Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçunda ankesörlü/sabit hat görüşmelerine yönelik eksik HTS analizi, ardışık arama incelemesi ve tanık ifadeleri nedeniyle verilen mahkûmiyet kararını bozmuştur.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanığın ankesörlü/sabit hatlarla olan irtibatlarının tam olarak aydınlatılması amacıyla ATAÇ programı üzerinden ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilip incelenmesi, HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesiyle arama sayıları, süreleri ve ardışıklık durumları gibi detayların tespiti, ardışık aranan kişilerin kimliklerinin ve örgütle irtibatlarının araştırılması, UYAP ve dijital delillerin kapsamlı değerlendirilmesi, ayrıca ilgili kişilerin tanık olarak dinlenmesi gibi eksik soruşturma nedenleriyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuş, dosya yeniden araştırma yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/631 E., 2022/163 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/237 E., 2020/133 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkındaki dosya akıbetlerinin ve UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında herhangi bir sanık/şüpheli beyanı bulunup bulunmadığının, yine sanık beyanlarında kendisini aradığı belirtilen "..." isimli kişi araştırılarak, varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip, hükümden sonra gelen ...,...ve ...e ait ataç raporları ve...ve...isimli kişinin beyanları ve örgütünün sözde Jandarma Mahrem Yapılanmasında "Marmara Bölge Temsilcisi" olarak faaliyet yürüten, "..., ...” ve "..." kod ...isimli kişiden ele geçen dijitallerin incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporu ile birlikte duruşmada tartışılması ve ilgili kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.