Onbirinci Ceza Dairesinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmünün uzlaşma ve tekerrür hususları dikkate alınarak onanması kararı.
Özet: Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü, suçun uzlaşma kapsamında olmasına rağmen tarafların istememesi üzerine uzlaşma sağlanamaması ve yargılama sürecindeki usul ve kanuna uygunluğun tespitiyle onanmıştır; ancak, sanığın tekerrüre esas alınan önceki tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/27410 E.  ,  2026/3780 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2018/1158 E., 2020/150 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 5271 sayılı CMK'nın 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak tarafların istememesi üzerine uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.