Bursa Bölge Adliye Mahkemesi istinaf kararında ferdi kaza sigortası sürekli sakatlık teminatı, maluliyet oranı ve genel şartlar kapsamında tazminat talebinin değerlendirilmesi.
Özet: Bu istinaf kararı, davacının bir kaza sonrası meydana gelen yaralanmalarına ilişkin ferdi kaza sigortası teminatı kapsamında talep ettiği maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararına yönelik davalı sigorta şirketinin yaptığı itirazı değerlendirmektedir; davalı vekili, ilk derece mahkemesinin maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, sigorta kapsamının yanlış yorumlandığını ve kaza ile iddia edilen kalıcı maluliyet arasında illiyet bağının eksik incelendiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmekte, evrak ise ferdi kaza sigortalarının kapsamını ve sigortacının sorumluluk şartlarını açıklamaktadır.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:.
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : .KARAR NO : .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :.NUMARASI :.DAVACI : .DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 19/01/2015 tarihinde kaza geçirmesi neticesinde sol bacağında ezilme ve kırıklar oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminat talebinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza ve hasara ilişkin ekspertiz raporlarının çelişkili olduğunu, mahkemece tek bir rapor dayanarak karar vermesinin hatalı olduğunu, davacının sigortalısının da trafik kurallarını ihlal ederek hatalı olduğunu, tazminat miktarının haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucu; davanın kısmen kabulüne ve 8.900,00-TL'nin sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Verilen iş bu karara ilişkin olarak da davalı yanca İstinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verildiğini, ferdi kaza sigortası genel şartlarında teminat kapsamının açıkça düzenlendiğini, kaza sonrası ortaya çıkan maluliyet oluşmadığını, oluşan durumun geçici ya da kaza öncesi mevcut rahatsızlıktan kaynaklandığını, maluliyet oranının yanlış yapıldığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davalı sigorta şirketi tarafından Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan sürekli sakatlık teminatı kapsamında davacının ferdi kaza tazminatı talebine ilişkin eldeki davada, İlk Derece Mahkemesi tarafından, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara ilişkin olarak da davalı yanca yine az yukarıda yazılı sebeplere dayanarak İstinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesi gereğince İstinaf Kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada, İstinaf incelemesi, Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Dava; davalı sigorta şirketi tarafından Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan sürekli sakatlık teminatı kapsamında davacının ferdi kaza tazminatı talebine ilişkindir. Ferdi kaza sigortaları, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavi giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesini gerektirir. Uyuşmazlık halinde bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir. Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 1 inci maddesinde; "işbu poliçe, aşağıdaki şartlar dairesinde, sigortalıyı sigorta müddeti içinde maruz kalacağı kazaların neticelerine karşı temin eder" düzenlemesi yapıldıktan sonra, bu sigortanın kapsamına giren ve girmeyen haller, devam eden 2-6. maddeler arasında düzenlenmek suretiyle sigortanın kapsamı belirlenmiştir. Ferdi kaza sigortacısının zarardan sorumlu tutulabilmesi için, herşeyden önce bu sigorta kapsamında sayılan ve kaza niteliği taşıyan bir olayın gerçekleşmiş olması gerekir. Diğer yandan, sadece sigorta kapsamına giren bir olayın gerçekleşmesi sigortacının sorumluluğu için yeterli olmayıp, gerçekleşen kaza mahiyetindeki olay ile sigorta kapsamındaki zarar (somut olayda daimi maluliyet) arasında illiyet bağının bulunması şarttır. Aynı Genel Şartları'nın 8/B maddesinde daimi maluliyet teminatı; "işbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette maluliyetine sebebiyet verdiği takdirde tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kat'i surette tesbitini müteakip, daimi maluliyet sigorta bedeli aşağıda münderiç nisbetler dahilinde kendisine ödenir" şeklinde düzenlenmiş ve poliçe kapsamına girecek yaralanmalar nedeniyle oluşan maluliyetin derecesine göre sigorta tazminatının miktarının ne kadar olacağı cetvel halinde belirlenmiştir (Bknz. Yargıtay 17. H.D.'nin, 07/07/2020 tarih ve 2019/2106 Esas-2020/4441 Karar sayılı kararı). Sigorta kapsamına giren bir kaza sonucu oluşan daimi maluliyet nedeniyle sigortacının tazminat sorumluluğunun doğması için Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 8/B maddesindeki cetvelde belirtilen oranlarda bir maluliyet doğması gerekir. Cetvelde yer almayan bir maluliyet ya da yine cetvelde belirlenen oranda olmayan maluliyet halinde ise, sigortacının zarardan sorumlu tutulması mümkün değildir. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında; davanın, davalı sigorta şirketi tarafından Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan sürekli sakatlık teminatı kapsamında davacının ferdi kaza tazminatı talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında tanzim edilen poliçe ile davalının meblağ sigortası kapsamında teminat verdiği, 25/03/2004 tarihli Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 8/B maddesinde, poliçe kapsamına girecek yaralanmalar nedeniyle oluşan maluliyetin derecesine göre sigorta tazminatı miktarının ne kadar olacağı 36 satır halinde zikredilen maluliyetlere göre cetvel halinde düzenlendiği, bu minvalde somut davaya bakıldığında da; yerel mahkemece alınan ATK raporunda davacının Gr1 XII (32.a.1) A%5E cetveline göre %4.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, ayrıca cetvele göre değerlendirme yapıldığında; Gr1 XII (32.a.1) A%5'in, E cetveline göre sol ayak diz altı kemiğinin kırığını belirtiği ve bunun da yine yerel mahkemece alınan ve dairemizce de itibar edilen sigorta bilirkişisi raporunda da tespit edildiği üzere; Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında belirtilen tabloya göre "Bir Ayağın İyi Kaynamaması Karşılığı Olan" %20 oranına denk geleceği, davacı yanca poliçe kapsamında verilen teminatın 44.500,00-TL ile sınırlandırıldığı, dolayısıyla da davacı yanın Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nın 8/B maddesi kapsamında talep edebileceği maluliyet tazminatının 8.900,00 TL olacağı ve yerel mahkemece de iş bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla da; tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve İlk Derece Mahkemesi'nin objektif, mantıksal ve bilimsel veriler ile dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, davanın vasıf- mahiyetine, ispat hukuku hükümleri çerçevesinde delillerin takdirinde ve hukuki mevzuatın olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ayrıca istinaf talebine konu kararın hukuki güvenlik ve istikrarın temini açısından uygulama hukukuna yönelik istikrar kazanmış yüksek mahkeme kararlarına ile yargısal içtihatlara uygun olarak Dairemiz'ce de benimsenen usule ve maddi hukuka ilişkin yasal ve hukuksal gerekçelere dayandırılarak verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebeplerinin karar yerinde tartışıldığı, bu doğrultuda ortaya konulan gerekçenin isabetli olduğu değerlendirilerek; davalı yanın istinaf talepleri yerinde görülmemiş, açıklanan nedenlerle de, davalı yanın İstinaf başvurusunun HMK. 353/1-b.1 inci maddesi gereğince, esastan reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine oybirliği ile varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı 615,40 TL olduğundan, davalı tarafından yatırılan 152,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 463,40 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama masraflarının kendisi üzerinde bırakılmasına,4-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avanslarının yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın tebliği ile harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibarıyla KESİN olmak üzere 09/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ...Başkan... ...Üye... ...Üye... ...Katip...