Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda ByLock tespiti, tanık dinleme usulü ve eksik soruşturma gerekçeleriyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını, sanığın ByLock kullanmadığı savunmasına rağmen örgütsel bağlantılarının teknik verilerle detaylıca araştırılmaması, UYAP örgütlü suçlar bilgi havuzundaki sanıkla ilgili olası beyanların usulüne uygun olarak dosyaya getirtilip değerlendirilmemesi ve hükme esas alınan kilit tanığın sanık huzurunda doğrudan veya usulüne uygun yöntemlerle dinlenerek sorgulama hakkı tanınması yerine sadece ifade metinlerinin okunması gibi eksik inceleme ve hukuka aykırı gerekçelerle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/17501 E.  ,  2026/11407 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/168 E., 2022/389 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/123 E., 2020/211 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilmesi,
2-UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında herhangi bir sanık/şüpheli beyanı bulunup bulunmadığının araştırılarak, varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip, tüm bilgi ve belgelerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunması, ilgili şahısların tanık sıfatıyla usulüne uygun olarak dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık ... C.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.