Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin, taraflar arası sözleşmesel sorumluluk esasına dayalı ortak enerji nakil hattı yenileme masrafı alacağı davasında istinaf kararı.
Özet: Davacı şirket, ortak kullanılan enerji nakil hattını yenileme çalışmalarının masraflarından yarısını davalı şirketten talep etmiş, davalı ise izinsiz yapılan çalışmayı ve aboneliğin kısa süre sonra iptalini gerekçe göstererek talebi reddetmiştir. İlk derece mahkemesi, uzman bilirkişi raporuna dayanarak yenilemenin gerekliliğini, hattın ortak mülkiyetini ve taraflar arasındaki sözleşmenin bakım onarım maliyetlerine katılımı öngören maddesini dikkate alarak, davalının ilgili yönetmelik hükümlerinin önüne geçen akdi sorumluluğu uyarınca belirli bir bedelle yenileme giderlerine katılmasına karar vererek davayı kısmen kabul etmiştir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
...HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .
KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :.
NUMARASI : .
DAVACI :
DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 inci maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait .... İstasyonunun beslendiği enerji nakil hattının yenileme çalışmalarının 06/11/2014 - 18/11/2014 tarihleri arasında davacı şirket tarafından yenilendiğini, bu tesisin davalı şirket tarafından da kullanıldığını, işin başlangıcında davalı şirkete bir yazı yazılarak yenilemeden payına düşecek kısmın talep edileceğinin belirtildiğini, yenileme çalışmalarında 99.584,75 TL harcama yapıldığını, enerji nakil hattı davalı şirket ile ortak kullanıldığından, yapılan harcamanın yarı bedeli olan 49.792,38 TL'ye KDV ilavesi ile 58.755,01-TL'den davalının sorumlu olduğunu, ileri sürerek bu bedelin 08/05/2015 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir.
Davalının savunmalarında özetle; davanın reddini savunmakta, dava ve talebin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 8. maddesi ile 1.4 ve 5. maddelerine aykırı olduğu, enerji nakil hattının yenileme masrafı yapılmadan davalı kuruluşa başvurulmadığı ve haber verilmediği, danışma ve izin alınmadığı, talebin habersiz ve keyfi olduğu, dava konusu tesisteki ... Aboneliğinin 15/04/2015 tarihinde sonlandırıldığı, çünkü müvekkilinin fiber/optik sisteme geçtiğinden elektrik aboneliklerinin iptal edildiği, davalının yenileme çalışması yaptığı Kasım 2014 dönemi ile ilgili hattan davalı şirketin 4 ay kadar istifade etmiş olduğundan; davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu; "...Alanın yerinde incelenmesi ve sorumluluk bedelininin belirlenmesi teeknik bir konu olduğundan bir elektrik elektronik mühendisi, bir inşaat mühendisi ve bir elektrik mühendisinden oluşan heyet ile mahallinde keşif yapılarak rapor alınması için Gönen Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmıştır.
Kaldırma kararı öncesi yapılan keşif ve alınan rapor içeriği uygun bulunduğundan ayrıcı bir rapor alınmasına gerek duyulmamıştır.
Bilirkişi heyeti 21/07/2017 tarihli raporlarında yenileme yapılan alanları yerinde incelediklerini belirterek bazı yerlerden fotoğraflar temin etmişler, Kavakalan Mahallesi enerji nakil hattından branşman alan ve ortak olarak kullanılan 18 adet direkten ve bir adet trafo direğinden oluşan 1.500 metre uzunluğundaki hattın yenilenmiş olduğu, ortak kullanım hattının son direğinden sonra hattın ikiye ayrıldığı, .... AŞ. istasyonunu bekleyen hat üzerinde bulunan trafo direğinin de değiştirildiğini, buna karşılık Botaş A.Ş. tesislerini besleyen hatta yenileme yapılmadığı, bu hattaki direklerin eski ve çürümüş olduğu belirtilmiştir. Enerji nakil hattı 1990 yılında tesis edilmiş, 20/04/2001 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi sebebiyle ... A.Ş.'nin katılım payı ödeyerek kat mülkiyetine ortak olduğu açıklanmıştır. Tadilatla ilgili karar 2013 yılı Mayıs ayında yapılan keşfe istinaden alınmıştır. Süreç içinde hat üzerinde oluşan buz yükü ağaç devrilmesi gibi sebeplerle yenileme gerekli görülmüştür. .... ile ... arasındaki sözleşme de incelenmiş, sözleşme imzalanması sırasında hattın mülkiyet sahibi olan ... A.Ş.ye katılım payı bedeli ödenmesi istendiği ve tahsilat fişinin dosyaya eklendiği tespit edilmiştir. Bu durumda hattın mülkiyetine ortak olan davalının bakım onarım çalışmalarına katılımı nispetinde iştirak edeceği sözleşmenin 12. maddesinde belirtilmiştir. Rapora göre davalı şirket 2015 Ocak dönemi itibariyle elektrik kullanmakla birlikte Göktepe R/L istasyonuna fiber optik kablo çekilmesi sebebiyle 15/04/2015 tarihinde aboneliğini iptal etmiştir. Davacının yenileme ile iligli yazısı 06/11/2014 tarihlidir. Kesinti konusunda davalıya bilgi verilmiş ve onarım payı isteneceği hatırlatılmıştır. Bilirkişilerin hesaplamasına göre davalının payına düşen KDV dahil miktar 53.706,10 TL'dir.
