Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Limited Şirket Ortağının Ödediği Vergi Borçlarının Diğer Ortak Mirasçılarından Rücuen Tahsili Talepli Tazminat Davası.
Özet: Bu rücuen tazminat davası, bir limited şirket ortağının şirket adına ödediği vergi borçlarının, diğer şirket ortağının mirasçılarından tahsilini talep etmesi üzerine açılmış olup, davalı tarafın zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediği ve esastan sorumlulukları olmadığı yönündeki itirazlarına karşılık, mahkeme, limited şirket ortaklarının Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesi uyarınca şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarından sermaye hisseleri oranında doğrudan ve müteselsilen sorumlu olup olmadığını değerlendirmektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/305 Esas
KARAR NO : 2026/521
....
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/02/2024
KARAR TARİHİ : 19/06/2026
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 19/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ve davalıların, .... esas sayılı dosyası üzerinden müvekkil aleyhine ecrimisil talepli dava açtıklarını, müvekkilin ise, ... vergi borçlarına karşılık 31.07.2023 tarihinde 99.846,47 TL ödeme yaptığını, müvekkilin ödemiş olduğu vergi borçlarından davalı durumda bulunan şirket ortaklarının da sorumlu olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10 TL miktarın, en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline ve dava dosyasının .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31/01/2025 tarihli dilekçesinde dava dilekçesinde talep edilen 10,00 TL'nin 5,00 TL'sinin müvekkili tarafından .... Esas sayılı takip dosyası alacaklısına ödenen bedele ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı asil ... tarafından müteveffa Mehmet Yıldırım ile yarı yarıya ortak olarak işletilen ....adına ödenen vergi borcunun yarısının mirasçılardan tahsili amacıyla açılan davanın .... tarafından 04/03/2024 tarihinde verilen görevsizlik kararı neticesinde mahkemenize gönderildiğini, davanın ticari nitelikte bir alacak davası olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu bir dava şartı olduğunu, davacı tarafın herhangi bir arabuluculuk görüşmesi için başvuruda bulunmadığını, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddinin gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesi uyarınca mahkemenin dava şartlarını her aşamada kendiliğinden incelemesi gerektiğini, usul yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, esas yönünden ise davacı tarafından iddia edilen vergi borçlarına ilişkin müvekkillerin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkillerin şirkete dair vergi borçlarını kendi hisseleri oranında yapılandırarak ödediklerini, bu hususa ilişkin belgelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, .... müzekkere yazılarak ödenen vergilerin tespit edilmesini istediklerini, davacının 31.07.2023 tarihinde 99.846,47-TL ödeme yapıldığına dair iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının şirketin tek yetkilisi olmadığını, bu konuda herhangi bir genel kurul kararı alınmadığını ve müvekkillerin genel kurul toplantılarına davet edilmediklerini, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını belirterek öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin itirazların kabulü ile davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, limited şirkette şirket ortağının vergi borcuna ve icra takip dosyasına yapmış olduğu ödemelerin diğer şirket ortağının yasal mirasçılarından tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
... ait vergi kayıtlarının temini için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak, gelen yazı cevabı dosya arasına alınmış ve incelenmiştir.
TTK’da limited şirket ortaklarının şirkete ait borçlardan sorumlu olmadıkları düzenlenmektedir. Ortakların taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemeleri, şirket sözleşmesinde belirlenen edimleri ve yükümlülükleri yerine getirmeleri yeterli olup kural olarak şirketin borçlarına ilişkin sorumlulukları bulunmamaktadır. Anlaşıldığı üzere şirket ortakları bakımından sınırlı sorumluluk hali söz konusu olup sermaye payını ödeyen ortak şirkete karşı olan sorumluluğunu yerine getirmiş sayılmaktadır. Bu nedenle şirkete ait borçlardan doğrudan şirketin kendisi sorumlu olup ortakların sorumluluğu kural olarak bulunmamaktadır. Ancak bazı kanunlarda istisnai düzenlemeler bulunmaktadır. Bu istisnai düzenlemelerden en önemlisi limited şirket ortaklarının şirkete ait amme borçlarından sorumlu olmasına ilişkin AATUHK’un 35. maddesindeki hükümdür.
6183 sayılı Kanunun Limited Şirketlerin Amme Borçları başlıklı 35. Maddesinde "Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur." hükmüne yer verilmiştir.
Maddenin amacı limited şirketlerin amme borçlarının payları oranında şirket ortaklarının malvarlığından alınmasını sağlamak olup maddede ortakların amme alacakları için takip edileceği belirtilmekte, ortaklara yüklenen sorumluluğun kapsamı belirlenirken kullanılan ‘amme alacağı’ kavramı ise AATUHK’un 3. Maddesindeki atıftan dolayı 1. ve 2. maddede sayılan alacakları işaret etmektedir. Söz konusu maddelere göre amme alacağı terimi; vergiler ve vergi cezaları gibi asli amme borçları ile gecikme zamları ve faizler gibi fer’i borçları kapsamaktadır. Buna göre her ortağın sermaye payına göre belirlenen borç tutarı; vergileri, vergi cezalarını, gecikme faizlerini ve gecikme zamlarını içermektedir.
