Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, gayrimenkul kiralama aracılık ücretine ilişkin itirazın iptali davasında davacının istinaf talebini haklı bularak alt mahkemenin simsarlık sözleşmesiyle kiralama arasındaki bağı koparan kararını hatalı tespit etmiştir.
Özet: Davacı emlakçının, davalılar adına bir taşınmazın kiralanmasına aracılık ettiği ancak komisyonunu alamadığı gerekçesiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali isteminde, ilk derece mahkemesi davacının yer göstermesine rağmen kiralamanın üç ay sonra doğrudan mal sahibinden yapıldığı ve davacıya kiralama yetkisi verilmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş; ancak istinaf mahkemesi, taraflar arasında yer gösterme ve hizmet bedeli sözleşmesi imzalandığı, gösterilen taşınmazın davalılarca daha sonra kiralandığı tespit edildiğinden, yerel mahkemenin bu bağın bulunmadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğuna ve davacının istinaf talebinin haklı olduğuna karar vermiştir.

T.C. BURSA BAM ...HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ...HUKUK DAİRESİDOSYA NO : .KARAR NO : .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)*ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARAR : Bursa... Asliye Ticaret Mahkemesi...esas,...karar DAVACI : ... -... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf Öncesi Sürecin Özeti:Davacı taraf 25/11/2016 tarihli sözleşmeye istinaden davalılar lehine bir taşınmazın kiralanmasına aracılık ettiğini, taşınmazın halen 3 aydır davalılarca kullanıldığını, müvekkilinin aracılık ücretinin ödenmemesi üzerine icra takibi yaptıklarını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf mahkemenin görevine ve yetkiye itiraz etmiş, ...' ın sözleşmenin tarafı olmadığını, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, sözleşmede herhangi bir adresin bildirilmediğini, hangi taşınmaza ilişkin sözleşme yapıldığının belli olmadığını, davalılardan ...' in Anel Holding bünyesinde herhangi bir imza yetkisi bulunmadığını, taşınmazı kiralamak için kendisinin araştırıp bulduğunu, davacının simsarlık ücretini hak etmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi 05.02.2019 gün ve .... K. sayılı kararıyla sözleşme ve yer gösterme tutanağının doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, kiralama işleminin davacının aracılığıyla değil, yer göstermeden üç ay sonra yer sahibinden kiralandığını, davacıya kiralama yetkisi verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.Bu karar istinaf edilmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi 22.06.2021 gün ve...K. sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesinin kararını kaldırmıştır. Kaldırma kararında sadece göreve ilişkin eleştiri yapılmış, taşınmazı kiralayan davalının şirket olduğu, davacı da tacirse davanın nispi ticari dava olacağından ticaret mahkemesinde görülmesi gerekeceği ifade edilmiştir.İlk derece mahkemesi herhangi bir araştırma yapmadan görevsizlik kararı vermiş, dosyayı ticaret mahkemesine göndermiştir. Ticaret mahkemesinde yapılan araştırmada davacının ikinci sınıf tüccar olduğu belirlenmiş olduğundan davaya ticaret mahkemesinde bakılmaya devam edilmiştir. Esasen bu araştırmanın asliye hukuk mahkemesi tarafından yapılması ve sonucuna göre hareket edilmesi gerekirdi. Zira davacının tacir olmadığı belirlendiği takdirde bu kez de ticaret mahkemesinin asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı vermesi icap edecekti.Ticaret mahkemesinde ilave delil toplanmamış, görevsiz mahkemede toplanan delillerle yetinilerek davanın reddine karar verilmiştir. Gerekçede temel olarak ilk karardaki gerekçeler tekrar edilmiş, “davanın tarafları arasında yer gösterme ve hizmet bedeli sözleşmesi imzalanmış ise de, kiralama işleminin gerçekleşmediği, davalılar tarafından söz konusu taşınmazın aradan 3 ay geçtikten sonra 22/02/2017 tarihinde yer sahibinden kiralandığı, dolayısıyla davacının yer gösterme hizmeti verdiği, ancak kiralamayı yer sahibi ile davalıların kendi aralarında gerçekleştirdiği, yer sahibinin de taşınmazı kendisinin kiraya verdiği, davacıya yeri kiralaması yönünde yetki vermediğini beyan ettiği, davacının aksi yönde somut bir delili bulunmadığı, bu itibarla davacının davasının reddi gerektiği” belirtilmiştir.