Rapora göre mahkekemizde yapılan değerlendirme sonucunda yenileme işlemlerinin gerekli olduğu, ve hat üzerinde ortak mülkiyet bulunduğu nazara alındığında davacı talepleri kısmen yerinde görülmüştür. Aslında yönetmeliğe göre hattın yenilenmesi için Uedaş'a başvurulması ve hattın Uedaş tarafından yenilenmesi gerekir. Ancak Tedaş ile Botaş arasındaki 20/04/2001 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin 12. maddesi davalı tarafa sorumluluk yüklemektedir. Akdi sorumluluk yönetmeliğin önüne geçeceğinden davalının bakım onarım maliyetlerine hissesi oranında katılması gerekeceği kabul edilerek..." şeklindeki gerekçe ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile 53.706,10 TL alacağın 08/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE" karar verilmiştir.
Verilen karara ilişkin olarak da davacı ve davalı vekilleri tarafından, İstinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Yenileme masraflarının davalıya ait olduğunu, mahkemece yapılan hesaplamanın eksik ve hatalı olduğunu, UEDAŞ cevabi yazısının mahkemece yanlış yorumlandığını, davalı tarafa yenileme bildiriminde bulunulduğunu ancak davalının bu bildirime katılım göstermediğini, davalı tarafın hattı uzun yıllardır davacı ile birlikte kullandığını, aboneliğin iptalinin sorumluluğu ortadan kaldırılmadığını, masrafların dayanağının EPDK kararlarına dayanılarak hattın yenilendiğini beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; dava konusu olan enerji nakil hattı yenileme masraflarının davalıya ait olmadığını, yenileme nedeniyle oluşan giderlerin UEDAŞ tarafından karşılanması gerektiğini, davacının kendi isteğiyle yapmış olduğu bu masrafların davalı kuruluşa fatura etme hakkı bulunmadığını, yönetmelik hükümlerinin yanlış uygulandığını, davalı kuruluşa haber vermeden dava konusu işlemi yaptıklarını, davalı kuruluşun elektrik kullanımı olmadığını, orantısız ve hatalı bedel hesaplaması yapıldığını, ortak kullanım payının göz ardı edildiğini, yanlış mülkiyet yorumu yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların ortak kullanımında olan enerji nakil hattının yenilenmesi için yapılan masrafın payı oranında davalıdan tahsili istemine ilişkin eldeki davada, İlk Derece Mahkemesi tarafından, yukarıda yazılı gerekçelerle; "-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile 53.706,10 TL alacağın 08/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE" şeklinde karar verildiği, verilen karara ilişkin olarak da davacı ve davalı vekilleri tarafından yine az yukarıda yazılı sebeplere dayanarak İstinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu anlaşılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesi gereğince İstinaf Kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada, İstinaf incelemesi, Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava; tarafların ortak kullanımında olan enerji nakil hattının yenilenmesi için yapılan masrafın payı oranında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesine konu eldeki davada, yerel mahkeme tarafından daha önce verilen kararın, Bursa BAM 5. H.D.'nin, 18/11/2020 Tarih ve 2018/2338 Esas-2020/1314 Karar sayılı kararı ve "...-Dava konusu olayda belirtilen yönetmelikler uyarınca Branşman hattına ilişkin ilgili Elektrik Dağıtım Şirketi olan UEDAŞ'a devir yada kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığının sorulmaksızın Yerel Mahkemece yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. -Yönetmelik uyarınca Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Branşman hatlarını devralmak ya da kamulaştırmak ve bakımlarını yapmak zorunluluğu vardır. -Buna göre dava dışı UEDAŞ'a müzekkere yazılarak davaya konu Branşman hattının devri yada kamulaştırmasının yapılıp yapılmadığının yazılacak bir müzekkere ile sorulması, verilecek cevaba göre karar vermek üzere davalının istinaf isteminin kabulüne..." şeklindeki gerekçe ile kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrası, yerel mahkeme tarafından kaldırma kararı kapsamında, UEDAŞ'a müzekkere yazılarak, davaya konu Branşman hattının devri yada kamulaştırmasının yapılıp yapılmadığının sorulduğu, gelen cevabi yazı incelendiğinde de; Balıkesir ili, Gönen İlçesi, R/L İstasyonunun beslendiği enerji nakil hattının özel hat olması nedeniyle, hattın devri yada kamulaştırılması gibi bir durumun söz konusu olmadığının bildirildiği, somut olayda enerji nakil hattının 1990 yılında tesis edildiği ve 20/04/2001 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi sebebiyle Botaş A.