Kefilin, alacağın temlikinden sonra icra dosyasına ödediği mükerrer meblağın istirdadı davasında, diğer kefilin bankaya yaptığı harici ödemelerin bildirilmemesi sonucu oluşan fazlalığın tahsiline ilişkin kararın onanması.
Özet: Bu hukuki evrakta, bir banka tarafından devredilen kredi alacağında kefil olan davacının, diğer kefilin bankaya yaptığı ancak icra dosyasına bildirilmeyen ödemeler nedeniyle borcu fazladan ödemek zorunda kalarak mükerrer ödemenin iadesini talep etmesi üzerine, ilk derece mahkemesinin davacının lehine verdiği kararın, temlik alan davalının bu durumu bilmesi gerektiği ve ilgili ödemelerin icra dosyasına bildirilmediği gerekçesiyle istinaf mahkemesince onanması ve davalı tarafın itirazlarının reddedilmesi ele alınmaktadır.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİDOSYA NO :.KARAR NO : .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R I,.İNCELENEN KARAR : Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi. E. ... K. DAVACILAR : DAVA : İstirdatKARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf Öncesi Sürecin Özeti:Davacı Mustafa Işıkoğlu dilekçesinde Türkiye İş Bankası A.Ş. ile dava dışı ... arasındaki kredi sözleşmesine kefil olduğunu kefalet sözleşmesinde dava dışı ...’ün de imzası olduğunu, kredi ödenmeyince asıl borçlu ve kefiller aleyhine takip başlatıldığını, icra takibi başladıktan sonra diğer kefil....’ün toplam 11.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak bu ödemelerin alacaklı tarafından icra dosyasına bildirilmediğini, 2014 yılı Aralık ayında Türkiye İş Bankasının, icra dosyasındaki alacağını ...A.Ş’ye devir ve temlik ettiğini, ancak ....’ün bankaya yaptığı ödemeler icra dosyasına bildirilmediği için davacının cebri tehditi altında kaldığını, davacının mallarına konulan hacizleri kaldırmak için dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, böylece icra dosyasına fazladan 11.00000 TL ve bu bedelin ferilerini mükerrer olarak ödemiş olduğunu iddia ederek bunbedelin ve ferilerinin ödeme tarihleri itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesinde icra dosyasındaki alacak temlik alınmadan evvel, kefil....’ün Türkiye İş Bankasına yaptığı harici ödemeleri bankadan araştırdıklarını ve 15/05/2015 tarihinde icra dosyasına bildirdiklerini, kefil Mustafa Işıkoğlu’nun davalıya müracaat ederek kendi sorumluğu olduğu miktarın hesaplanarak kefil olmaktan kurtulmak istediğini beyan etmesi üzerine, takip talebindeki sorumlu olduğu miktar olan 20.000,00 TL üzerinden takip tarihi itibariyle kapak hesabı yapılmasının talep edildiğini, haricen tahsilatlar da icra dosyasına bildirildikten sonra borçlunun sorumlu olduğu miktarın tespit edildiğini, akabinde borçlu ...’nun 05/06/2015 tarihinde yaptırdığı kapak hesabı üzerinden 44.100,00 TL ödeyerek taşınmaz ve araçları üzerindeki hacizleri kaldırttığını, diğer kefil ... tarafından yapılan haricen ödemelerin icra dosyasına bildirilmediği iddiasının doğru olmadığını bu nedenle davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.,Dosya başlangıçta tüketici mahkemesine açılmış ancak daha sonra görevsizlik kararı ile ticaret mahkemesine intikal etmiştir. Tüketici mahkemesi dava dışı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırarak birden fazla rapor ve ek raporlar almıştır. Ancak ticaret mahkemesi yeni bir rapor almayı uygun görmüş, bu raporda nihai olarak 11.000,00 TL mükerrer ödeme söz konusu olduğu, bu tutara ödendiği tarihlerden itibaren, tasfiye tarihi olan 05.06.2015 tarihine kadar % 51,31 faiz oranı üzerinden faiz hesaplanarak iadesi gerektiği açıklanmıştır. Ticaret mahkemesi de bu raporu esas alarak dava dışı Fikret Başıbüyük'ün yaptığı ödemeleri cra dosyasına bildirmeyen İş Bankasının mükerrer ödemeye sebebiyet verdiği, temlik alanın da bu durumu bilmesi gerektiği kanaatine varmış, faiziyle birlikte toplam 34.452,23 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermiştir.,İstinaf Sebepleri ve Değerlendirilmesi:Bu karara karşı davalı taraf istinaf yoluna başvurmuştur. Dilekçede takip alacağının davalıya temlik edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, esasen... tarafından yapılan ödemelerin asıl borçtan tenzil edildiği, ve davacının da kefil olduğu borçlardan mahsup edildiği, borçluların aynı banka nezdinde başka borçları da bulunduğu, borçlu tarafından yapılan ödemelerin hangi borçtan mahsup edileceğinin borçlu tarafından bankaya bildirildiği, 11.000 TL ödemenin davacının kefil olduğu borca ilişkin olmadığı ileri sürülmüştür.,,Dairemizce yapılan değerlendirmede davalının istinaf sebeplerinin varit olmadığı sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesinin kararı sonuç itibariyle doğrudur. Dosya kapsamında birden fazla bilirkişi raporu mevcut olup son rapordaki açıklamalar yeterlidir. Davalı tarafın soyut olarak... tarafından yapılan ödemelerin başka bir kredi borcu a mahsup edildiğini ileri sürmesi yetmez. Net olarak hangi krediye ne miktar mahsup edildiğini açıklaması gerekir. Zira bu bilgiye ulaşması hiç de zor değildir. Tespit edilebildiği kadarıyla diğer kefilin icra dosyasına değil haricen bankaya yapılan ödemelerinin icra dairesine bildirilmediği açıktır. Eğer banka kefilin ödemesini başka borca mahsup etmişse o kefilin hangi borca ne miktarda kefil olduğunu da açıkça göstermesi gerekir. Bu izahat çerçevesinde ilk derece mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunmuş ve davalının istinaf talebi reddedilmiştir., HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 507,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 224,35 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,3-) İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. ...Başkan... ...Üye... ...Üye... ...Katip...