Banka ile borçlu şirket ve müteselsil kefiller arasındaki genel kredi sözleşmesi temerrüdü sonrası icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı bankanın, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarının tahsili amacıyla icra takibine yapılan itirazların iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davalı borçlu ve kefillerin temerrüde düştüğünü, hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edildiğini ve bankanın talep ettiği alacak ve faizin haklı olduğunu tespit ederek davacı lehine karar vermiş; davalıların bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi hükmü onanmış olmasına rağmen, bankanın bu kararı da temyiz etmesi üzerine yüksek mahkemenin incelemesine konu olmuştur.
11. Hukuk Dairesi         2025/4862 E.  ,  2026/2044 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2213 Esas, 2025/951 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/582 E., 2021/592 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... Kablo Sanayi Ticaret A.Ş. arasında imzalanan ve diğer davalıların müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı genel kredi sözleşmeleri uyarınca davalı borçlu ve kefillere krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerden kaynaklanan banka alacağının zamanında ödenmemesi üzerine davalılara gönderilen ihtarnamelere rağmen verilen süre içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, ihtarnameye rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı borçlular aleyhine icra takibine geçildiğini, davalıların takibe itiraz ettiklerini, itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıların icra takibine yönelik itirazlarının iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından usulüne uygun hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediğini, müvekkillerinin muaccel olan hiçbir borcu bulunmamakla birlikte temerrüde düşürülmediklerinden işlemiş faiz de istenemeyeceğini, genel kredi sözleşmesinin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, sözleşme hükümleri görüşülmeden hazırlandığını, davacı tarafın asıl alacağa fahiş oranlarda temerrüt faizi işletmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin davacıya borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı banka ile davalı ... Kablo Sanayi Ticaret A.Ş. arasında 22.07.2015 tarihli, 4.500.000,00 TL limitli ve 11.12.2018 tarihli, 19.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, diğer davalıların sözleşmeleri aynı limitler ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, kefaletlerin davalıların kefalet limitini, kefalet tarihini, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını belirtir ifadeyi içermesi sebebiyle şeklen geçerli olduğu, davalı ...'ın davalı asıl borçlu şirketin yetkilisi olması sebebiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 584/3 hükmü uyarınca eş rızasının aranmayacağı, sözleşmeler kapsamında davalı ... Kablo Sanayi Ticaret A.Ş.'ye nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığı, kullandırılan kredilerden kaynaklanan borçların vadesinde ödenmemesi nedeniyle davacı tarafından hesapların kat edildiği ve davalılara hesap kat ihtarnamesi gönderilerek borcun 24 saat içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, her ne kadar davalılarca taraflarına usulüne uygun bir hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğinden bahisle işlemiş faiz talep edilemeyeceği iddia edilmiş ise de kat ihtarnamesinde borç miktarının gösterildiği ve ihtarnamenin davalılara usulüne uygun şekilde 12.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu şekilde davalıların verilen 1 günlük süre içerisinde ödeme yapmayarak 14.08.2020 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri, bu tarihten itibaren davacının bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere taraflar arasında geçerli genel kredi sözleşmelerinin 3.7. maddesi uyarınca uygulanan akdi faizin %50 fazlası oranında temerrüt faizi talep edebileceği ve takipte talep edilen oranın somut kredide uygulanabilecek %44,77 oranının altında olduğu, sonuç olarak takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan nakdi krediler yönünden 13.277.518,15 TL asıl alacak, 4.554.243,76 TL akdi faiz, 250.797,57 TL temerrüt faizi, 227.712,18 TL BSMV, 151,80 TL ihtiyati haciz gideri ve 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 18.311.178,48 TL alacaklı olduğu, gayrinakdi kredi yönünden ise bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, iade edilmeyen toplam 10 adet çek için asıl borçlu şirket ile genel kredi sözleşmelerinin 6.17.5. maddesinde açıkça sorumlulukları kabul edilmekle diğer davalı kefillerden 22.250,00 TL depo talebinde bulunabileceği anlaşılmış olup davacının, söz konusu kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı ... Kablo Sanayi Ticaret A.Ş.'ye ait Denizli İli, ... İlçesi, ... Mahallesi'nde bulunan 3 katlı prefabrik fabrika binası üzerinde, asıl borçlu davalı şirkete açılmış ve açılacak her türlü kredinin teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen 20.05.2019 tarihli ve 4. dereceden 20.000.000,00 TL'lik ipotek nedeniyle adı geçen borçludan ipotek bedelinin altında olan alacak için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir." hükmünü haiz 45. maddesi uyarınca ilamsız icra takibi ile alacağının tahsilini talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İİK 'nın 45/1 hükmü "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir." hükmünü haizdir. Her ne kadar İİK'nın 45/1 madde hükmü gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu aleyhine yalnızca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılacak ise de; ilâmsız takibin yapıldığı tarih itibariyle taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin rehin tutarından açıkça fazla olması, rehinli taşınmaz üzerinde birden fazla ipotek bulunup davacının ipotek sıralamasının sonraya tekabül etmesi vb. nedenlerle işin başından itibaren rehin açığı doğacağı kuvvetle muhtemel olan hallerde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla takip yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Nitekim somut dosyada ipotekli taşınmaz başka alacaklıların takibi nedeniyle 18.900.000,00 TL üzerinden paraya çevrilmiş, davacının 4. sırada konulan rehni semeresiz kalmıştır. Bu durumda usul ekonomisi gereği tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla takip yapılmasında hukuki yarar bulunduğu gözetilerek davalı asıl borçlu ... Kablo Sanayi Ticaret A.Ş. hakkında da icra takibi yapılabileceği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.