iade süresinin revize edilmesi ihtarlarına karşı aynı ekipmanlarla davacının işe devam etmiş olması ve hatta ikinci bir sözleşme ile ek makine getirtmiş olmasının da zımni olarak 15.08.2020 tarihinin revize edildiğini gösterdiği, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava ve birleşen davalar eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı ....Şirketi vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... Taahhüt...Şirketi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen davalarda davacı ....Şirketi vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... ..Şirketi vekilince istinaf başvurularının HMK'nın353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl ve birleşen davalarda davacı ....Şirketi vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ....Şirketi vekilince istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,2-Asıl davada Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı ....Şirketinden alınarak Hazineye irat kaydına,3- Asıl davada Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 184.327,39 TL istinaf karar harcından peşin alınan 46.082,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 138.245,39 TL harcın davacı ....Şirketinden alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Birleşen 2022/264 Esas sayılı davada Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı ....Şirketinden alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Birleşen 2023/189 Esas sayılı davada Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı ....Şirketinden alınarak Hazineye irat kaydına, 6-Birleşen 2023/189 Esas sayılı davada Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 165.575,37 TL istinaf karar harcından peşin alınan 41.394,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 124.181,37 TL harcın davacı ....Şirketinden alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Birleşen 2023/674 Esas sayılı davada Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı ....Şirketinden alınarak Hazineye irat kaydına, 8-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen davalarda davacı ....Şirketi ile asıl ve birleşen davalarda davalı ....Şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 16/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır