Yargıtay, kamu görevlilerine yönelik eleştirilerde onur ve şerefi rencide edici boyutta olmayan ağır ifadelerin hakaret suçu teşkil etmediğine hükmederek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Yüksek Mahkeme, istinaf tarafından onanan hakaret mahkumiyetine ilişkin temyiz incelemesinde, sanığın kamu görevlisine yönelik sosyal medya paylaşımının, kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici ve sarsıcı ağır eleştiri niteliğinde olduğunu belirterek, hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına karar vermiştir; bu kararla birlikte, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları doğrultusunda kamu görevlilerinin eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermesi gerektiği vurgulanarak, mahkumiyet hükmü bozulmuştur.
4. Ceza Dairesi         2024/7875 E.  ,  2026/7336 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/4017 E., 2024/709 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; paylaşımın yapıldığı hesabın sanığa ait olmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın paylaşımının muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve sarsıcı ağır eleştiri niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... 33. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.