Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddederek İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu doğrulayan karar.
Özet: Davacı tarafından müvekkilinin okuma yazma bilmediği ve takibe konu evrak altındaki imzanın müvekkile ait olmadığı iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti talebiyle açılan menfi tespit davasında, davalının yetki itirazı üzerine ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararı vererek dosyanın İstanbul mahkemelerine gönderilmesine hükmettiği; davacının, davalı şirketin şubesinin Bursada bulunması nedeniyle yetkisizlik kararının hatalı olduğu yönündeki istinaf başvurusu, İcra ve İflas Kanununun 72/son maddesi uyarınca menfi tespit davalarında yetkili mahkemenin icra takibinin yapıldığı yer ya da davalının ikametgahı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek, ilk derece mahkemesinin İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğuna dair kararı onanmıştır.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI : ... (...)
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin müvekkili hakkında .. İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkilinin okuma yazma bilmediğini, takibe konu evraklar altındaki imza müvekkile ait olmadığını, müvekkilinin imzası olmadığını, böyle bir borcumuz olmadığını, davalı taraf kötü niyetli olduğunu, davalıya borcun olmadığının tespitine ve davalı hakkında %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davalıya ilgili icra dosyasından borcumuzun olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı işbu davayı yetkisiz mahkemede açtığını, İİK'nın 72/son maddesi " Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. ", söz konusu hüküm dikkate alındığında gerek takibi yürüten icra dairesinin gerekse de davalı müvekkil şirketin adresinin İstanbul Anadolu yakasında olması gereği borçlu/davacının icra takibinden sonra açmış olduğu menfi tespit davasında İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu nedenle mahkemeniz yetkisiz olup, mahkemenizce öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince, "davada İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna, mahkememizin görevsiz ve yetkisiz olduğundan, dosyanın ...Anadolu Ticaret Mahkemesine gönderilmesine," karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin davaya konu bonoda imzası olmadığını, bu nedenle t menfi tespit davası açıldığını, davalı tarafından verilen cevaptan davalı şirketin ... şubesinin yaptığı işlerden kaynaklı olarak bu bononun tanzim edildiğinin anlaşıldığını, davalı şirketin ...'da şubesi olduğunu, bonoyu bu şubenin düzenlediğini, yetkisizlik kararının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Eldeki davanın konusunun menfi tespit istemine ilişkin olduğu, İİK'nun 72/son maddesi hükmü uyarınca menfi tespit davalarında yetkili mahkemenin icra takibinin yapıldığı yer ya da davalının ikametgahı olarak belirlendiği, davacı hakkında...İcra Dairelerinde icra takip işleminin başlatıldığı, anılan madde uyarınca davalı şirketin adresi itibariyle İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 16/12/2025
...
Başkan
...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye
...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye
...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip
...
¸(e-imzalıdır)