Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, uluslararası konteyner taşımacılığından kaynaklanan alacak davasında davacının istinaf başvurusunu, taşımanın tamamlanamamasından kendisinin sorumlu olduğu ve arabuluculuk sürecindeki usul hataları gerekçeleriyle reddetti.
Özet: Davacı nakliye firmasının, davalıya ait malların Gemlikten Karaçiye taşınması hizmetinin davalının hatalı talimatları nedeniyle tamamlanamadığını ve ücretini alamadığını iddia ettiği alacak davasında, ilk derece mahkemesinin taşıma işinin tamamlanamamasından davacının sorumlu olduğuna dair ret kararı, davacının arabuluculuk sürecinde yetkisiz yer seçimi gibi usuli hataları ile taşıma işindeki öngörüsüzlüğü ve mesleki kusuru gibi esasa ilişkin gerekçelerle istinaf mahkemesi tarafından yerinde bulunarak istinaf talebi reddedilmiştir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:...

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.
KARAR NO .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .
NUMARASI : .
DAVACI :
DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
İstinaf Öncesi Sürecin Özeti:
Davacı taraf davalının bazı mallarını Gemlik’ten Karaçi’ye taşımak üzere davalıya teklif verdiklerini, davalının teklifi kabul ettiğini, davacının üzerinde düşeni yaptığını, çok ülkeli ve araçlı konteyner taşıması başlatıldığını, davalının gümrük işlemlerini tamamlaması gerektiğini ancak davalının üzerine düşeni yapmadığını, eksik ve hatalı talimat vermesi sebebiyle kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle sorun yaşandığını, davalının taşıma ücretini ödemediğini iddia ederek 30.638,42.TL alacak talep etmiştir.
Davalı taraf malların Gemlik limanına götürüldüğünü, orada bir hafta bekletildikten sonra nakliye tamamlanmadan geri getirildiğini, nakliye hizmeti alamadıkları için faturayı da iade ettiklerini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi bilirkişi incelemesi sonucunda aldığı rapora istinaden taşıma işinin tamamlanamamasından davacının sorumlu olduğunu gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir.
İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi:
Karara karşı davacı taraf istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde usulî olarak davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katılmaması nedeniyle davalı lehine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini iddia etmiştir. Esasa yönelik istinaf sebebi olarak dava dilekçesinde belirttiğini sebepleri tekrar etmiş, davalının gönderen sıfatıyla tam ve doğru talimat vermediğini, davalının başlangıçta belirtilmeyen özelliklerde yük teslim ettiğini, bu yüzden ek masraf yapmak zorunda kaldıklarını, gerekçeye dayanak yapılan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, taşıma hizmeti ücretinin fahiş olduğuna dair görüşü kabul etmediklerini, davalının kendi hatası yüzünden iade edilen malların içinde bulunduğu konteyneri dahi geç teslim ettiğini ileri sürmüştür.
Dairemizce yapılan değerlendirmede davacı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. İlk istinaf sebebi H. U. A. K. 18/A-11 kapsamındadır. Bu madde hüküm tarihinden sonra, istinaf incelemesinden önce değişmiştir. Karar günündeki mevzuata göre taraflardan birinin mazeret göstermeksizin arabuluculuk ilk toplantısına katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinden sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu hüküm daha sonra değişmiş, masrafların ve vekalet ücretinin yarısı olacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. Davacının bu istinaf sebebi kural olarak doğru bir duruma işaret ediyor olsa da somut olayda uygulanması hakkaniyete aykırı olacaktır. Dikkat edilirse davacı taraf açık yetki kurallarına rağmen arabuluculuk işlemlerini Ankara’da başlatmıştır. Hatta davayı da yetkisiz mahkemede açmıştır. Davalı taraf bunu cevap dilekçesinde dile getirmiş, nitekim bu sebeple dava Bursa Ticaret Mahkemesine yetkisizlik kararı ile gelmiştir. Temel kurallar açık olduğu halde davalının Bursa’dan Ankara’ya arabuluculuk toplantısına gitmesini beklemek, gelmeyince de aleyhine değerlendirilmesini istemek temel dürüstlük kuralına aykırıdır. Kaldı ki arabuluculuk sürecinde de şirketin yetkilisi ile değil, muhasebe çalışanı ile muhatap olunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı tarafın arabuluculukta yetkiye itiraz etmemesi de aleyhine değerlendirilmemiştir.
Davacının esasa ilişkin istinaf sebepleri de haksız bulunmuştur. Bilirkişi raporlarının eleştirilebilecek yönleri olsa bile sonuç kanaat doğrudur ve mahkeme tarafından kabul görmüştür. Davacı taşıma işleri ile iştigal etmektedir. Taşınacak malın nasıl bir konteynerde taşınması ve gemiye yüklenmesi gerektiğini bilmesi beklenir. Öyleyse daha davalının iş yerinden malın yüklenmesi aşamasında gerekli uyarıları yapması gerekir. Davalıyla yapılan anlaşma sadece Gemlik Limanına nakliye değildir. Malın gemiye yükleneceğini davacı bilmektedir. Fiyat teklifi verilmesi ve daha sonra fiyatın ciddi anlamda davalı aleyhine revize edilmesi davacının yükleme aşamasında öngörüsüz davrandığına işaret eder.
Davacı taraf kendi hatası nedeniyle malın götürülüp getirilmesine sebep olmuştur. Bundan doğan masrafları davalıdan istemesi de haksızdır. Mahkeme kararı hem sonucu hem de gerekçesi itibariyle doğrudur. Arabuluculuk Kanunu 18/A-11 kapsamında gerekçe yazılmamış olması eleştirilebilir, ancak uygulama sonuç itibariyle doğru bulunmuş ve istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
İstinaf eden davacının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 31/12/2025
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...