İstinaf Sebepleri ve Değerlendirilmesi:Karara karşı davacı taraf istinaf yoluna başvurmuş, imzası inkar edilmeyen yazılı delile karşılık tanık beyanı ile karar verildiğini, husumet itirazının reddine karar verilmesine rağmen davanın reddinin çelişkili olduğunu, mal sahibinin kiralama yetkisi vermemesinin önemli olmadığını iddia etmiştir.Dairemizce yapılan değerlendirmede davacının istinaf talebinin haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Gerek görevsiz mahkemenin gerekse görevli mahkemenin verdiği kararların gerekçesinde davanın tarafları arasında yer gösterme ve hizmet bedeli sözleşmesi imzalandığı kabul edilmiş, kiralanacak taşınmazın davalı şirket yetkilisine gösterildiği de belirtilmiştir. Davanın reddine dair temel gerekçe taşınmazın yer göstermeden üç ay sonra doğrudan mal sahibinden kiralanmış olmasıdır. Yani mahkeme kiralama sözleşmesi ile davanın tarafları arasındaki simsarlık sözleşmesi arasında bağ bulunmadığını takdir ederek davayı reddetmiştir. Kanaatimizce bu tespit hatalıdır. Davalılardan ...’in davacı ile sözleşme imzaladığı ikrar edilmiştir. Yer gösterme tutanağında yazılı üç taşınmazdan biri davalı ... tarafından daha sonra kiralanan yani, davacının iddiasına temel olan taşınmazdır. Bu kira sözleşmesinde diğer davalı ... Yağcıoğullarının imzası vardır.Davalı şirketin Bursa’da şubesi olmaması yer kiralamadığı anlamına gelmez. Aksine hem dosyadaki kira sözleşmesinden hem de yer sahibinin beyanından davalının savunmasının aksi sabit olmuştur. Yer gösterme tarihinden kiralama tarihine kadar geçen süre uzun değildir. Özellikle iş yeri kiralaması söz konusu olduğunda ihtiyaçlar ve seçeneklerin karşılaştırılması, en uygun olanın seçilmesi zaman alacaktır. Makul olan kiralık taşınmaza ihtiyacı olan bir şirketin ilk bulduğu taşınmazı kiralaması değil, birden fazla seçenek bulup, karşılaştırarak karar vermesidir. Dolayısıyla bir taşınmazın yer göstermesi yapıldıktan üç ay sonra kiralanması ile yer gösterme arasında illiyet bağı bulunduğunun kabul edilmesi gerekir.Davacının mal sahibi ile sözleşmesi bulunmaması da sonucu değiştirmez. Davacı bir taşınmaza kiracı bulmak için sözleşme yapmamış, kiralık taşınmaza ihtiyacı olan birine alternatif seçenekler bulmak için sözleşme yapmıştır. Davacının talebi davalılara yöneliktir ve davalı şirketle sözleşmesi vardır. Eğer sözleşmenin geçerli olduğunu kabul edersek davalı şirketin sözleşmeye uygun davranmasını beklememiz gerekir. Davacının davalıya birden fazla taşınmaz gösterdiği ve davalı şirketin bunlardan birini üç ay sonra mal sahibinden kiralayarak emlakçıyı aradan çıkardığı, simsarlık ücretinin ödenmediği nazara alındığında davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Davalı şirket aldığı hizmetin karşılığını ödemelidir.Buna karşılık diğer davalıların kendi nam ve hesaplarına işlem yapmadıkları, şirketi temsilen hareket ettikleri nazara alındığında simsarlık ücretinden sorumlulukları yoktur. Kendilerine husumet yöneltilemeyeceğinden davanın bu sebeple reddi gerekir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-Davanın Davalılar .. ... yönünden davanın husumet nedeniyle REDDİNE,2-Davalı ...Ş. Yönünden davanın kabulü ile; 3- Alınması gerekli 2.901,80 TL harçtan peşin alınan 511,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.390,23 TL harcın davalı Şirketten alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvuru harcı, 511,57 TL peşin harç, tebligat ve posta masrafı 631,00 TL dosya gideri toplamı 1.173,97 TL yargılama giderinin davalı Şirketten alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan nispi vekalet ücreti maktu ücretin altında kaldığından 45.000,00TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davalılar ...ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. Gereğince belirlenen 42.480,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılara ödenmesine, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayarak arta kalan kısmın kararın kesinleşmesine müteakiben ve talebi halinde ilgilisine iadesine, II-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının davacıya talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,III-) Davacı tarafından istinaf başvuru aşamasında yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, IV-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,V-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. ...Başkan... ...Üye... ...Üye... ...Katip...