Ş.'nin katılım payı ödeyerek kat mülkiyetine ortak olduğu, dolayısıyla da davalı tarafın yenileme çalışmalarının yapıldığı alanda kullanım hakkına de sahip olduğu, ortak kullanımda olan bu yerde 20/04/2001 tarihinden 06/11/2014 tarihine kadar da davalının yenileme öncesi kullanımının söz konusu olduğu, ayrıca ilk derece yargılaması sırasında yapılan keşif ve alınan raporlara bakıldığında, yenileme yapılmasının zaruri bir ihtiyaç olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla yerel mahkemece de isabetli olarak tespit edildiği üzere davalının, ortak kullanımda olan bu alanda yapılan ve bedeli davacı tarafça karşılanan yenileme çalışmasına payı oranında katılmakla yükümlü olduğu, davalı yanın yükümlülük miktarının belirlenmesine ilişkin olarak da yerel mahkemece alınan raporun ayrıntılı, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve Dairemizce de iş bu rapora itibar edildiği ve sonuç olarak da yerel mahkemece alınan teknik bilirkişi raporu ile belirlenen ve davalının payına düşen KDV dahil miktar olan 53.706,10-TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı;
Ayrıca her ne kadar; Elektrik Piyasası Bağlantı Ve Sistem Kullanım Yönetmeliği kapsamında, hattın yenilenmesi için UEDAŞ'a başvurulması ve hattın UEDAŞ tarafından yenilenmesi gerekiyor ise de; yerel mahkemenin gerekçeli kararında da isabetli olarak tespit edildiği ve Dairemizce de iş bu tespite itibar edildiği üzere; Tedaş ile Botaş arasındaki 20/04/2001 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin 12. maddesinde davalı tarafa sorumluluk yüklendiği, bu minvalde bakıldığında ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 1 nci maddesinde sözleşmenin; "iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan etmeleridir." şeklinde düzenlendiği, ayrıca aynı Kanunu’nun 26 ncı maddesinde; "Sözleşme özgürlüğü" başlığı altında, bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği düzenlemesine yer verildiği, bu temel kuralın istisnasının ise; 27 nci maddenin birinci fıkrasında ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu belirtilmek suretiyle açıklandığı, tarafların özgür iradeleri ile oluşturup, içeriğini serbestçe belirledikleri sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarının temel kural olduğu ve bu kurala da "Ahde vefa (söze bağlılık)" ilkesi denildiği, aynı zamanda dürüstlük kuralının da bir görünümü olan "ahde vefa (anda bağlılık)" ilkesi gereğince kişilerin serbest iradeleriyle sözleşme ile verdikleri sözleri ve karşılıklı taahhütlerin, bu kişiler arasında bağlayıcı olduğunun kuşkusuz olduğu (Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, 07/06/2022 Tarih ve 2021/(23)6-901 Esas-2022/837 Karar sayılı kararı), dolayısıyla da somut olayda davalı yanın akdi sorumluluğunun yönetmeliğin önüne geçtiği ve bu kapsamda da davalının bakım onarım maliyetlerine hissesi oranında katılması gerekeceğinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla da; tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve İlk Derece Mahkemesi'nin objektif, mantıksal ve bilimsel veriler ile dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, davanın vasıf- mahiyetine, ispat hukuku hükümleri çerçevesinde delillerin takdirinde ve hukuki mevzuatın olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ayrıca istinaf talebine konu kararın hukuki güvenlik ve istikrarın temini açısından uygulama hukukuna yönelik istikrar kazanmış yüksek mahkeme kararlarına ile yargısal içtihatlara uygun olarak Dairemiz'ce de benimsenen usule ve maddi hukuka ilişkin yasal ve hukuksal gerekçelere dayandırılarak verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebeplerinin karar yerinde tartışıldığı, bu doğrultuda ortaya konulan gerekçenin isabetli olduğu değerlendirilerek; davacı ve davalı yanın istinaf talepleri yerinde görülmemiş, açıklanan nedenlerle de, davacı ve davalı vekillerinin İstinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince, ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-)Harçlar Kanunu uyarınca davacı yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-)Harçlar Kanunu uyarınca davalı yönünden alınması gereken 3.668,66 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 836,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.832,19 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına,
4-)İstinaf eden taraflaca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
5-)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere, 09/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...