Mahkememizce aldırılan 19/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ... tarafından, şirket faaliyetlerine 2010 yılında son verilmiş olması nedeniyle şirkete ait defterlerin imha edildiği, bu nedenle de ibraz edilemeyeceği beyan edilmiş olmakla dava dışı .... ticari defterlerinin incelenebilmesinin mümkün olamadığı, 6183 sayılı Kanunun 4369 sayılı Kanunla değişik 35. maddesi 5766 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeler uyarınca davacının, .... sayılı takip dosyasının borcuna ilişkin olarak yaptığı ödeme iddiasını ispatlayıp ispatlayamadığı noktasında takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacının anılan 30.641,00 TL ödemeyi yaptığı hususunun ispatlandığının kabulü halinde her ne kadar şirket vergi dairesince resen terkin edilmiş ise de ticaret sicilinde halen aktif bulunduğu anlaşılmakla anılan ödemeyi şirketten talep edebileceği belirtilmiştir.
... vekilince sunulan 14/05/2025 tarihli beyan dilekçesinde, borçlu taraftan 2009-2012 yılları arasında haricen tahsil edilen toplam rakamın 30.641,00 TL olduğu beyan edilmişse de bu yönde bir belge sunulmadığı gibi icra takip dosyasına yapılan bir ödeme de yer almadığından davacının icra takip dosyası nedeniyle ödeme yaptığına yönelik iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili 30/04/2026 tarihli talep artırım dilekçesinde; 5,00 TL olarak talep edilen vergi ödemesi nedeniyle rücuen tazminat taleplerini, davalı ... yönünden 12.480,81 TL'ye, davalı ... yönünden 18.721,21 TL'ye, davalı ... .... yönünden 5.745,19 TL olarak arttırdıklarını, 5,00 TL icra ödemesi nedeniyle rücuen tazminat taleplerini, davalı ... yönünden 3.830,13 TL'ye, davalı ... yönünden 5.745,19 TL'ye, davalı ... ....yönünden 5.745,19 TL olarak arttırdıklarını, toplam 65.243,73 TL'nin bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
İncelenen evrak ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, ortağı olduğu .... bir kısım vergi borçlarının ödediği ve ayrıca yine şirketin borçlu olduğu icra takip dosyası nedeniyle dava dışı alacaklıya ödeme yaptığı iddia edilerek işbu yapılan ödemelerden dolayı şirketin ortağı olan davalılardan payları oranında alacak istemi ile işbu davanın açıldığı, mahkememizce vergi kayıtları ile ticaret sicil kayıtları ve icra takip dosyası evrakları dosya arasına temin edilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporuna göre davacının vergi ödemesi nedeniyle davalılardan payları oranında talepte bulunabileceği miktarların davalı ...'dan 12.480,81 TL, .... 18.721,21 TL ve İrem Yıldırım'dan 18.721,21 TL olmak üzere toplam 49.923,23 TL olarak hesaplandığı, yukarıda incelenen mevzuat hükümleri çerçevesinde de limited şirket ortağı olan davacının AATUHK’un 35. maddesindeki hüküm uyarınca amme borçları (vergi ödemesi) nedeniyle yapmış olduğu ödemeyi payları oranında şirketin diğer ortaklarından talep edebileceği, düzenlenen bilirkişi raporu usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun bulunmakla hükmün tesisinde esas alındığı, ancak davacının diğer talep konusu ettiği icra takip dosyası nedeniyle ödeme iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında kısmen kabulü ile, vergi ödemesi nedeniyle rücu edilen 49.923,23 TL'nin 12.480,81 TL'sinin davalı ...'dan, 18.721,21 TL'sinin davalı ...'dan, 18.721,21 TL'sinin davalı ... Yıldırım'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin icra ödemesi nedeniyle rücuan tahsile dair talebinin reddine, davalılar aleyhine hükmedilen alacağın, her bir davalı yönünden, 1,66 TL'sine dava tarihinden, kalanına ıslah tarihi olan 30/04/2026 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında KISMEN KABULÜ ile, vergi ödemesi nedeniyle rücu edilen 49.923,23 TL'nin 12.480,81 TL'sinin davalı ...'dan, 18.721,21 TL'sinin davalı ...'dan, 18.721,21 TL'sinin davalı ... Yıldırım'dan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin icra ödemesi nedeniyle rücuan tahsile dair talebinin REDDİNE,
Davalılar aleyhine hükmedilen alacağın, her bir davalı yönünden, 1,66 TL'sine dava tarihinden, kalanına ıslah tarihi olan 30/04/2026 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Alınması gereken 3.410,26 TL karar ve ilam harcından başta alınan 427,60 TL peşin harç ile 686,45 TL ıslah harcının düşümü sonucu bakiye 2.296,20 TL harcın;
-574,05 TL'sinin davalı ...'dan,
-861,08 TL'sinin davalı ...'dan
-861,08 TL'sinin davalı ... ....dan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ve 686,45 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.541,65 TL harcın;
-385,41 TL'sinin davalı ...'dan,
-578,12 TL'sinin davalı ...'dan
-578,12 TL'sinin davalı .......'dan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 2.985,00 TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.985,00 TL yargılama giderinin, kabul oranına göre hesaplanan 7.641,50 TL'sinin;
-1.910,38 TL'sinin davalı ...'dan,
-2.865,56 TL'sinin davalı ...'dan
-2.865,56 TL'sinin davalı ... ....dan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 12.480,81 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 18.721,21 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 18.721,21 TL vekalet ücretinin davalı ... Yıldırım'dan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8-Davalı ... vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.830,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALI ...'A VERİLMESİNE,
9-Davalı ... vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.745,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALI ...'A VERİLMESİNE,
10-Davalı ... Yıldırım vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.745,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALI ... YILDIRIM'A VERİLMESİNE,
11-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul oranına göre hesaplanan 2.755,07 TL'sinin;
-688,77 TL'sinin davalı ...'dan,
-1.033,15 TL'sinin davalı ...'dan
-1.033,15 TL'sinin davalı ... Yıldırım'dan, geri kalan 844,93 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
12-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.